Hayatta kimin başına bir hastalık ya da felaket gelmemiş? Kimin başına bir iş gelmemiş?
Hayatın boyunca bir kaç kez zor zamanlardan geçmeden, kimse yaşamını tamamlayamaz, kaçamazsın bundan.
En son gidişimde Kemal Tahir, birdenbire benim hastalığımı soruyor; üzüldüğünü ve hastalığım üzerine düşündüğünü, başımdan geçenlere bir mana vermeye çalıştığını biliyorum... Bana dönüyor ve “Dünya çilesinden kaçamazsın, hayatın meşakkatinden kurtulamazsın! İstersen dünyanın en zengin adamının kızı ol, servet insanı çileden korumaz. Biz bu dünyaya çile çekmeye ve pişmeye geldik!” diyor… İyice anlıyorum ki materyalist, pozitivist, determinist çizgiden oldukça uzaklaşmış… Ve yıllarca sonra, Cemal Kutay, Kemal Tahir’in Mevlevî dervişleriyle görüştüğünü bana nakletmişti. Yine Muzaffer Ozak Efendi ile de görüşmüş olduğunu öğreniyorum. Herhâlde “Devlet Ana”yı yazarken tasavvuf erbabıyla yakın bir ilgisi olmuştur.
Kalbin benim olsun diyorum çünkü Mukadder...
Cismin sana yetmez mi ? Çabuk kalbini sök ver!
Yoktur öte âlemde de kurtulmaya bir yer!
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...