Ne olursa olsun, hiç ama hiçbir şey o ilk anların yerini tuta­mıyor. Birbiriyle ilk kez bütünleşen bedenierin tutkuya ani ka­çışları ... İki ırmağın kavuşması kadar doğal ve coşkulu. Bir ömür boyu sanki sadece bu an beklenmişcesine bedenler konu­şuyor ve yeryüzündeki her şey susup dinliyor. Yalnızlıklar unutulmuş, yaralar sarılmış; bu tehlikeli, karmakarışık, anlamsız dünyada sağ kalmaya çalışan korku dolu bir canlı bir başka var­ lığa sığınıyor, gelip geçici bir güvenliğe, sahte bir cennete ka­ vuşuyor. Hayatın olağanüstü güzellikteki müziğini ansızın du­yuveriyor. O müzik hep oradaymış aslında ama o hiç durup ku­lak kabartmamış.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Buradan çok önemli bir hakikat çıkıyor: Hiçbir seçeneğin kal-madığında, önünde görünen tek seçenek ne kadar imkânsız ve saçma görünürse görünsün, elinden geleni yap ve o kapıya doğru koş. O anda sen kapının açılıp açılmamasından mesul değilsin, o anda sen o günahtan uzak durmak için o kilitli ka-pıya koşmakla mesulsün. Sen bunu yaparsan, Allah o kapıyı açar ve en beklemediğin şekilde sana çareyi sunar; Aziz'i kar-şına çıkarır. O anda ne Züleyha ne de Yusuf [as] Aziz'in bir anda ortaya çıkmasını bekliyordur. Kocasının yan odada veya yakınlarda olsa böyle riskli bir işe kalkışmaz Züleyha. Belki de Yusuf [as] hizmetçilere sesini duyurmak amacıyla koştu ka-pıya fakat Allah hepsinin efendisi olan Züleyha'nın kocasını denk getirdi.
Reklam
Bir düşünsenize, bir katile karşı uyarmak için birinin peşinden koşuyorsunuz ve bu kişi sizin katil olabileceğinizi farz edip sizden ka-çıyor.
Sayfa 53·Kitabı okudu
1000Kitap
Altdudağını ısırırken gözleri kocamandı. "Benimle neyi ne ka­ dar paylaşmak istersen kabul ediyorum. Açması bir şey mi bu?"
Sayfa 260 - Elliot·Kitabı okudu
Dedi Ka.
"İnsan hayatının kırılganlığı ve çekilen acıların boşunalığından gözlerim doluyor."
1000Kitap
Uçmayı bilmeyen kuşlar nereye sığınsın Göğün göğsü bu kadar enginken Bu kadar acı, bu ka/dar açıya nasıl sığıyor
Sayfa 53 - Cihat Barış·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Reklam