Puan vermedi·128 syf.·
2026 19. kitabı
Aldous Huxley’nin 1950’lerin İkinci Dünya Savaşı sonrası puslu, ruhsal ve psikolojik arayışlarla dolu atmosferinde bizzat kendi bilincini laboratuvara dönüştürerek kaleme aldığı Algı Kapıları, aslında psikanalizin Aborjinler ya da Kızılderililer gibi dış topluluklar üzerinden değil; aristokrat, agnostik terimini literatüre kazandıran bir dedenin genlerini taşıyan ve çocuklukta geçirdiği göz hastalığı yüzünden "görmeye" felsefi bir derinlik atfeden entelektüel bir yazarın kendi zihninde yaptığı sarsıcı bir iç keşif yolculuğudur. Doktor kontrolünde deneyimlediği ve Kızılderili ritüellerinin kutsal parçası olan peyote kaktüsünden elde edilen meskalin özü, insanın zihin yapısını sıfırdan değiştiren yapay bir illüzyon yaratmaz; aksine biyolojik olarak hayatta kalabilmemiz için zihnimizin önüne çekilen ve bizi milyonlarca çiçek arasından sadece işlevsel olan birkaç rengi görebilen arılar ya da sadece hedefe odaklansın diye at gözlüğü takılan atlar gibi dar bir akışa mahkûm eden o evrimsel filtreleri ortadan kaldırarak dünyayı tıpkı kübizm akımıyla nesneye, ışığa ve fona bambaşka açılardan bakan bir ressamın gözüyle, yani bir sandalyeyi sadece konfor sağlayan bir eşya olarak değil, saf bir varoluş ve sanat formu olarak görmemizi sağlar. Ne var ki madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimizde ve kutsal kitaplarda Tanrı’nın insanla doğrudan "söz" üzerinden bağ kurup Hz. Adem’e eşyanın isimlerini öğretmesine baktığımızda dil, insanı körleştiren felsefi bir hapishane değil, aksine insan olmanın, adaleti, ahlakı ve hukuku inşa edebilmenin ilk ve en varoluşsal şartıdır; çünkü eğer dilin bize hakikati unutturduğunu iddia edip o sözsüz, sınırsız trans halini mutlak olarak yüceltirsek, insani boyuttan tamamen çıkıp sınırları yalnızca çiğ dürtüler, hayatta kalma korkusu ve doğanın sert
Algı KapılarıAldous Huxley · İthaki Yayınları · 20251,432 okunma
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 218. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:09
Anlatıların bu sayfalarda oluşturduğu izlek Galeano'yu endişelendiren ve esin kaynağı olan meselelerin değişmezliğini gözler önüne seriyor: adaletsizlikler, aşkın hüzünlü ve sihirli yüzleri, emperyalizmin ve çağdaş sömürgeciliğin farklı biçimlerinin lanetlenişi, devrimler ve kültürel direniş biçimleri, bir sığınak olarak dostluk, tarihin unutulmuşları, gündelik hayatın içinde saklanan küçük harikalar. Bu seçki Galeano'nun metinlerini sadeleştirme ve deneyimi yoğunlaştırma tutkusunu zaman içinde nasıl giderek kusursuzlaştırdığını ve tuttuğu hayat yolunun anlatımsal dünyasına nasıl yeni sorular ve yeni sahneler kattığını da gösteriyor. Galeano söyleşilerinden birinde bir kitabını şöyle hayal etmişti: "Bu kitap bir kafes değil bir alanı, okurun dilediği zaman, dilediği gibi girip çıkabildiği birçok geniş penceresi ve birçok kapısı olan bir ev."
Hayata Dair
Sevmenin KitabıEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 202541 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·472 syf.··
2018 57. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2018 00:00
@arkadyapolisiye okumaya ilk olarak yine Andrew Gross'un #15saniye kitabıyla başlamıştım. Kalemini sevdiğim için #gizemlisular kitabını da, kafes'i de beğeneceğimden emin olarak başladım okumaya. Beklediğim gibi de oldu. Gizemini, o gizemi çözmek için yarattığı gerilimini, akıcılığını, sürprizlerini çok sevdim. Tabi ki yine karakterlerle kavgaya tutuştum. Yazarın kalemine alışık olduğum için, görünenin sadece buz dağının bir kısmı olduğunu daha ilk sayfalardan biliyorum artık. Bu yüzden ilerledikçe haklı heyecanım artıyor. Sıradan bir benzincide açılan yaylım ateşi sonucu işin büyüyeceğini elbette biliyordum ama balığın bu kadar büyük olacağını tahmin edememiştim doğrusu. Kitapta bazen sarsıldığım, bazen keyif aldığım kilit noktalar vardı. Freddy'in ve Warren'in başına gelenler sarsıldığım noktalardı. Dedektifimiz Hauck'un planı sayesinde Josie'nin intikamına, dolayısıyla Raines karakterinin yaşadığı şaşkınlığa bayıldım. Arkadya bir de üstüne polisiye olur da okunmaz mı diyor ve tavsiye ediyorum. Keyifli okumalarınız daim olsun...
