Beyza

Beyza
@jouteria
vita brevis
21 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Otobüsün sol camından etrafı izlerken , sağ camından kaçırdıklarımızdan ibarettir bazen hayat...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İngilizce öğrenmek isteyenler için kapsamlı bir liste.
1-Ücretsiz çevrimiçi İngilizce dersleri ve ESL / EFL kaynakları bulunan.Bunun yanında çevrimiçi egzersiz imkanı bulunduran kapsamlı bir site. englishpage.com 2-Dünya çapında ki değerli konuşmaların yer aldığı ted.com adresinde ise altyazı seçeneği ile konuşmaları takip edebilme imkanınız bulunmaktadır. Hem İngilizce öğrenmek için hem de yeni birşeyler öğrenme açısından güzel ve kullanışlı bir site 3-Ekonomik düzeye bakılmaksızın herkesin kaliteli eğitime eşit erişimi olması gerektiğine inanan sozoexchange.com sitesi ise temelde telaffuz üzerine olsa da kelime öğrenilmesi için de güzel bir site. 4-İngilizce sorularla konuşma ve yazmanızı geliştirmek için iteslj.org/questions adresi tam biçilmiş kaftan. 5-Belki de benim en çok sevdiğim sitelerden biri VoScreen'dir. Yerli oluşu da bu sitenin gerçekten desteklenmesi için yeterli :) Film Skit'leri ile konuşma ve dinleme yeteneğinizi geliştirebilirsiniz aynı anda ki test seçeneği ile biraz cesaretlendiriyor. voscreen.com 6-Rusya menşeli olan ororo.tv ise filmler ile birlikte İngilizce öğrenilmesi için güzel bir platforma sahip. 7-Kısa İngilizce hikayeler için ; rong-chang.com/qa2 8-Hacettepe İngiliz dili ve edebiyatı bölümünden mezun olmuş Özer Kiraz'ın kendisinin çektiği interaktif videolar yer almaktadır. Hem sınav için hem temel dilbilgisi konularının derlemesi mevcut harika bir site. xn--konuanlatm-5ubb.comkonuanlatımı.com 9-Seviye seviye videoların listelendiği hem dilbilgisi hem de YDS için çok değerli ve güzel bir site. Özkan Çelen'e ait olan bu site bulunmaz bir kaynak. ozkancelen.com 10-İngilizce'yi İzleyerek ve Konuşarak öğreten güzel bir site. tr.englishcentral.com/videos 11-Dilbilgisi,
Eğitim
Bazı Geceler
Bazı geceler vardır, insanın konuşma hakkının elinden alındığı. Tek başına ve ne yapacağını bilemez bir haldeyken olur çoğunlukla bu. İçindeki- hayır beynindeki değil içindeki- binlerce şey sınırları parçalayıp çıkmak ister, ama söz vermiştir bir kere doğaya- kendi doğasına. Soğuk ve şekerli bir dünyada kalsaydım keşke diye düşünür, bazı ayrıcalıklara sahip olabilmek için. Temel haklara sadece ya da; "gitme, bırakma, seviyorum" gibi basit kelimeleri söyleyebilme hakkı mesela. Ama her zaman olduğu gibi, hiç bir şey o kadar basit değildir ve dans etmek için bile iki kişi gerekmektedir en az. Bakar dışarı insan bazen geceleri, ya da her gece bakmaktadır zaten ayı görmek için. En karanlık gecenin dün olduğunu fark etmemiştir daha, ama yenilenmeye başlamıştır ay yeni bir dünya için. İstediği kadar ben yenisini istemiyorum desin, doğanın kanunudur bu- her şey biter- her şey yeniye bırakır kendini. Bağımlılıklar bile bir şey diyemez doğaya, sadece kendisine verilen sözü tanır o çünkü. Sevmiyorum diye düşünür insan bazı gecelerde böyle bir hayatı, istemiyorum ben başka bir geleceği. Ama sessizdir düşünceleri, aslında içinden bile söylemeye cesaret edememiştir bunları, farklı bir evrende farklı olan kendisinin düşünceleridir bunlar. Daha cesur olan kendisinin. O zaman bir iç çekmesi oluşur bu iki evren arasında, sadece doğanın fark edebileceği. Dünya önemsemez bu iç çekmesini, dönmeye devam eder zalimce. Ay yenilenmektedir hala müdahale edemez hiç bir şeye. Bazı geceler vardır, kimseye bir şey ifade etmez, kadınlar kol gezer her yerde- biz ekrana bakarız sadece. Geçmiş günahlarımızı takip edebileceğimiz, beğenmezsek kanalı değiştireceğimiz başka bir gece istesek de hep o sevdiğimiz kadını görürüz ekranda. Umarız bir gün bir yerde tekrar diye. Tekrarlanacak bir şey yoktur
Başkalarını senin yanında çekiştiren, senin bulunmadığın yerde de seni çekiştirir. *İmâm-ı Şâfiî
Puan vermedi·166 syf.··
Beğendi
·
2018 49. kitabı
“War, war never changes” der karizmatik bir ses (muhtemel Ron Perlman) Fallout oyunlarının başında, hepimiz çakılıp kalırız. Savaş kötü bir şeydir çünkü, biliriz hepimiz. Savaş yok edendir, enstrümanları silahlar, piyonları da askerlerdir. Savaş hiç bir zaman değişmez midir gerçekten? Yıkıcılık, korkunçluk, anlamsızlık bakımından evet. Ama tarih ilerledikçe bir şeyler değişmiş savaşlarda. Birinci Dünya Savaşıyla (O zamanki insanların deyimiyle Büyük Savaş) yaşamla ölüm arasındaki çizgi daha da incelemiş. Askerlerin hayatı yetenekten çok tesadüflere kalmış, gelişen ölüm makineleri sayesinde. İşte Erich Maria Remarque böyle bir savaşta çarpıştıktan sonra yazmış kitabını. Kahramanı Paul gibi daha 18 'ine basmadan girmiş savaşa, onun gibi bir çok defa yaralanmış. Savaştan 10 yıl sonra çıkarmış bu kitabı. Bir yıl sonra filme çekilen kitap, büyük ün kazanmış. Ama gerek savaş, gerek milliyetçilik karşıtı bu kitap Nasyonal Sosyalist hükümet tarafından iyi karşılanmamış tabi, 1933'de yasaklanarak yakılmış. Yazar da önce İsviçre'ye sonra da Amerika'ya sığınmış. Ama İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'da kalan kız kardeşi Nazi karşıtı propaganda yapma suçu gerekçesiyle idam edilmiş. Nasıl Bir İdam Mahkumunun Son Günü 'nü okuyanların idam cezası ile ilgili düşüncelerinde büyük bir değişim oluşuyorsa, bu kitap da savaş, militarizm, milliyetçilik ile ilgili görüşlerinizi tekrar gözden geçirtecek size. Zaten kitap da, 1930 yılında çekilen Oscarlı filmi de, savaş karşıtı tüm listelere ön sıralardan giriyor. Remarque hikayeyi, kahramanı Paul'un ağzından anlatıyor. Oldukça sadece ve akıcı bir anlatım bu. Tarihih en acımasız savaşlarından biri olan ve siperlerde geçen Birinci Dünya Savaşına öğretmeninin de
Edebiyat
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey YokErich Maria Remarque · Varlık Yayınları · 19714,044 okunma