İskender güldü. “İyi haber, yemek salonu bizim tarafta.”
Nihat’a dokunsalar ağlayacak gibi bir hali vardı. “Kötü haber, mutfak onların bölgesinde kaldı.”
Nihat’ın tek derdi acıkan karnıymış gibi suratını asarak bana sınırın diğer tarafını gösterdi. “Mutfağımıza el koydular, bundan sonra ne yiyip içeceğiz?”
“Odamda sınırın diğer tarafında kaldı.” İskender esneyerek başını Zaza’nın omzuna yaslayıp yeniden esnedi. “Bundan sonra nerede uyuyacağım ben?”
Dürüstlük nerde kaldı?
Kes lakırdıyı! Aramızda nice dürüst görünen insanlar yaşamaktadır ki içlerinde taşıdıkları canavarlar toplumu lime lime parçalar. Nice dürüst olmadığına hükmettiğimiz insanlar da biliriz ki hakikatlerini araştırsak evliya çıkar.
“Seni görmeden yaşayamayacağımı sandığım, kalbimin ağrısına uyuyamadığım günler çoktan geride kaldı. Ama yine de, nadiren de olsa, ilginç şeyler oluyor ve eski alışkanlıklarla ilk iş telefona sarılıp sana anlatma ihtiyacı duyuyorum.”