Puan vermedi·496 syf.··
2026 4. kitabı
David Caine, New York’ta yaşayan, matematik ve olasılık teorisi üzerine çalışan bir üniversite hocasıdır. Aynı zamanda ağır epilepsi hastasıdır ve bu hastalık yüzünden akademik kariyeri sekteye uğramış, hayatı kontrolünden çıkmıştır. Kumar bağımlılığı vardır; özellikle casino oyunlarında kaybettikçe daha çok oynamaktadır. Hayatı düzensiz, umutsuz ve borç içindedir. Bir gün geçirdiği çok ağır bir epilepsi nöbeti sırasında ölümün eşiğine gelir. Bu olaydan sonra hayatında tuhaf değişiklikler başlar. David, henüz gerçekleşmemiş olayları zihninde olasılık yüzdeleriyle görmeye başlar. Örneğin bir zarın hangi sayıyı getireceğini, bir insanın bir sonraki saniyede ne yapacağını ya da bir olayın gerçekleşme ihtimalini net oranlarla hesaplayabilmektedir. Bu yeteneğini ilk olarak casinolarda kullanır. Oyunlarda neredeyse hiç kaybetmez. Kısa sürede büyük paralar kazanır ve dikkat çekmeye başlar. Ancak bu olağanüstü başarının bir bedeli vardır: David’in beynindeki bu değişim tesadüf değildir. Kısa süre sonra David, CIA ve askeri birimler tarafından izlenmeye başlandığını fark eder. Onu bu noktaya getiren epilepsi nöbeti aslında gizli bir devlet projesinin parçasıdır. Amaç, insan beynini aşırı bilgi yüküyle zorlayarak olasılıkları hesaplayabilen “üst düzey zihinler” yaratmaktır. Bu kişiler, savaşları önceden tahmin edebilecek, politik olayları yönlendirebilecek ve geleceği şekillendirebilecektir. David, bu projede yalnız değildir. Jasper adlı başka bir denek, David’den çok daha ileri seviyededir. Jasper, olasılıkları hesaplamanın ötesine geçmiş, neredeyse geleceği kesin olarak görmeye başlamıştır. Ancak bu güç, onu duygusuz, acımasız ve tehlikeli birine dönüştürmüştür. Jasper, insanların seçimlerinin aslında birer matematik denklemi olduğunu savunur ve özgür iradenin bir
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,5bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2025 48. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 22:52
2003 - 2005 yılları arasında oynayan bence eşi benzeri gelmeyecek olan bir baş yapıttır. Dizi tarihinde de zirvede yerini alan Kurtlar Vadisi o denm herkesi eve ekran başına toplamayı başarmış. Sokaklarda sessizlik hakim sürmüş. Hala bile izlenmeye devam ediyor. Kitaba gelecek olursak üzülerek söylemeliyim ki bu bi roman değil. Dizide efsaneleşmiş baI cümlelere yer verilmiş. Okuduğuma pişman olmadım ama okumasam da olurmuş. Ne bişey kazandırır ne de kaybettiriin. Türkiye'nin Bu Karanlık ve Puslu Vadisinde Yaşananları Anlattımız Bu Dizideki Kişi ve Kurumlar TAMAMEN Hayal Ürünüdür . . Sloganıylanıyla birçok gerçeklik payı olan bu dizinin sırrını da kendiyle beraber götürmüştür Osman Sınav.
