8/10
·328 syf.··
2026 48. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:41
“Vaktini aptal insanların yaptığı aptalca şeyleri takıntı yaparak geçirme.” Bu seriye gerçekten bayıldım. Hem çok komik hem de tam kararında, yormayan bir romantizme sahip. Ayrıca green flag erkek karakterler okumayı ne kadar özlediğimi fark ettim.Off Campus serisinin ikinci kitabında John Logan ve Grace Ivers'ın hikâyesini okuyoruz. Dürüst olmak gerekirse, ilk kitaptaki çift kadar hızlı bağ kuramadım bu ikiliyle. Hatta ilk bölümlerde çok da etkilenmedim. Ama kitabın ilerleyen kısımlarında onları tanıdıkça ilişkiye ısınıyor ve kendinizi hikâyenin içinde buluyorsunuz. Logan uzun zamandır Hannah'ya karşı bir şeyler hissediyor. Ancak Hannah, en yakın arkadaşı Garrett ile birlikte olduğu için onu unutmaya çalışıyor ve bu süreçte birçok kızla vakit geçiriyor. Fakat hiçbir şey işe yaramıyor. Ta ki yolu yanlışlıkla Grace ile kesişene kadar... Grace, Logan'ın daha önce tanıdığı hiçbir kıza benzemiyor ve bu durum Logan'ı oldukça etkiliyor. Zamanla da aslında Hannah'yı değil, Hannah ve Garrett'ın sahip olduğu o güçlü ilişkiyi özlediğini fark ediyor.Off Campus erkekleri gerçekten ayrı bir seviye. Hem alfa tavırları var hem de özünde oldukça green flag karakterler. Bir yandan korumacı ve çekici, diğer yandan duygusal taraflarını göstermekten çekinmiyorlar. Serideki smut sahneleri de eğlenceli ve hikâyeye hizmet edecek şekilde yazılmış. Eğer soft romantizm, bol kimya ve eğlenceli karakterler içeren kitaplar okumayı seviyorsanız bu seriye kesinlikle bir şans vermelisiniz.Ben tüm seriyi bitirdikten sonra uyarlamayı izlemeyi planlıyorum. Özellikle bu kitaptaki bazı sahneleri ekrana nasıl taşıyacaklarını gerçekten merak ediyorum. Kafa dağıtmalık, sizi güldürecek ve ara ara duygulandıracak bir seri arıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
HataElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20222,234 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 21. kitabı
Aynı Yıldızın Altında Aynı Yıldızın Altında (The Fault in Our Stars), ilk bakışta iki kanser hastası gencin hüzünlü aşk hikayesi gibi görünse de, aslında arka planda çok daha derin varoluşsal soruları tartışan bir modern klasik. ​John Green, trajik bir konuyu ajitasyon yapmadan, mizah ve felsefeyle harmanlayarak anlatmayı başarıyor. John Green, Shakespeare'in Julius Caesar oyunundaki "Kusur yıldızlarımızda değil sevgilim, bizde" sözüne nazire yaparak romana bu ismi vermiştir. Kitap bize kaderin (yıldızların) bazen adil olmadığını, kusurlu olduğunu ancak bu adaletsizliğin içinde bile sevginin, dostluğun ve dürüstlüğün yaşamı seçmeye değer kıldığını anlatır. Kitap 315 sayfa ve ben bu romanı sadece dört saatte bitirdim. Kitap öyle alıp götürüyor, öyle içine çekiyor ki insanı kitaptaki karakter oluveriyorsunuz. Kitabın sonlarına doğru kan çanağına dönene kadar gözlerim yaş döktüler. Kitap ben de büyük bir yer edindi. ''Seni anlatan kitap hangisi?,, diye sorsalar hiç düsünmeden bu romanın adını vereceğim. Böyle hissettiğim için mutluyum, kitabımı bulduğum için mutluyum Yüreğimden gelerek tavsiyemdir. Keyifle Okumalar !
