Varoluşun zirvesini gösteren,hayatın artık daha fazla yükselemediği bir kendinden geçme hali vardır. Yaşamanın çelişkisi de odur ki bu kendinden geçme, esrime hali,
insan ancak en hayat doluyken ve insanın ancak hayatta olduğunu tamamen unutmasıyla gelir. Bu hayatı unut ma hali sanarçıyı etkisine aldığında bir alev gibi ondan
dışarı taşar; bir askeri etkisine aldığında o asker cephede savaş çılgınlığına kapılarak düşmanına en ufak merhamet göstermez. İşte o aynı kendinden geçme hali, sürünün
başında, ayışığının altında, kaslarını sonuna kadar zorlayarak, önünde hızla kaçan canlı yiyeceği kadim kurt çığlıkları içinde kovalayan Buck'ı da etkisine aldı. Benliğinin
derinliklerinin sesi, benliğinin kendinden de derin olan ve Zamanın dölyarağına kadar giden parçasının sesiydi, haykırdığı. Onu etkisi altına alan şey, içinde sonuna kadar yükselen hayattı, varoluşun o büyük dalgasıydı; kendini kaptırdığı şey, tek tek her bir kasından, ekle
minden ve sinirinden duyduğu mükemmel hazdı; hareket etmeyenin üzerinde, ölü maddenin teninde kabına sığmayan bir sevinçle uçarak kendini hareket içinde ifade eden, parıldayan ve taşan ölüm karşıtıydı, ölüm olmayan her şeydi onun efendisi.
Sizi yardımseverlik tellalları sizi!
Gidin de yoksullardan öğrenin çünkü asıl yardımseverler onlardır. Ellerindeki fazlayı vermek veya kendine saklamak diye bir şey yoktur onlarda. Ellerinde fazla yoktur da ondan. Kendilerine lazım olur diye asla saklamadan ellerindekini verirler..
Çocuklar iyi olmayan şartlarda bile, her şeye rağmen ge-lişimlerini çok defa iyi sürdürürler. Bir direnme kabiliye-ti ve sağlamlık gösterirler, kendini onarabilen bir esneklikleri [Resilienz/resilience] vardır; kelime Latince "geri dikilmek" anlamına gelen resilire'den gelir, fırtınada eğilip sonra tek-rar dikilen bir fidan gibi. Kendini onarmayı sağlayan bu es-neklik, çocukların en ağır şartlara bile dayanmasını ve onla-ra onaylanmaya değer görünen bir hayatı gerçekleştirmesini mümkün kılar. Psikolojinin kavramları arasına 20. yüzyılın ortalarında Jack Block tarafından sokulan bu "kendini onar-mayı sağlayan esneklik" fenomeni, özellikle Emmy Wer-ner'in çalışmalarıyla gündeme geldi, 1985'te Mannheim'da başlatılan riskli çocuklar araştırması da dikkatin bu kavra-ma çevrilmesine katkıda bulundu.
Daha önemlisi, şu hatalı olumsuz durumlara bir bakın; bu dâhiler, standart bir IQ testinde başarılı olamayabilirlerdi ve Phi Beta Kappa'ya da seçilmezlerdi. Charles Darwin'in akademik sicili o kadar kötüydü ki babası onun ailesi için bir utanç kaynağı olacağını düşünmüştü. Winston Churchill de kötü bir öğrenciydi ve bunu itiraf etmişti; “Aklımın, hayal gücümün ya da merakımın meşgul olmadığı yerlerde öğrenmedim ya da öğrenemedim: Nobel ödüllü bilim insanları William Shockley ve Luis Alvarez, IQ dereceleri çok düşük olduğu için Stanford'ın deha testine kabul edilmediler. Çığır açan yazar J. K. Rowling, üniversitede “bariz bir motivasyon eksikliği” yaşadığını ve “kafede oturup hikâye yazmaya çok fazla, derslerine çalışmaya ise çok az zaman ayırdığı” için parlak bir sicili olmadığını itiraf etmişti.” Edison da kendisinden bahsederken “Sınıfımın birincilerinden değil, sonuncularındandım.' demişti. Einstein 1900'de beş kişilik fizik bölümünü dördüncü bitirdi.” Steve Jobs'ın lisedeki not ortalaması 2.65'ti. Alibaba'nın (Amazon'un Çin'deki muadili) kurucusu Jack Ma gaokao'ya girdi (Çin'deki yüksek eğitim sınavı) ve ikinci denemesinde matematikten 120 üzerinden 19 aldı.“ Beethoven sayıları toplarken zorlanırdı, çarpmayı ve bölmeyi ise hiç öğrenmedi. Walt Disney vasatın altında bir öğrenciydi, sınıfta sık sık uyuyakalırdı.” Son olarak Picasso alfabedeki harflerin sırasını hatırlayamazdı ve rakamları bir resmi temsil ediyormuş gibi algılardı; örneğin 2 rakamı onun için bir kuşun kanatlarıyken 0 bir vücudu simgeliyordu. Standart IQ testleri bu dâhileri tanımakta başarısız olabilirdi.
Alibaba'nın kurucusu Jack Ma, 2015'te oğluna şunları söylediğini anlatmıştı; "Sınıfının en iyi üç öğrencisinden biri olmana gerek yok. notların çok kötü olmadığı sürece ortalarda olmak iyidir. Sadece böyle bir insanın (orta karar bir öğrencinin) farklı beceriler edinmek için yeterince boş zamanı olur."