8/10
·488 syf.··
2026 26. kitabı
Merhabalar sevgili kitap severler nasılsınız? Bugün sizlere @serkan_karaismailoglu ’nun kaleminden çıkan serinin ikinci kitabı #arachoidmater ile geldim. İlk kitap #piamater ’de başlayan hikâye, bu kez daha karanlık ve daha derin bir noktaya taşınıyor. Hikâyenin merkezinde Tesla’nın yaralı hâliyle Galen’in içsel çatışmalarını tetiklemesi, İlias’ın işlediği cinayet sonrası kaçak duruma düşüp intikam yemini etmesi, Pia’nın annesi Vera ve ağabeyi Alef’i kaybetmenin acısıyla sarsılması, Meryam’ın oğlunun ışığıyla hayata tutunmaya çalışması ve Coccyx’in Deep Web’in karanlık sokaklarında Galen’e karşı siber saldırılar planlaması var. Tüm bunların perde arkasında ise Noah, homo neon toplumunun atası olarak geleceği şekillendirmek isteyen bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Roman boyunca herkesin kendi savaşı var: Tesla’nın yaraları, Galen’in gururu, İlias’ın intikamı, Pia’nın kayıpları, Meryam’ın anneliği… Hepsi bir ağın iplikleri gibi birbirine bağlanıyor. Ve bu ağ, bazen koruyan bazen de tuzağa düşüren bir zihnin metaforu hâline geliyor. Okurken hem bilimsel bir arka planı hem de duygusal yoğunluğu bir arada buluyorsunuz. Arachnoid Mater, seriyi takip edenler için kesinlikle devam edilmesi gereken bir kitap.
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202011bin okunma
Puan vermedi·191 syf.··
2026 22. kitabı
Bazı kitaplar olaylarıyla değil, yaşattığı deneyimle akılda kalır. Yol da tam olarak böyle bir eser. Jack London bu kitapta bize bir kurgu kahramanının hikâyesini değil, gençlik yıllarında yaşadığı zorlu hayatı anlatıyor. Trenlere kaçak binerek şehir şehir dolaşan, açlıkla mücadele eden, zaman zaman hapse düşen bir gencin gözünden Amerika’nın görünmeyen yüzünü okuyoruz. Kitabın en güçlü yanı, yoksulluğu ve hayatta kalma mücadelesini romantikleştirmeden anlatması. Özgürlük fikri ilk başta çekici görünse de London, bu özgürlüğün bedelini de açıkça gösteriyor. Açlık, yalnızlık, dışlanmışlık ve belirsizlik satır aralarında sürekli hissediliyor. Ancak kitabın klasik bir roman gibi ilerlememesi herkese hitap etmeyebilir. Bir olay örgüsünden çok anılar ve gözlemler üzerine kurulu olduğu için zaman zaman temposu düşebiliyor. Buna rağmen Jack London’ın samimi anlatımı ve gözlem gücü kitabı değerli kılıyor. Yol, macera kitabından çok bir yaşam tanıklığı. Yazarın dünya görüşünü ve eserlerinin arkasındaki hayatı anlamak isteyenler için önemli bir okuma.