Edebiyat
Aynı Yıldızın AltındaJohn Green · Pegasus Yayınları · 201726bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·320 syf.··
2026 239. kitabı
John Green, gençlik edebiyatının sınırlarını aşan bu en popüler ve dokunaklı eserinde; ölümün gölgesinde yaşayan iki gencin hayata, aşka ve zamana karşı verdikleri o naif ama devasa mücadeleyi anlatıyor. Üç yıldır akciğer kanseriyle mücadele eden ve oksijen tüpüne bağlı yaşayan 16 yaşındaki Hazel Grace Lancaster’ın hayatı, katıldığı bir kanser hasta destek grubunda bacağını bir tümör yüzünden kaybetmiş olan Augustus Waters ile tanışmasıyla tamamen değişiyor. Aynı trajik kaderi ve mizahi bakış açısını paylaşan bu iki gencin, Hazel’ın hayran olduğu gizemli bir yazarın peşinden Amsterdam’a uzanan yolculukları; sadece bir ilk aşk hikayesi değil, aynı zamanda varoluşun ve geride bir iz bırakma arzusunun amansız bir sorgulamasına dönüşüyor. Yazar; hastalığı ajite etmeden, acıyı ve kederi muazzam bir zarafet, entelektüel derinlik ve ince bir mizahla harmanlıyor. *Aynı Yıldızın Altında*; sonsuzluğun aslında sayıların büyüklüğüyle değil, iki insan arasında paylaşılan o kısıtlı anların derinliğiyle ölçüldüğünü fısıldayan, okuru hem güldüren hem de kalbini paramparça eden sarsıcı bir modern zaman klasiğidir.
Aynı Yıldızın AltındaJohn Green · Pegasus Yayınları · 201726bin okunma
Yeşil Yol /İnceleme/
Puan vermedi·400 syf.·
2026 187. kitabı
Yeşil Yol (The Green Mile), Stephen King’in insanı can evinden vuran, canavarların yerine insan ruhunun o kapkara dehlizlerini koyduğu ve korku yazarlığından edebiyat devliğine fırladığı en özel mucizesidir. Cold Mountain hapishanesinin E Bloğu’nda, yani idam mahkumlarının yeşil muşamba kaplı o ölüm koridorunda geçer bu sarsıcı hikaye. Asıl gücünü adaletin körlüğünü ve insanlığın kendi elleriyle katlettiği mucizeleri deşen trajedisinden alır eser. King, her hücresinden iyilik akan, devasa cüsseli ama çocuk ruhlu mahkum John Coffey karakteriyle adeta modern bir mesih anlatısı inşa etmiştir satırlarında. Gerçekten düşününce, başkalarının acılarını ve hastalıklarını kendi bedenine hapsederek dünyayı iyileştirmeye çalışan bir ruh için, bu nefret dolu dünya zaten en büyük hapishane değil midir? Başgardiyan Paul Edgecombe’un anıları üzerinden şekillenir anlatı; hüzünlü bir iç sesin eşliğinde, iyilik ile kötülüğün o gri çizgisinde soluk kesen bir vicdan muhasebesine dönüşür nihayetinde. İdam infazlarının tüm o soğuk ve mekanik dehşetini çiğ bir gerçeklikle yüzümüze çarpar roman. Körü körüne işleyen bir hukuk sisteminin aslında nasıl birer cinayet mekanizmasına dönüşebileceğini de muazzam bir vizyonla sorgulatır bize. Sahi, karanlıktan korktuğunu söyleyen ve dünyaya sadece sevgi sunan bir masumun ölüme yürüyüşüne tanıklık etmek, geride kalanların ruhunda ömür boyu sürecek bir cezaya dönüşmez mi? Gardiyanların içsel çatışmalarını ve bir fareciğin bile hikayeye kattığı o devasa anlamı kusursuz bir potada eritmiştir yazar. Bittiğinde göğsünüze bir taş gibi oturacak o malum, sarsıcı ve insanı günlerce teslim alacak kadar vurucu finaliyle King bibliyografyasının edebi zirvesidir şüphesiz bu kitap.
