MUNAFIKLARI BELAMLARI İŞBİRLİKÇİLERİ KUDURTAN KİTAP
Puan vermedi·6200 syf.··
2025 48. kitabı
''İlmî ve fikrî çalışmalarını önceleri daha çok Kur’an’ın edebî i‘câzı üzerinde yoğunlaştıran Seyyid Kutub, daha sonra Kur’ân-ı Kerîm’den ilham alarak hazırladığı makalelerini “Fî Ẓılâli’l-Ḳurʾân” başlığı altında el-Müslimûn dergisinde yayımlamaya başlamış, derginin 3. sayısından (Şubat 1952) 9. sayısına kadar (Temmuz 1952) yedi makale neşretmiştir. Böylece yeni bir tefsirin adı da Fî Ẓılâli’l-Ḳurʾân şeklinde kendiliğinden ortaya çıkmıştır (Salâh Abdülfettâh el-Hâlidî, Medḫal ilâ Ẓılâli’l-Ḳurʾân, s. 40-41). Başlangıçta teknik anlamda bir tefsir yazmaktan çok Kur’an’ın ışığı altında günlük olayları ve yaygın görüşleri değerlendirmeyi amaçlayan Seyyid Kutub, bu konudaki makalelerinin ilgi görmesi üzerine aynı anlayış ve metotla Kur’ân-ı Kerîm’in her cüzünü bir cilt halinde tefsir etmeyi ve iki ayda bir cüz yayımlamayı kararlaştırmış, bu husus el-Müslimûn dergisinde okuyuculara duyurulmuştur (y. 1, sy. 9, s. 15, Temmuz 1952). Ekim 1952’de neşredilen ilk cüz, daha önce dergide çıkan yedi makale ile hemen hemen aynı mahiyettedir. Ocak 1954’e kadar tefsirin on altı cüzü neşredildi; ancak Seyyid Kutub 1954 yılında birçok İhvân-ı Müslimîn mensubuyla birlikte tutuklandı. Bununla birlikte müellif hapishanede tefsirini yazmaya devam etti. Bu sırada eserin 17 ve 18. cüzlerinin yayımı da tamamlandı. Üç ay süren tutukluluk halinden sonra serbest bırakılan, fakat arkasından tekrar tutuklanıp bu defa on beş yıl hapse mahkûm edilen Seyyid Kutub bütün zorluklara rağmen eserini tamamlamaya çalıştı ve 27. cüze kadar yayımlama imkânını buldu. Bu arada müellif fikrî gelişimine paralel olarak eserinin son dört cüzünü yeni bir metotla yazdı. Böylece eser, son cüzünün muhtemelen 1960’a doğru yayımlanmasıyla tamamlanmış oldu. Seyyid Kutub çok geçmeden, gelişen düşünce sistemi doğrultusunda ve
Edebiyat
Fi Zılâl'il Kur'an (10 Cilt Takım)Seyyid Kutub · Tayf Yayınları · 2017294 okunma
DEVRİMCİ İSLAMIN KURUCU TEFSİRİ
Puan vermedi
Hayatımın anlamı tefsir. bunu okumadıysan tefsir okumadın demektir diyorum. "Fî Zılâîl'l-Kur'ân. Seyyid Kutub'un (ö. 1966) Kur'ân-ı Kerîm tefsiri. İlmî ve fikrî çalışmalarını önceleri daha çok Kur'an'ın edebî i'câzı üzerinde yoğunlaştıran Seyyid Kutub, daha sonra Kur'ân-ı Kerîmden ilham alarak hazırladığı makalelerini "Fîzılâli'l-Kur'ân” başlığı altında el-Müslimûn dergisinde ya-yımlamaya başlamış, derginin 3. sayısından (şubat 1952) 9. sayısına kadar(Temmuz 1952) yedi makale neşretmiştir. Böylece yeni bir tefsirin adı da Fî Zilalil-Kur'ân şeklinde kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Başlangıçta teknik anlamda bir tefsir yazmaktan çok Kur'an'ın ışığı altında günlük olayları ve yaygın görüşleri değerlendirmeyi amaçlayan Seyyid Kutub, bu konudaki makalelerinin ilgi görmesi üzerine aynı anlayış ve metotla Kur'ân-ı Kerîm'in her cüzünü bir cilt halinde tefsir etmeyi ve iki ayda bir cüz yayımlamayı kararlaştırmış, bu husus el-Müslimün dergisinde okuyuculara duyurulmuştur (y. 1, sy. 9, s. 15, Temmuz 1952). Ekim 1952'de neşredilen ilk cüz, daha önce dergide çıkan yedi makale ile Ekim 1952'de neşredilen ilk cüz, daha önce dergide çıkan yedi makale ile hemen hemen aynı mahiyettedir. Ocak 1954e kadar tefsirin on altı cüzü neşredildi; ancak Seyyid Kutub 1954 yılında birçok İhvan-1 Müslimîn mensubuyla birlikte tutuklandı. Bununla birlikte müellif hapishanede tefsirini yazmaya devam etti. Bu sırada eserin 17 ve 18. cüzlerinin yayımı da tamamlandı. Üç ay süren tutukluluk halinden sonra serbest bırakılan, fakat arkasından tekrar tutuklanıp bu defa on beş yıl hapse mahkûm edilen Seyyid Kutub bütün zorluklara rağmen eserini ta-mamlamaya çalıştı ve 27. cüze kadar yayımlama imkânını buldu. Bu arada müellif fikrî gelişimine paralel olarak eserinin son dört cüzünü yeni bir metotla yazdı.
Kitap Alıntısı
Fi Zilâl-il Kur'an (16 Cilt Takım)Seyyid Kutub · Birleşik Yayıncılık · 2012294 okunma
Reklam
Onda bunda şundadır
5/10
·508 syf.··
2025 24. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 20:08
Öncelikle kısa bir uyarı geçeyim. Bu kitap bildiğimiz dark romance kitapları gibi değil içinde reverse harem (ters harem) mevcut. Eğer reverse harem okuru değilseniz bu kitaba göz ucuyla bile bakmayın. Çünkü reverse harem kurgularını okumak için doğru okuyucu olmanız gerekir aksi takdirde kitaptan zevk alamazsınız. Tekrar söylüyorum reverse harem okuyucusu değilseniz lütfen okumayın ve zamanınızı heba etmeyin. Teşekkürler. Aslında bu kitaba öfkeliyim. Erkek karakterlerden birine karşı içimde ilkel bir nefret besleyip bitirmiş olduğum için olabilir. Çünkü uzun zamandır bir karaktere bu kadar ifrit olmamıştım. Aslında bana bir bakıma Micheal Christ’i hatırlattı. Ben normalde reverse harem kurgularında bütün erkeklerin eşit olmasını seviyorum ancak kitapta bu durum yoktu. Kai’ın Lana’yı amansız bir şekilde sahiplenip ‘o sadece benim” gibi birbirini tekrar eden cümleler kurarak aynı zamanda arkadaşlarıyla paylaşması inanılmaz saçma geldi. Saçmalık derecesindeki boş kıskançlık krizlerine değinmiyorum bile. Ama en çok ifrit olduğum cümlesi ‘herkes yerini bildiği sürece paylaşmaktan çekinmem’ oldu. Yani dostum cidden mi? Kasıntı, özgüvensiz, bomboş yani figüran olsa zor katlanır cinsten sinir bozucu biriydi. Hani kurgusal birine karşı bu kadar nefret duymamalıyım diye düşünüyorum ama andaval erkek karakterlere katlanamıyorum. Bir diğer sinir olduğum nokta, Nathan ve Milo çok geri planda kalmış ve kurguya yüzeysel işlenmiş. Ben Losers - Part I ve Den of Vipers okudum, onlardan böyle görmedim. Haliyle kitabı okurken sinir olmuş olabilirim çünkü reverse harem tadı vermedi. Evet Lana’ın hepsiyle cinsel ilişkisi oluyor ama yazarın Kai’ı bu hikayede beyaz atlı prens yapmasına anlam veremedim. Onun özelliği neydi pardon? Üzgünüm, gerçekten, Lana ve Kai’ın en ufak etkileşimleri bile gözlerimi
Evil BoysClarissa Wild · ‎Independently Published · 20232 okunma
2/10
·184 syf.·
2024 64. kitabı
| Tüm Ruhlar | Javier Marias Selâmlar Okurken aklımda parça parça karakterler, olaylar, mekanlar, düşünceler, duygular olarak yer etmişti Tüm Ruhlar. Kendisi çevirmen olan Marias burada Oxford Üniversitesi’ndeki akademik süreçteki tanıklıklarından ve bu ortamın gündelik hayatına taşırdığı kişilerden oluşturduğu bir kurgu/anı arasında eser. Anlatıcıımızın adını bilemiyoruz, onun Marias olup olmaması konusunda ikircikli hisleri yaşatmak istemiş yazar. Her halükarda geçmişin didiklenmesinden, kendi içine ve kendi geçmişindeki insanların içine dönmekten peyda olmuş bir roman okuyoruz. İnsanın içinde yaşantıları, geçirdiği saniyelerin sayısı kadar bir ruhsal çeşitlilik taşıdığı; geçmiş ve şimdi arasında çizilen seyahatlerle vurgulanıyor. Genel olarak dört karakter etrafında gelişmiş anlatı: anlatıcının evli aşkı Clare Bayes. Anlatıcının dostu Cromer-Blake, emekli olmuş bilge profesör Toby Rylands, üç ayaklı köpeğiyle berduş Alan