sıla pamuk

sıla pamuk
@kalbik
"Ben hayatta en çok kitapları sevdim." -Nikola abimiiz
BİNLERCE HAYAL VAR AMA BUNUN ARKASINDA SADECE BİR ÇOCUK
Puan vermedi·200 syf.··
2022 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2022 11:06
İnsanoğluyuz biz. Hayal ederiz. Yıldızları hayal eder, Yıldızlı Gece'yi çizeriz, sevdiceğimizi hayal eder, şarkılar söyleriz; sevdiceğimiz yerine birim çemberi hayal eder, matematiği sevmeyen binlerce insana matematiği sevdiririz.(Burdan RM tayfaya selamlar️)Aklımız var bizim, hayal etmek için. Peki, aklı tam olgunluğa erişememiş o bızdıklar... Çocuklar. Hepimiz okuduk o satırları, geçtik o yollardan. Hayaller kurduk, eğlendik, yaramazlık yapıp azar işittik -belki bazılarımız Zeze gibi dayak da yedi- hastalandık, yürüdük, düştük... Kısacası büyüdük fakat bir zamanlar hepimiz birer Zeze'ydik.Milyarlarca Zeze var bu dünyada ama asla hiçbiri değil ki bir Zeze. Zira herkesin hikayesi farklıdır. Herkes bir romandır kendi bünyesinde. İşte bu kitapta yaşıtlarına göre oldukça meraklı, gerçek dünyanın hayal dünyasına yetmemiş olduğunu görüp bu açıklığı insanlara tuzak kurup eğlenerek kapatmaya çalışan fakat bundan dolayı şeytanın çocuğu olarak görülen bir çocuğun hem gerçek ve ızdırap dolu olan dünyadaki hayatını hem de Tanrı'sı olduğu kendi dünyasını okuyoruz. Her insanın kendi geçmişiyle bir özdeşlik bulup geriye dönüp hatıralarını anmasını sağlayacak bir kitap. Portuga gibi mesela. Zeze'nin kahramanı olan Portuga. Onun uslu durmasını, küfürler etmemesini sağlayan, ona şefkati öğreten Portuga. İşte her çocuğun olmuştur bir Portuga'sı. Kimisi için o kişi annesi ya da babası, bazısı için ablası ya da abisi, başkaları için TV'de izlediği karakterlerdir. Sizinki kimdi, oturun düşünün bir. Geçmişe gidin, küçük benliğinize selam verip gelin, o zaman hayal ettiğiniz şeyleri anın ve yüzünüze bir gülümseme yerleştirin. Gökyüzüne bakıp Portuga'nıza teşekkür edin ve ona veda edin. Artık kendinizin kahramanı kendinizsiniz. Sağlıcakla kalın. Dipnot: Bu yazdıklarım kitap için ön
Hikaye-Öykü
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,5bin okunma
Reklam
SADECE BİR ANNE VE ONUN KIZI
9/10
·408 syf.··
2022 1. kitabı
Bu ikili güçlerini birleştirirse nolur? Bilirsiniz ki tarihte baba oğul ilişkilerine sıkça rastlarız. Bu sefer bir kız çocuğu ve onun rahat yaşaması için tüm dünya ile savaşacak bir kadın göreceksiniz. Tabi ki yardımda alacak ne de olsa en nihayetinde o da sadece bir insan, Tanrı değil. Kitabın içerik kısmına gelicek olursak çok dolu bir içeriği var. İran'ın 80 ve 90'lardaki siyasal değişikliklerden tut Irak ve İran'ın savaştığı dönemde her iki tarafı destekleyen Amerika ikiyüzlülüğüne kadar. İran'daki kadın hakları(İranlı erkeklerin kadınların çok hakkı olduğu iddia etmesinin aksine), pasdarlar, tacizler, uçaksavarlar, birbirinden tembel olup zamanın kıymetini bilmeyen bağnaz beyinler ve son olarak bunlara karşı savaş veren bir Amerikalı anne ve onun kızı. Konuyu açıklamayacağım malesef, direk düşüncelerimden bahsedeceğim. Açıkcası okurken yer yer üzüldüğüm ve genelde öfkeli okuduğum bir yapıt. Bir erkeğin karısına kendi suçlarını ve beceriksizliğini kabullenemeyip dayak atması, sürekli kötü sözler söyleyip aşağılaması, nefret ettiği hissi uyandırsada kadını bırakamaması çok acınası bir durum. Hele ki bir de İran'daki kadınların kocaları ne derse başını eğip "Sen her zaman haklısın bey" dercesine suspus oturmaları... İran gelenekleri ve giyim tarzı hakkında -beğenmesemde- bilgilenmek birazcık sevindirdi. Bir kızın çok erken olgunluğa eriştiğine şahit olmak çok üzücü. Bir annenin ise kızının can sağlığı söz konusu olduğunda hissettiklerini öğrenmek az da olsa kendi annemi ve genel olarak anneleri anlamamı sağladı.Bu arada Betty'nin (ana karakter) ilk başlarda dua ederken Tanrı'm diye başlayan cümlelerin Allah'a dönmesi ister istemez bulunduğumuz bölgeden etkileceğimizin ufak bir kanıtı.Velhasıl kelam, geçmişte hiç adım atmadığı ve zorla tutulduğu ülkeden
Otobiyografi
Kızım Olmadan AslaBetty Mahmudi · Sonsuz Kitap Yayınları · 20177,2bin okunma
Bir Kalbin Çöküşü, dalda yetişen tam olmamış meyve gibi
2/10
·56 syf.··
2021 1. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2021 08:34
Merhaba arkadaşlar, baştan söyleyeyim öfke dolu bir inceleme olucak:) Çünkü kitap okuduğum o kadar Stefan Zweig eseri içerisinde en kötüsüydü. Kısaca konusundan bahsedecek olursak ilahi bakış açısı ile yazılmış kitapta adından bahsedilmeyen fakat "yaşlı adam" olarak varlığını sürdüren baş karakterimiz bir gece bazı sebeplerden dolayı bulunduğu otel odasından dışarı çıkar ve o sırada o 'ahlaksız ve terbiyesiz' kızının gece vakti daha yeni odasına girdiğini görür. İşte o zaman, olaylar zinciri açılmaya başlar. Kitap hakkında kendi görüşlerime geçeyim: Benim sözünü etmek istediğim birkaç bir şey var. Bunlardan ilki,karısının başka erkeklerle flört etmesine kızması gayet doğal ve ayrıca kadının yaptığı insanlık dışı, bunu belirtmek isterim.Ama kızının başka erkeklerle flört etmesi, eğlenmesi ya da onlardan biriyle birlikte olmasını hazmedemeyip kızına "ahlaksız,iffetsiz, gösteriş meraklısı" gibi adlandırmalar yapması, kibriti tutuşturup kitabı yakma isteğini getirdi benim bulunduğum vaziyette. Sanki Stefan Zweig popüler olmak için dönemin erkek egemen anlayışı ile doğru orantılı kitap yazmış gibi. Kitabın kapağını kapattığımda Stefan Zweig'e karşı hayal kırıklığı yaşadım. İkinci olarak hayatını; kızı ve karısı rahat yaşasın, istediklerini düşünmeden alsınlar diye harcayan babaları güzel anlatmış. Biraz olsun hissettiklerini anlamak ve empati kurmak bana iyi geldi bir o kadar hüzün versede. O yüzden 2 puan verdim yoksa bu kitap için puan değerlendirmesi yapmak zaman kaybı olurdu:)
Hikaye-Öykü
Bir Kalbin ÇöküşüStefan Zweig · Can Yayınları · 201820,5bin okunma
Spoiler YOK!
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Merhaba arkadaşlar, yeni katıldım 1000kitap üyelerine ve ilk incelemek istediğim kitap "Nietzsche Ağladığında". Çünkü beni derinden etkileyen ve hâlâ etkisinden çıkamadığım sözleri alıntıladığım kitaptır kendisi. İncelemeye geçelim:) İlk olarak bahsetmek istediğim şey, bu kitapta doğru düzgün bir olay göremeyeceksiniz çünkü zaten amacı da bu değil kitabın. Kitap sizleri uslamlamaya, sorgulamaya ve düşündürmeye yöneltiyor. Bunları yaparken iç konuşma ve diyalog gibi anlatım tekniklerinden yararlanıyor. Oldukça başarılı bir yapıt olmakla beraber insana okurken "Acaba buradaki iletmek istediği fikri kaçırdım mı?" sorusunu sorduran ve kaçıracağım korkusunu yaşatan bir kitaptır da aynı zamanda. Kısaca bahsetmek gerekirse her şey Lou Salome'nin Dr. Breuer'den arkadaşı Nietzsche için yardım istemesiyle başlar. Fakat bu yardımı Nietzsche'ye kabul ettirmek imkânsızdır ve bunu bilen Lou Salome istediği yardımın Nietzsche ayardına varmadan gerçekleştirilmesini talep eder. Bir şekilde aynı odada buluşan Nietzsche ve Breuer, diyalogları ile sizi sonsuz bir sorgulamaya veya düşünmeye davet eder. Bu kitap benim için ayrı bir önem taşır çünkü beni ,kendi benliğimi ve hakikatimi; araştırmaya,öğrenmeye ve tanımaya yöneltmiştir. Bu kitabı okuduktan sonra kendimi hiç tanımadığımı, dış dünyaya kendimi kaptırdığım için iç dünyamda olup bitenlerden bihaber olduğumu fark etmişimdir...Eğer kendinizi tanımak,iç dünyanızı keşfetmek,yeni bakış açıları kazanmak; Nietzsche,Lou Salome, Dr. Breuer ve Freud gibi önemli isimlerin yaşamına dair bilgiler öğrenmek istiyorsanız bu kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Felsefe
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma