"Eğer insanın umudu yalnızca bu hayat içine konumlanırsa, eğer hayat yalnızca burada yaşanacaksa mutluluğu, burada rahatsızlık veren her şeyden kaçınmakta ve neşe veren her şeyi istemekte aramak ne tuhaf ne de anlaşılmazdır. Eğer mezarın ötesinde bir şey yoksa o hâlde şu haklı bir sonuçtur: "Yiyelim, içelim; bizi sevindiren şeylerin keyfini çıkaralım, çünkü yarın ölüyüz." John Lock
Sayfa 424·Kitabı okudu
Alıntı
Locke
İngiliz düşünürü Locke, görüldüğü gibi, düşünce zincirinin önemli ustalarından biridir. Deneyden başka hiçbir yöntem tanımamakla, Bacon’ la beraber, günümüze kadar varan İngiliz düşüncesini büyük ölçüde etkilemiştir. Doğuştan bilgi olamayacağını savunarak Descartes’ı bir hayli yıpratmıştır. Skolastik anlayışa en yıkıcı vuruşu indirmiştir. Erdemi bir buyruğun sonucu saymakla törebilimcilerin yolunu aydınlatmıştır. Gene bu açıdan, duyumculara, faydacılara temel olmuştur. John Lock, evrene ve onun olaylarına özdekçi bir gözle bakıyor.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
John Lock da benim gibi düşünüyor.
Spinoza’yla aynı yılda doğan bir başka XVII. yüzyıl çocuğu, İngiliz düşünürü John Lock’a (1623-1704) göre, bu kağıt boştur. Bu kağıt, yaşadıkça, deneyler ve gözlemlerle doldurulacaktır. Aptalların ve bilgisizlerin kağıtları ömürleri boyunca bomboş kalır. Doğuştan bilgi yoktur. Hem doğuştan olmak, hem de bilinmemek saçmadır, çelişiktir. Kendisine sözü edilmeyen bir gerçeği kendiliğinden bilen tek kişi gösterilemez çünkü. Hoşlanma ve tiksinme (haz ve elem) eğilimleri doğuştan olabilir ama, bunlar birer bilgi değildirler. Bilgiler, duyularla alınır, kendiliğinden (a priori) değildir.
Carthage: Reflections of a Martian Thy expected alien Am I. Weird of shade And doomfire face: All thy senses Cry to my Mourning mysteries Which yesterday Were commonplace. We sit at Sunday breakfast And I smell the dust of Carthage. It drowns the spang Of our automatic toaster. That strange woman across from me Smiles, butters two slices. Her smiles arouses a multitude in me! Her smile... Frightens us. I must look away! Out the window beside my arm, Sunglow warms a brick walk. Grass, a tree, a planting of forsythia. It is spring. In the spring... The earth is covered with dust.
Filozof John Locke, ayakkabı tamircisinin anılarıyla uyanan bir prensi ve prensin anılarıyla uyanan bir ayakkabı tamircisini hayal eder. Uyandığında prens ayakkabı tamircisi gibi kendini hissetmekte haklıdır. Lock'a göre önemli olan bedensel süreklilik değil, psikolojik sürekliliktir: "Eğer prensin anılarına sahipsen prenssindir. Ayakkabı tamircisinin anılarına sahipsen, prens bedeninde olsan bile ayakkabı tamircisisindir."
Sayfa 88
Bizim padişahlarımız ve yöneticilerimiz, müstebid bir iktidara sahip olarak, milleti inim inim inletirlerken ve keyifleri uğruna kelleler uçururlarken, din adamlarımız da onlara yardımcı olmak üzere fetvalar yağdırırlarken Batı'da, sadece düşünürler ve bazı din adamları değil fakat hukukçular (yargıçlar vs) da istibdat yönetimine karşı direnme ve meşrûtiyet getirme çabasında idiler. Örneğin İngiliz yargıçlarından John Fortescue (ölümü 1476) Kıral'ın iktidarının dinsel bir kaynaktan çıkmayıp halk'tan gelme olduğunu ve bu iktidarı din hükümlerine tâbi olarak değil fakat insan yapısı kanunlara göre uygulanması gerektiğini, din ve devlet ayrılığını (laik'lik ilkesini) savunmuştur. Bu fikirleri daha sonra Bracton, Coke ve Lock gibi büyük hukukçular ve yargıçlar işleyeceklerdir. Bunlara benzer örneklere şeriât dünyasında rastlayamıyoruz.
Sayfa 261 - Ankara Hukuk Fakültesi Yayınları 1975·Kitabı okudu