1000Kitap
Kurtlar VadisiRaci Şaşmaz · Çatı Kitapları · 2005206 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
5/10
·279 syf.··
2025 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 16:11
Bu kadar kendiyle çelişen, her şeyi de totalitarizme bağlayan, yeniliğe bu kadar karşı ama bir o kadar içinde olan bir yazar görmedim. İlk satırları okumaya başladığımda farklı bir bakış açısıyla karşı karşıya olduğumu anladım ama bir süre sonra kademe kademe artarak sinirlerim zıplamaya başladı. O kadar keskin ve abartılı ki fikirlerinde asıl kendisinin totaliter olduğunun farkında değil bence. İlk defa bir yazarın hayatını, düşüncelerini ve hakkında birçok şeyi merak ederek araştırma gereği duydum. Hiç de eleştirdiği ya da reddettiği şeylere uygun davranan bir yaşamı yok. Kitabın birkaç bölümünün sonunda not aldım. Öncelikle sizlerle bu notları paylaşmak istiyorum: V. BURADA YER, ŞURADA KONUŞURUZ Yazarın bir “totalitarizm” modeli olarak değerlendirdiği “apartman daireleri” fikrine katılmıyorum. 2000 bin küsur yıl önceki Roma’dan bahsederken de utanmamış. Arada büyüyen bir teknoloji ve nüfus ve hatta medeniyet kavramı var. 2000 küsur yıl önceki gibi yaşamamız mümkün değil. Eskiden mahremiyetin ya da evin odaları gibi görevsel ve niteliksel bölünmelerin olmaması bunun iyi bir şey olduğu anlamına gelmiyor. E iyi o zaman eskisi gibi yediğimiz yere sıçıp uyuduğumuz yerde duş alalım hep beraber. VII. SENİN CİNSİYETİN NE? Cinsiyet ve cinsiyetçilik birbirinden çok farklı tanımlar. Nasıl ki ırklar ve bunların kendine ait gözlemlenebilir özellikleri varsa cinsiyetlerin de öyle. Fakat bu özellikleri bir üstünlük ya da zayıflık olarak görmek “ırkçılık” ya da “cinsiyetçilik” oluyor. Tamamen olmusuz bir tanım. Bana kalırsa dünya canlılarını robotlar oluşturmadığı sürece dünya hep cinsiyetçi olacak. - Kadın vücudunun bazı bölgelerini çekici bulan erkekler aslında cinsiyetçilik yapıyor. Sonuçta -aksi bir durum yoksa- erkek bedenine aynı tepkiyi vermiyor. - Porno var olup
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202513bin okunma
Dava
6/10
·224 syf.··
2025 52. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 15:43
Josef K. sıradan bir banka memurudur. Otuzuncu yaş gününün sabahında, hiçbir açıklama yapılmadan tutuklandığını öğrenir. O güne dek düzenli ve sorunsuz bir hayat süren K., kendisini bir anda absürt bir adalet sisteminin içinde bulur. Tutuklandığını söyleyen adamlar, onu hiçbir yere götürmez, yalnızca izlenmeye devam edeceğini belirtirler. Bu olay K.’nın hayatını tamamen değiştirir; artık her hareketi ve sözü bir soru işaretine dönüşür. Başlarda bu durumu ciddiye almayan K., kısa süre sonra mahkemeye çağrılır. Duruşma garip bir binanın çatı katındaki kalabalık bir odada gerçekleşir. K., suçsuz olduğunu savunsa da, karşısındaki kişiler ne onu gerçekten dinler ne de net bir cevap verir. Herkesin rollerinin belirsiz olduğu bu mahkeme, giderek onu çaresizliğe sürükler. K., dava sürecinde işini aksatmaya başlar. Amcasının yönlendirmesiyle Avukat Huld’dan yardım alır. Ancak avukat, daha çok sistemin içinden biri gibidir ve hiçbir gerçek savunma sunmaz. Huld’un yanında çalışan Leni adlı kadın K.’ya ilgi duyar ve onunla yakınlaşır. Fakat bu yakınlık da K.’nın kafasını daha da karıştırır. Olaylar ilerledikçe K., davanın hiçbir zaman adil yürütülmeyeceğini ve sistemin adeta kendi başına yaşayan, bireyi ezmeye programlanmış bir yapı olduğunu fark eder. Umudunu kaybetmeye başlayan K., sistemin içine daha fazla gömülür. Ressam Titorelli ile tanıştığında, davanın sonuçlanmasının üç farklı şekilde olabileceğini öğrenir: tam beraat (neredeyse imkânsız), sözde beraat (geçici), ya da dava sürecinin sonsuza dek sürmesi. Bu seçenekler K.’nın içinde bulunduğu çıkmazı daha da belirgin hale getirir. Bir gün bankanın deposunda, ilk gün onu tutuklayan memurların cezalandırıldığını görür. Bu olay, sistemin kendi içinde de ne kadar çarpık olduğunu ve mantıksız bir düzende işlediğini
