Ateşten Gömlek
9/10
·224 syf.··
2026 5. kitabı
Kurtuluş Savaşı'nın cepheleri arasında okuru adeta yaşıyormuşçasına gezdiriyor yazar. Cepheler arasında ilerlerken yalnızca savaşın değil, Türk halkının gündelik hayatının da tanığı oluyoruz. İzmir'e yürüyen Türk ordusunun harekâtına adım adım eşlik ediyormuşuz hissi uyandıran canlı ve sahici bir anlatımı var romanın. Bütün bunların arasında ise bir türlü dile getirilememiş, içten içe büyüyen; aynı mefkûre uğruna gözünü kırpmadan toprağa düşmeye hazır dostları karşı karşıya getiren bir aşkın izini sürüyoruz. Böylece roman, bir yandan bir milletin bağımsızlık mücadelesini anlatırken, diğer yandan insan kalbinin en derin çatışmalarına da Peyaminin gözünden şahitlik ediyoruz. Ateşten Gömlek Halide Edib Adıvar
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,3bin okunma
Hayatın ve şehrin değişimi
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 14:26
Orhan Pamuk okumak bana hep zor gelmişti ta ki bu kitabını okuyana kadar. Konu örgüsü çok güzel severek okudum Mevlüt un hayat mücadelesini. İzmir'e ilk geldiğim yıllar bizim sokaktan ta bozacı geçerdi. Alıp icmisligim olduğuna mutlu oldum.
Hayata Dair
Kafamda Bir TuhaflıkOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202416,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·328 syf.··
2026 9. kitabı
(Spoiler içermez) Sinan Sürücü'nün ilk romanı EyLüL. Sakın kitap'tan çıkmış. Sinan, İzmir'de avukatlık yapıyor. Aynı dönem staj yaptığımızdan bu yana tanırım kendisini. Severim de. Doğrusu bir kitap yazdığını söylediğinde benim için sürpriz olmadı. Ceza hukuku ile ilgili zaten bir kitabı vardı ve ikincisini yazmıştır diye düşündüm. Çıkarıp verdiğinde ise bir roman olduğunu gördüm ve oldukça şaşırdım. O gün güzel bir sohbetimiz oldu, konu konuyu açtı. ilk defa edebiyata olan ilgisini ve okuduklarını bu şekilde öğrenmiş oldum, doğrusu çok hoş bir süprizdi. Okumak için heyecanlandım. Hemen basladıysam da araya birşeyler girdi, okuyamadım, iki ay sonra ise kitaba ikinci bir başlangıç yaptim. Ve 300 sayfa iki günde bitti. Oldukça güçlü bir girişi var ve daha ilk sayfada okurum ilgisini yüksek bir seviyeye çeken bir hikaye ile karşılaşıyoruz. O ilgi son sayfaya kadar hiç eksilmiyor. Kitap akıp giden cinsten ve elinizden bırakmak istemeyeceğiniz kitaplardan oluyor. En azından benim için böyle oldu. Yüksek bir ilgiyle giriş yaptığım kitap kurgusu ile üç ayrı zamanda ilerleyen yapısıyla oldukça başarılı. İzmir İstanbul ve Ankara'ya ve o üç farklı zamana gidip geliyoruz. Roman kurgusal olarak bu gidiş gelişler nedeniyle okurla bağını hiç koparmiyor. Üstelik roman boyunca size bir de şarkılar eşlik ediyor. (Karakterlerin sevdiği bu sarkilardan liste de yapmayı düşündüm ben. ) Doğrusu tahmin edilmesi zor bir şekilde romandaki düğüm çözülürken okur olaylarin düşündügü gibi ilerlemedigini görüyor. Yazar ustalıkla bir yerde okuru uyutuyor okudukça olayların nasıl sonlanacagina dair guclu bir tahminiz oluşuyorsa da olaylar düşümug şekilde ilerlemiyor ve kitap farklı bir şekilde bağlanıyor. En önemlisi fazla kelimesi olmayan, okuru yormayan, canlı karakterlerine kolayca bağ
EylülA. Sinan Sürücü · Sakin Kitap · 20261 okunma
Puan vermedi·415 syf.··
2026 68. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:12
"Yaşayanların dünyasında garip oluyorsun; o kadar ayrısın ki, ne lüzum var aramızda dolaşmana? Kendimizden çektiğimiz yetmiyor mu?" Huzur ilk defa Cumhuriyet gazetesinde, 22 Şubat-2 Haziran 1948 tarihleri arasında tefrika edilmiştir. Daha sonra 1949'da Remzi Kitabevi tarafından tekrar basılmıştır. Bu kitap, yazarın üzerinde en çok çalıştığı eserlerinden biri olmuş. Bazı karakterler sonradan eklenmiş, bazı sahneler çıkarılmış. Üzerinde en çok düşünüp yazdığı eserlerden biri olan bu roman dört kısımdan oluşuyor: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz. Kitabın girişi, Mümtaz'ın İhsan'a doktor bulmak için dışarı