KafesAndrew Gross · Arkadya Yayınları · 2018106 okunma
Konu ilgi çekici ama anlatım çok sıkıcı :(
6/10
·400 syf.··
2026 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 10:01
Bu kadar ilgi çekici bir konuyu bu kadar kötü (sıkıcı) anlatmak büyük başarı gerçekten bravo. İkinci bir Kırmızı Piyano vakası bence. O kitapta böyleydi. Başı güzel başlayıp, ilerledikçe baymaya (sıkıcı olmaya) başlamıştı. Sanırım Josh Malerman'ın en iyi kitapları Kafes, Malorie ve Teftiş. Sırada Goblin kitabı var okunacak. Umarım o da sıkıcı değildir.
Carol GömülmedenJosh Malerman · İthaki Yayınları · 20191,120 okunma
7/10
·336 syf.··
2026 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:40
Sürükleyici bir gerilim romanı. Atmosferi başarılı, özellikle sürekli hissedilen tehdit duygusu kitabı merakla okutuyor. Hikayedeki bazı önemli gizemler cevapsız kalsa da, korku ve hayatta kalma temalı romanları sevenlerin keyifle okuyacağına inanıyorum.
KafesJosh Malerman · İthaki Yayınları · 201814,7bin okunma
Rollo May /Kendini Arayan İnsan
Puan vermedi·272 syf.··
2026 25. kitabı
Rollo May /Kendini Arayan İnsan Kitap ,modern insanın kimlik krizini, yalnızlığını ve anlam arayışını varoluşçu psikoloji açısından ele alır .özellikle modern toplumun bireyi “kendisinden uzaklaştırdığı” fikri üzerinde durur. Kitap 3 bölüm 8 başlıktan oluşur 1 ve ikinci başlıkta modern insanın yalnızlığı ve endişesiyle hastalığıımızın kökenleri konusundan bahseder Modern insanın yalnızlığı ve endişesi konusunda Rollo May E.Fromun görüşüne yakın bir görüştedir, modern insan yalnız ve endişelidir Erich Froma göre de modern insan yapayalnız ve kaygılıdır ve Durkheim da Rollo May ı desteklercesine modern insan Anomie(başıboşluk) içinde yaşar Karn Horneyde ,modern insan için, rekabet halindedir, rekabet duygusunu bireyler ve gruplar arasında yarattığı düşmanlıktı . günümüzde ise psikolojik sorunların kökeninde olan durumları birkaç maddeyle açıklayabiliriz 1. günümüzde en sık rastlanan sorun cinselliğe dair sosyal tablolar ya da cinsellikle ilintili suçluluk duygusu değildi cinselliğin çoğu kimse için boş mekanik ve manasız bir deneyim halini almıştır 2. Boşluk duygusu, genellikle insanların hayatlarına ya da içinde yaşadıkları dünyaya ilişkin etkili bir şey yapmaktan aciz olduklarını hissetmelerinden kaynaklanır 3. Modern insanın bir başka özelliği de yalnızlıktır, yalnızlık isminin önemli nedeni de toplumumuzun sosyal kabul görmeye verdiği değerdir, sosyal kabul görmek bir başka değişle beğenilmek yanlığınızın hissini uzak tuttuğu için son derece güçlüdür 4. Diğer özelliği de endişeli bir varlık olmasıdır Hastalıklarımızın kökenlerine baktığımız zaman; May’e göre modern toplum bireyi kendi özünden uzaklaştırır. - [ ] İçi boşaltılan toplumsal değerler(Kierkegeard, nietzsche ve Kafka gibi yazarlar içinde bulunduğumuz çağda değerlerin altüst olacağına ve 20. yüzyılda
Kendini Arayan İnsanRollo May · Okuyan Us Yayın · 20193,927 okunma