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202164bin okunma
Puan vermedi·93 syf.··
2025 222. kitabı
1860-1904 arasında yaşamış Rus oyun ve kısa öykü yazarı Anton Pavloviç Çehov tarafından yazılmış 4 perdelik bir komedi. Oyunun kurgusu gerçekten ilgi çekici. olaylar şöyle gelişiyor: Yıllardır Paris’te olan Lubov Andreyevna sevgilisi tarafından aldatılarak çok borca ​​girer ve borçları karşılığında satılan evini ve kiraz bahçesini kurtarmak için Rusya’ya döner. Aristokrat bir hanedanın son üyeleri olan Ranevskaya ailesi, üretmeyi unutan ancak tüketim alışkanlıklarını sürdüren ve bu nedenle servetlerini tüketen insanlardan oluşur. Aile şimdi borç içinde ve son servetleri kiraz bahçeleriyle çevrili çiftlikleri. Ancak borçlar nedeniyle bu çiftlik de satılmaya başlanır. Aile üyeleri midelerini dolduracak kadar para bulamazken, parti vermekten de geri durmak istemezler. Parlak geçmişlerini sürekli hatırlar ve anarlar, ancak son varlıklarını korumak için bir adım atamazlar. Eskiden fakir bir köylünün oğlu olan ve bu evin ve çiftliğin çalışanı olan Lopahin, şimdi zengin bir tüccar olmuştur ve bu işe yaramaz kiraz bahçesini satın alarak para kazanmaya kararlıdır. Aile bireyleri, uzun süredir devam eden alışkanlıklarını sürdürerek, üretmekten ve çalışmaktan habersiz bir şekilde yaşamaya devam etmektedir. Çiftlik sahipleri hala çocukluk anıları ve alışkanlıklarıyla yaşamakta, çalışmaya, üretmeye ve ticarete dayalı yeni bir hayata uyum sağlayamamaktadır. Dış dünyadaki değişimlerden habersiz olan bu insanlar, dış dünyaya kapılarını kapatmış ve servetlerinin son kalıntılarını tüketmekle meşguldürler. Ancak dış dünyadaki değişim ve gelişmeler sadece kiraz bahçelerini değil eski yaşam biçimlerini de ortadan kaldırmaya başlamıştır. Ancak gelişmelerden habersiz yaşarlar ve bu şekilde hayatlarına devam edebileceklerini düşünürler. L. Andreyevna ve erkek kardeşi, evi kurtarmak
Vişne BahçesiAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,2bin okunma
Gotik Felsefi Tarihsel Polisiye
9/10
·736 syf.··
2025 18. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2025 20:24
Kitap, 1980 senesinde yayınlanmıştır. Peki bu kitap hangi konu başlıklarında Emre derseniz, onu da söyleyeyim: Kitap dini, siyasi, tarihi, gotik bir polisiye. Ya o nasıl oluyor öyle demeyin. Olmuş! Hem de nasıl iyi olmuş anlatamam size. Kitap ağır bir kitap, Umberto Eco zaten yakın zaman filozofu bence. Bu nedenle yürüyen kütüphane olan bir kişinin kitabı da işte böyle olur. Fakat bana sorarsanız, Eco'ya başlangıç için uygun bir kitap olmadığı kesin. Buna rağmen kesinlikle okunması gereken bir kitap, bunu söyleyebilirim. Eco, göstergebilimci, araştırmacı ve meraklı bir yazar. Çok fazla şey bildiğinden haliyle kafası fazlasıyla karışık, bunu kitabı okuyan sizlerde iyi anlayacaksınız. Çünkü koca bir bilgi yığınıyla birçok alandan aynı anda ilerlemek istiyor ve bu durum biz tecrübesiz okurların zihnini fazlası ile zorluyor. Henüz tarihi döneme bile alışamadan birden konunun içinde buluyorsunuz kendinizi. Eco, ilk romanını yazma düşüncesi ile yola çıktığında amacı tarihsel ve tümdengelimli bir gizem kitabı oluşturmaktı. Buna rağmen kitap zamanla yukarıda saydığım başlıklara evriliyor. İlk oluşum süreci aslında bir şaka idi. Herşey, size 500 sayfalık orta çağda geçen bir polisiye yazayım mı demesiyle başladı. Ancak şaka olarak başlayan hikaye, yazarımızın zehirlenmiş bir rahibin kütüphanede kitap okurken çekilmiş bir resmini görmesiyle şekillenmiştir. Eco'nun amacı aslında kitaptan sadece bin adet basarak, özel ve değerli gördüğü okurlara ulaştırmaktı. Fakat eser dilden dile okadar hızlı yayılıyor ki, bu da genel bir baskı ve dağıtımı zorunlu hale getiriyor. 10 binin üzerine 20 bin derken birden ABD'de ezici bir üstünlük kuruyor ve diğer kitapların önüne geçerek adını herkese duyuran bir kitaba dönüşüyor. Sonrasında ödüller alarak, herkesin okuması gereken kitap
Edebiyat
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma