Ümitle malûlüzdür, hep bekleriz;hayat da cevher haline gelen bekleyiştir sadece. Ebediyen askıda kalmaktansa, tarafsız bir ilâh ya da kadavra durumuna indirgenmektense, her şeyi bekleriz. Hiçliği bile. Böylelikle, tamiri imkânsızı kendine düstur edinen yürek, bundan hâlâ sürprizler umar. İnsanlık, onu yadsıyan olayların içinde âşıkâne yaşar...
Bizler birbirimizi tanıdığımızı sanırız. Hâlbuki ne kendimizi tam anlatabiliriz başkalarına,ne de başkaları, bizim yarım yamalak anlattığımız kendimizi tam olarak anlayabilirler.