YolJack London · Karbon Kitaplar · 20204,485 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·376 syf.·
2026 442. kitabı
"Huzur’un bedeli yüksektir.” Murat Menteş Bu romanda anlatılanlar gerçek olabilirdi. Hepimizi Allah korudu..okuru uyarı... Kitabi hiç sevmedim zorla okudum,boşa zamn kaybı oldu diyebilirim.. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın baş şüphelisi olduğu bir cinayet soruşturmasını merkezine alan alternatif gerçeklik kurgusudur. Roman; Soğuk Savaş ortamında geçen ruh çağırma seansları, rehine krizleri ve polis müfettişi Fatin Fantom’un kovalamacalarıyla ilerleyen absürt ve tempolu bir hikâyesi Tanpınar'a Huzur Yok Alternatif Kurgu: Yazar, Ahmet Hamdi Tanpınar'ı kendi eserlerinin (örneğin Huzur) dünyasından çıkarıp polisiye, mizahi ve metafiziksel olaylarla dolu bir serüvenin içine sokar. Cinayet ve Kovalamaca: Tanpınar, kendisini bir cinayet davasının ortasında bulur ve hapse düşmemek için mücadele eder. Bu süreçte polis müfettişi Fatin Fantom tarafından aranır. Bahtiyar Kont: Gizemli koleksiyoner Bahtiyar Kont ile dostluk kuran Tanpınar'ın hayatına kaçak radyo yayınları, esrarengiz karakterler ve şaşırtıcı olaylar dâhil olur. Allah büyüktür, bir kapı açar elbet; kalbini ferah tut.. S:153
Edebiyat & Roman
Tanpınar'a Huzur YokMurat Menteş · Everest Yayınları · 2026762 okunma
"Hadi Tina, eve dön artık..."
8/10
·150 syf.··
2026 77. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 09:36
"İnsan aşık olduğunu nasıl anlar ?..." “..Ben nasıl anladım söyleyeyim mi sana? Bir gün fark ettim ki her sabah gözümü açar açmaz aklıma gelen ilk şey Kaveh olmuş. Sabahları gözünü açınca birinin varlığına şükran duymak yaşam sevinci veriyormuşsa meğer..” "Allah hiç kimseleri boşuna denk düşürmez, koca dünyada iki insan rast gelip de bunca âşık olabiliyorsa birbirine, hele ki bambaşka diyarlardan iki kişi, mutlaka bir sözü vardır Rabbimin sana bana, duymasını, dinlemesini bilene..." 2020 DUYGU ASENA ROMAN ÖDÜLLÜ Irmak Zileli kaleminden Son Bakış kitabında genç bir kadının ölüme giderkenki son birkaç dakikasından hareketle, geriye doğru hayatlar ve kuşaklar boyunca aktarılan bakışların izini sürüyor. Aynı zamanda insanın hayata, geçmişe, kendi varlığına ya da yokluğuna yönelen bir bakış bu ... "Anahtarı soktuğumuz deliğin bir adının da yuva olması ne tuhaf. İnsan kendi yuvasına girebilmek için anahtarını yuvaya sokup yavaşça döndürebilmeli. Benim anahtarımın yuvası öyle uzakta ki. O yüzden meğer anahtar yuvaya uymadı deda..." (Gürcü dilinde: anne) Yabancılığın ve dilsizliğin nasıl bir şey olduğunu anlamanın ve anlatabilmenin yolunu arayan bir roman. Sevgilisini yitirmiş, Türkiye’ye kaçak yollardan girmiş genç bir kadın göçmenin son bakışına kilitlenirken satırlarda da kadının yürekleri sızlatan iç sesini okurken belki de haklı isyanına altı çizili satırlarla küçük küçük bizden notlarla eşlik ediyoruz. "...sevdiklerine bakarken hiçbir zaman unutma küçüğüm, bu son bakışın olabilir." Zaman o son bakıştan geriye doğru akıyor bu sefer. Nefesleri tutup kurtulmasını beklerken annesine ninesine seslenişleri etkiliyor bizleri... "...Giderken bu dünyadan yaşarken ki gibi yük hissetmemeli insan kendini. Yaşarken olur anlarım da belki, ölürken hiç değilse biraz rahat
1000Kitap