Marriott… Bir de araştırmaya girişilen tarihi didikleten, gizemli yazar John Gawsworth. yemekler, söylentiler, entelektüel tartışmalar, yasak aşk ile geçen anlatı bir yandan da herhangi bir olayın çok daha farklı bir yere seyretmesi ile derinleşiyor, tekrar ana kurguya dönmek için büyük bir dikkat istiyor. Burada eser bana Marcel Proust ‘un yüksel sosyete davetlerindeki anlatışlarını hatırlattı. Marias okurken aradığım şeyleri bulmakla beraber, bunların işleniş şeklini çok sevemedim. bundan sonra okuduğum özellikle Zamanın Karanlık Yüzü eserinde, bu eser biraz daha aklımda temellenmiş oldu. Pek çok şey -dediğim gibi-parça parça izler haliyle yer etmişti bende. Bunların bir yere bağlanması, sonraki eserlerinde biraz daha mümkün anladığım kadarıyla, Marias bunu yapmayı seviyor. Tüm Ruhlar ‘dan sonra Zamanın Karanlık Yüzü ve Yarın Savaşta Beni Düşün okudum başka eserlere vurgular
Tüm RuhlarJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 2020194 okunma
Words on the Move
Puan vermedi·257 syf.··
Beğendi
·
2023 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2023 17:56
İngilizce üzerinden güncel örneklerle hareket ederek kelimelerin neden değiştiğini, nasıl değiştiğini ve bu değişimlere nasıl yaklaşmamız gerektiğini anlatan bir dilbilim kitabı. Yer yer dilbilim terimleri kullansa da herkesin okuyabileceği düzeyde yazılmış. Konu başlıklarından bahsetmek gerekirse: Edimbilim: anlamsız ama işlevli kelimeler, emotikonlar Anlam değişimleri: Shakespeare İngilizcesi, contronimler Gramer kelimeleri: can, must, used to gibi yapıların kökeni İngilizce Büyük Ünlü Kayması: kelimelerin yazım ve telaffuzlarındaki farkların sebebi Kelime türemeleri: bileşik kelimeler, kısaltmalar, vurgular
Dil Bilimi
Words on the MoveJohn McWhorter · Henry Holt and Co. · 20162 okunma
OUR MAGNIFICENT BASTARD TONGUE: THE UNTOLD HISTORY OF ENGLISH
Puan vermedi·250 syf.··
Beğendi
·
2022 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2022 13:05
İngilizce neden kolay bir dil sayılıyor? Neden "Speak you..?" değil de "Do you speak?" diyoruz, neden var bu anlamsız "do" ? Neden ailenin diğer üyeleri(Almanca, İsveççe vs.) gibi gramer cinsiyeti yok? Neden diğer Hint-Avrupa dilleri gibi her öznesi farklı çekimlenmeyip bir -s takısıyla(I go, he/she/it goes) işi bitiyor? Bu farklılıkların tarihi bir nedeni var mı yoksa öylesine mi meydana geldiler? Dilbilimci John McWhorter, bugüne kadar sıradan vatandaşa anlatılan İngilizce Tarihi'ni yetersiz bulmuş, ve kendi başlığıyla bir "Anlatılmamış Tarih" kitabı yazmış. Sadece kelimeler verip 800 yılında böyle yazılıyordu, 1200'de böyle oldu, 1600'de şöyle oldu demiyor. Bunun yerine gramerin zamanla değişimine odaklanıp; Viking akınları, Keltler ve hatta Kartacalılara kadar uzanan bir hikaye anlatıyor. Kitapta bir de Sapir-Whorf hipotezine ayrılmış bir kısım var. Dediklerine katılsam da kitabın konusuyla alakasız buldum. Genele hitap etmişken bu popüler mite de değineyim demiş diye düşünüyorum.
Dil Bilimi - Etimoloji
Our Magnificent Bastard TongueJohn McWhorter · Gotham Books · 20082 okunma
Reklam