Balıkçı !
Puan vermedi
Ortaokuldayken , rengarenk opak çoraplar giyen çılgınca bir Türkçe öğretmenim olmuştu kısa bir süreliğine…Ege’den Denize Bırakılmış Bir Çiçek kitabını okutmuştu bize, hala durur baba evindeki kütüphanedeBen o kitabı evire çevire defalarca okudum, özellikle bazı öykülerini…Sonra zaman içinde Aganta Burina Burinata , Mavi Sürgün ve diğerleri…Hatta üniversitede bir dergi için yazılar hazırlarken ilk yazım yine Halikarnas Balıkçısı üzerineydi Okuduğumuz bir kitap, bir isim nerelere götürüyor bizi …Ya ben nasıl tutkun olmayayım edebiyata! . Mavi Sürgün ‘ü de bir yıl önce almışım , kısmeti bugüneymiş.Aslında biraz şaşırttı beni , ben Bodrum’da bir sürgün hayatı beklerken kitabın ikinci yarısından sonra başlıyor Bodrum hayatı .Bu arada Bodrum ismini şövalyelerin inşa ettiği Saint Peter Kalesinden alıyormuş .Petrium olmuş Bodrum ! . Kitap ,yazarın İstanbul’daki , minyatürler tezhipler yapıp gazetelerde yazılar yazdığı günlerde başlar.Üsküdar’da , kıt kanaat yaşayan evli ve bir çocuk babasıdır. Bugünlerde yazdığı bir yazı yüzünden İstiklal Mahkemesinde yargılanmak üzere Ankara’ya götürülür.İdam beklerken Bodrum’da kalebentlik cezasına çarptırılır ve 4 ay kadar süren bir yolculuğun ardından Bodrum’a varır.Ev tutup avludan denizi gördüğü , kumları avuçladığı anlat eminim edebiyat tarihine geçecektir. 1,5 yılın ardından cezasını tamamlamak üzere İstanbul’a gönderilir ancak asıl sürgün şimdi başlamıştır. . Cezası dolar dolmaz Bodrum’a koşar , artık birlikte anılacakları dönem başlar ve 25 yıl boyunca, çocukları büyüyüne kadar Bodrum’da kalır.Bodrum ‘u adeta cennete çevirir.Avrupa’dan fidanlar , tohumlar getirtir.Turunçgiller , çiçekler,palmiyeler onun sayesinde köklendi Bodrum’da. Sürgün Cevat Şakir’i tekrar doğurdu ve Halikarnas Balıkçısı adıyla ölümsüzleştirdi . Kitabı
İnsan ve Hayat
Mavi SürgünHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20222,114 okunma
8/10
·192 syf.··
2026 2. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 19:27
Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın anılarından oluşan bu eser, yazarın dergide yayımladığı bir yazı yüzünden İstiklal Mahkemeleri tarafından yargılanıp kalebentlik cezasına çarptırılması ve Bodrum’a sürgüne gönderilmesiyle başlar. Her şey işte o andan sonra şekilleniyor. Dili çok sade, anlaşılır ve akıcı; severek okuduğum kitaplardan biri oldu. Bodrum’a ve tabiatına aşık bir insanın sürgün hikayesi olarak da tanımlanabilir. Denize tutkun olan insanların bu kitabı seveceğinizi düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye ederim. Kitaptan beğendiğim bir cümle. “Vakit öldürüyoruz diyorlardı. Kimin haddine düşmüş vakti öldürmek! ‘Vakit’, onu yaşatmayı bilmeyenleri öldürür.”