Edebiyat
Yeşil YolStephen King · Altın Kitaplar · 20219,3bin okunma
Rezalet Bir Çeviri
Puan vermedi
Kitabın çevirisi aşırı özensiz, kötü ve hatta hatalı. Ayrıca metinde çok ciddi bir eksiltme de var; yaklaşık %30 - %40 arası bir kırpma söz konusu. Çevirmen berbat bir iş çıkarmış. Bunu herhangi bir yapay zekaya - hatta Google Çeviriye bile çevirtip okumaya kalksak daha iyi sonuç alırız. Çeviriden birkaç örnek vermek istiyorum. 1-) Orijinal kitaptan bir cümle: "The garden was overgrown, full of red-flowering oleanders and with Asiatic pines round a ruined fountain." Türkçe çevirisi: "Sütunlarla dolu bahçe ise oldukça bakımlı görünüyordu. Harap olmuş bir çeşmenin etrafı çeşitli çiçeklerle doluydu." Burada "overgrown" derken = yani bahçedeki otlar büyümüş, yabani otlar sarmış, BAKIMSIZ kalmış diyor. Bunu "Bakımlı" olarak çevirmek için gerçekten kötü ve yanlış çevirmeye çaba harcamış olmak lazım. 2-) Orijinal dilde bir betimleme: "...with moving wrinkles under them as though the whole lower part of his face were on a hinge." Yani karakter konuşurken yüzünün alt kısmının / çenesinin, bir menteşeye bağlıymış gibi hareket ettiğini söylüyor. Bu zihinde kolayca canlanabilen çok güzel bir görsel betimleme. Ama Türkçe çevirisi: "Zeki gözlerinin altında kırışıklıklar görülüyordu." 3-) Kırpılmış paragraflardan bir örnek: "The Street of Tombs lies outside the walls of Pompeii. It leads from the Herculaneum Gate, descending a shallow hill like a broad trough of paving-blocks between a footway on either side. Cypresses stand up over it, and make this street of the dead seem alive. Here are the burial-vaults of the patricians, the squat altars hardly yet blackened to ruin. When this man heard his own footsteps there, he felt merely that he had got into a neglected suburb. The hot, hard light shone on paving-stones worn to ruts by cartwheels; on grass sprouting in cracks, and
Yeşil KapsülCarter Dickson · Akba Yayınevi · 19766 okunma
John Green farkı, yine bir başyapıt
10/10
·320 syf.··
2026 26. kitabı
Kağıttan Kentler, John Green 'den okuduğum beşinci kitap. Hangi kitabını okursam okuyayım sanki eski bir dostumla konuşuyormuş gibi hissediyorum. O kadar huzur veriyor ki okumak. Bu kadar samimi bir üslubu başka birinde bulamıyorum. Kitap temelde üç bölümden oluşuyor. Çok spoiler olmaması adına üstü kapalı bahsedeceğim. İlk kısmı, Margo Ruth Speigelman'ı okumak çok keyifliydi. İkinci kısım ilkine göre daha durağandı ama bu durağanlık sıkmadı, yormadı. Üçüncü kısım ise en iyisiydi. Kitaptaki her karakterin hataları var, bazen sinirbozucu diyebileceğimiz türden ama bu rahatsız etmiyor aksine onları daha birer gerçek insan yapıyor. John Green ve onun karakterleri içimizden biri. Hepsini ayrı ayrı çok seviyorum. Onun yazdıkları sıradan bir gençlik kitabı değil. Anlayabilen, hissedebilen için John Green'in kalemi büyülü bir mucize.
1000Kitap
Kağıttan KentlerJohn Green · Pegasus Yayınları · 20133,639 okunma