çıkmasıyla başlıyor. Sonrasında ise yazarın diğer eserlerinden tanıdığımız karakterlere de rastlıyoruz. Behçet Bey ile Nurhayat Hanım, hem Mahur Beste hem de Sahnenin Dışındakiler ile bağlantı kuruyor. Eser, II. Dünya Savaşı'nın atmosferini de işliyor, en azından bunu güçlü bir şekilde hissettiriyor. Gelelim konusuna. Kısaca anlatmaya çalışacağım ama ne kadar kısaltabilirim bilemiyorum tabii. :) Konusu şöyle: II. Dünya Savaşı'nın başlamasına bir gün vardır. Mümtaz, dokuz gündür hasta olan amcasının oğlu İhsan'a hastabakıcı aramaktadır. Mümtaz'ın babası Rumlar tarafından öldürülünce annesiyle birlikte İstanbul'a gelir. Annesi de burada vefat edince, kendisinden 23 yaş büyük olan İhsan'ın yanına gönderilir. İhsan, yurt dışından yeni dönmüş ve Galatasaray Lisesi'nde tarih dersi vermektedir. Macide ve İlyas ile birlikte yaşayan Mümtaz, özellikle İlyas'ın etkisi altındadır. Olaylara bakışı, yorumlayışı ve görmüş geçirmiş hâli Mümtaz'ı derinden etkiler. Bu yüzden İhsan'ın hastalığı da onu bir o kadar üzer. İhsan'ın anlatıldığı ilk bölümde Mümtaz, ona doktor bulmak için evden çıkar. Bu bölüm hem İhsan'ın hastalığının verdiği üzüntüyle arşınladığı Beyazıt ve Eminönü
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 15:43
꧁ঔৣ☬ ĐɄⱤɄ₥₳Vłł~♡~₭łⱫłⱠ ₲Ɇ₵Ɇ ☬ঔৣ꧂ Selamlar, bugün sizlere evrenine bayıldığım bir serinin ilk kitabı #kızılgece ile geldim. @_durumavii kalemini zaten çok seviyorum bu seri ise beni benden aldı. Benim seriyi ilk okumam bu güzel baskısı ile okumak ayrıca mutlu etti. Nefretten aşka,zorunlu birliktelik rahatlıkla diyebiliriz. Rozelin'in :)) bitmeyen itirazlarını dikkate alınca kesinlikle zorunlu birliktelik!! Ama haklı şimdi, kimsenin de, "ya tamam hadi öyle olsun" diyeceği bir durumda değil! Bence yinede en büyük şansı bu evrene düştükten Lenoran dan sonra Kimpras a geçmesi oldu. Kimpras Lideri Biran Nuh ve kız kardeşi Perla, Mirel, Efraim ve Mestan bence ona fazlasıyla yardımcı da oldular. (Ah bazıları tam nefretlik onları okurken tanırsınız.)Tabii önce keşke Rozelin i kaçırmamış olsalardı! Biliyorum şimdi diyeceksiniz, "Sen ne diyorsun?" Nasıl ve niye kaçırdılar? Bambaşka bir evren, detaylı bir kurgu çok fazla gizem ve bilinmeyen var! Ama bir baklava sahnesi vardı ki ben ona bayıldım:) Kıyamam ya.. Ben kesinlikle Biran Nuh tarafıyım bu net! Bir yerde durmam lazım:)) Hadi şimdi sizler için kısaca konusuna geçelim. Rosalin Demir, İzmir'de yaşayan beş kardeşli, kalabalık ve mutlu bir ailede genç kız. Üniversite okuyor ve babasının yakında geçirdiği bir kazanın sonucu çalışamaması sebebiyle bir yandan okuyup bir yandan çalışıyor. Ama bu geniş aile için asla yeterli gelmiyor. Tam bu esnada arkadaşı Gupse'nin bahsettiği bir vakıftan yardım alabileceğini düşünerek gitmesi ile olaylar başlıyor. Safornikon Vakfı ilk anda bile içine sinmese de vakfın ondan beklentisi sadece kan vermesiydi, ne olabilir ki; diye düşünerek kabul etti. Fakat ertesi gün geç bir saatte acil kana ihtiyaçları olduğunu belirten bir telefonla Safornikon Vakfı'na giden Rosalin vakıfta ne olduğunu anlamadan
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026209 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 459. kitabı
Sıfır Kilometre, Beyza Alkoç’un büyük bir okur kitlesine ulaşan Karantina serisinin evreninde geçen ve 3391 Kilometre kitabının devamı niteliğindeki popüler gençlik romanıdır. Aralarındaki onca mesafeyi, engeli ve zorluğu aşarak nihayet yan yana gelmeyi başaran İzmir ve Ege’nin, bu kez yan yanayken karşılaştıkları gerçek hayat sorunlarını, büyüdükçe omuzlarına binen yükleri ve ilişkilerini koruma mücadelelerini konu alır. Yazar, genç okurların iç dünyasına hitap eden samimi ve akıcı diliyle, mesafelerin bitmesinin her şeyin sonu olmadığını, asıl yolculuğun sıfır noktasında, yani bir aradayken başladığını duygusal bir tonda anlatıyor.
Sıfır KilometreBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 201914,5bin okunma