Görüş tarihi ile-genel düşünce tarihi arasındaki paralelliği çok gözde büyütmemek, ve kıyaslanamayacakları kıyaslamamak gerekir. Sanat, özgürlüğünü sürdürür. Eğer o yaratıcı ise, bu, onun, salt görüş zemini üzerinde daima yeni kavrayış şekilleri yetiştirdiği içindir.
Jacob Burkhart’ın dediği gibi; “ sanatın genel kültürle olan bağıntısı gevşektir ve anlaşılması kolaydır, sanatın kendi hayatı ve kendi tarihi vardır.”
...Yalvarmaya başlardım, o kafasını sallardı; ne kadar çok yalvarırsam, uğruna yalvardığım şey bana daha değerli, tehlikede de daha büyük görünürdü, olduğum yerde durup özür dilerdim, beni sürüklerdi, ben de onu, bana yaptığına karşılık olarak anne babamla tehdit ederdim, gülerdi, burada herşeye kadir oydu, dükkan kapılarına köşe taşlarına tutunur, beni affedene kadar yürümeye devam etmek istemez, eteğini çekiştirirdim (onun içinde kolay değildi), bu olayları da mutlaka öğretmene anlatacağını söyleyerek beni sürüklemeye devam ederdi, vakit gelir, Jacob Kilisesi' nin canları 8' i vurur, okul zili duyulur, diğer çocuklar koşmaya başlardı, geç kalmak her zaman en büyük korkum olduğu için artık bizim de koşmamız gerekirdi ve koşarken aklımda hep aynı düşünce olurdu: "Söyleyecek, söylemeyecek"