Son BakışIrmak Zileli · Everest Yayınları · 2026804 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 73. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 06:09
Roman, dindar ve münzevi bir hayat yaşayan Jess Tyler’ın, yıllardır görmediği ve bir kelebek dövmesi taşıyan kızı Kady’nin aniden çıkagelmesiyle altüst olan dünyasını merkezine alır. Cain; ensest tabularının sınırlarında dolaşan tekinsiz bir erotizmi, kaçak içki üretimiyle örülü ekonomik çaresizliği ve taşra muhafazakârlığının riyakâr yüzünü ansiklopedik bir sosyal gözlem ve buz gibi soğuk, şairane bir sinizmle masaya yatırır. ​Cain, anlatıyı Jess Tyler’ın birinci tekil şahsından (güvenilmez anlatıcı) kurgulayarak, karakterin kendi günahlarını ve zaaflarını inanç kılıfı altında rasyonalize etme çabasını edebi bir laboratuvara dönüştürür. Romanın merkezindeki "kelebek" simgesi, sadece genç bir kadının tenindeki bir leke değil; karakterlerin peşinden koştuğu o yıkıcı hafifliğin, güzelliğin ve onları ölüme çeken o tekinsiz kader geometrisinin sembolik bir mührüdür. 1982 yılında sinemaya da uyarlanan ve Stacy Keach ile Pia Zadora’nın başrollerini paylaştığı bu anlatı, sinemadaki melodramatik tonun aksine edebiyatta; insanın en ilkel dürtüleri karşısındaki mutlak acziyetini ve geçmişin günahlarından kaçmanın imkânsızlığını yeryüzünde mühürlenmiş bir zaman fragmanı olarak bırakan vakur bir janr klasiğidir.
The ButterflyJames M. Cain · Vintage Publisher · 19821 okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:12
Huckleberry Finn'in Maceraları – Mark Twain "Bu kitaba başladığınızda, lütfen içinizdeki çocuğu çağırın! Yetişkin gözlüğünüzü çıkarın..." Merhaba kitap dostları. Mark Twain'in ölümsüz eserine bir türlü cesaret edemeyenler için söylüyorum: Bu kitabın büyüsüne kapılmak için yetişkin aklınızla değil, çocuk kalbinizle yaklaşmalısınız. Özgürlük ve Dostluk Üzerine Bir Sal Yolculuğu Huck Finn, "uygar" bir hayat yaşamaya zorlanan, içine sığdıramadığı kurallardan kaçan bir çocuk. Kaçak köle Jim ile Mississippi Nehri'nde bir sala sığınıp bilinmeze doğru akıp giderler. Bu yolculuk; özgürlük, dostluk ve kendi doğrularını bulma üzerine bir başyapıt. Bazen öyle saf, öyle eğlenceli anlar var ki, yüzünüzde kocaman bir gülümsemeyle sayfaları çeviriyorsunuz. Mark Twain'in ince mizahı, okurken sizi hem güldürüyor hem de dönemin Amerika'sının çelişkilerini hissettiriyor. Peki Neden Çocuk Gibi Okumalısınız? Çünkü Huck'ın dünyası, kurallarla değil, kalbiyle şekilleniyor. Jim'in sırf ten rengi farklı diye köle sayıldığına bir çocuğun masumiyetiyle isyan ediyor. Yetişkin aklıyla okursanız "Huck neden böyle aptalca şeyler yapıyor?" diye düşünebilirsiniz. Ama onun gözüyle bakarsanız, her macera heyecanlı, her yol ayrımı ise büyük bir keşif. Üstelik sanılanın aksine bu eser, sadece çocuklara hitap etmiyor. Dönemin toplumsal yapısını, ırkçılığı ve ikiyüzlülüğü tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren güçlü bir hiciv aynı zamanda. Okurken güldüren, düşündüren ve sorgulatan bir yapısı var. Ancak tüm bu derin alt metni, tamamen bir çocuğun bakış açısının arkasına gizleyerek sunmayı başarıyor. İşte bu yüzden, büyülü bir yolculuğa çıkmak için yetişkin zihninizi bir kenara bırakın ve Huck ile Jim'in salında yerinizi alın. Peki Ya Siz? · Huck ve Jim'in arkadaşlığının sizin için en etkileyici yanı
1000Kitap
Huckleberry Finn'in MaceralarıMark Twain · İndigo Çocuk · 20223,693 okunma