Aganta Burina BurinataHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20226,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Mavi Sürgün & Halikarnas Balıkçısı Türk Edebiyat tarihinin büyük öykü, deneme ve roman yazarı Cevat Şakir Kabaağaçlı Bodrum’la özdeşleşmiş bir yaşam ustasıdır. Namı değer Halikarnas Balıkçısı... Hafta Dergisi’nin 13 Nisan 1925 tarihli sayısında yayımlanan “Hapishanede İdama Mahkûm Olanlar Bile Bile Asılmaya Nasıl Giderler” başlığı ile yazdığı yazıdan kaynaklı, cumhuriyet döneminin ilk olağanüstü mahkemeleri olan İstiklal Mahkemelelerinde, Ankarada yargılanıp, üç yıl kalebentlik cezası alarak Bodrum’a sürgün edilir. Yazar'ın Bodrum'a gidişi oldukça maceralı ve uzun bir süreci kapsar. Sürgüne giderken Ankara'dan iki asker eşliğinde afyon Denizli Aydın, çine, İzmir vs geçer. Yolculuğu sırasında adeta tarihe tanıklık eder, okuyucuya yolcuların davranışlarını, konuşmalarını, doğanın canlılığını betimler ve üç dört aylık yolculuk sonunda Bodrum'a ulaşır. Üç yıllık sürgün döneminini hapishanede değil, kalebent olarak sürdürür. Ancak buraya gelir gelmez Bodrum'a aşık olur. Bunu yazdığı ve şimdilerde Bodrum'u girişinde bizi karşılayan "Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin, Sanma ki geldiğin gibi gideceksin, Senden öncekiler de böyleydiler, Akıllarını Bodrum’da bırakıp gittiler…” dörtlüğünde görebiliriz. Nitekim kitabında "Başka yerde nur içinde yatılır ama bodrum da nur içinde yaşanır" cümlesiyle Bodrum’a dair duygusunu belli eder. Bodrum'da yaşamını bahçıvan, balıkçılık, turizm rehberi olarak geçirirken bölgedeki genel yaşamdan da bahseder. Burayı o kadar özümser ki adeta buranın yerlisi olur. Derken sürgünün geri kalan birbuçukyıllık kısmını İstanbul'da tamamlayabileceğini bildiren haberle umutsuzluğa kapılır. Aslında bu durumun yazar için olumlu olması beklenirken, yazar bunun büyük bir mutsuzluk kaynağı olduğunu söyler. Bir buçuk yılını İstanbul'da annesinin
Mavi SürgünHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20222,114 okunma
İnceleme
10/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2023 375. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2023 11:58
Hikâyeleri, romanları, deneme-inceleme türündeki eserleriyle modern Türk edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Halikarnas Balıkçısı, “Mavi Sürgün” isimli kitabında Bodrum’a sürgün edilişinin hikâyesini anlatmaktadır. Yazar, 1925 senesinde asker kaçaklarıyla alakalı yazdığı bir gazete yazısı yüzünden İstiklal Mahkemesi tarafından üç yıl Bodrum’da kalebentliğe mahkûm edilir ve kitabın büyük bir kısmında İstanbul’dan alınıp Ankara’ya mahkemeye götürülüşü ve sonrasında Bodrum’a olan yolculuğunu anlatmaktadır. O zamanlar çok az kimsenin uğradığı bir sahil kasabası olan Bodrum hakkında çok az bilgi sahibidir, fakat şehri görür görmez âşık olur. Ve kalebentlik süresi bittikten burada yaşamaya devam eder. Halikarnas Balıkçısı İstanbul’da gazeteci olarak hayatını sürdürürken bir yazısı yüzünden tutuklanıp Bodrum’a sürülmüş, fakat bu sürgün kendi deyimiyle ceza görünümlü bir lütuf olmuştur. I. Dünya Savaşı dönemi İstanbul’unu anlattığı satırlardan anlaşılacağı üzere yazar; şehrin yapmacıklığı ve karanlık atmosferinden hoşlanmamaktadır. Bodrum’daki tabiat, deniz ve aydınlık ise onu büyülemiştir. Coşkun bir mizaca sahip olan yazar eserinde de romantik ve heyecanlı bir dil kullanmakta, duygularına okuru da ortak etmektedir.
Halikarnas Balıkçısı
Mavi SürgünHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20222,114 okunma
Puan vermedi·226 syf.··
2023 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2023 10:05
Halikarnas Balıkçısı Lise edebiyat derslerinde Cevat Şakir Kabaağaçlı hakkında bize öğretilenler bir sebeple Bodrum'a sürülmesi sonucu Bodrum'a aşık olması, sürgün bittiği halde Bodrum'u kendi benliğinden bir parça sayarak o şehrin eski adlarından biri olan Halikarnas'ı kendine mahlas yapması ve bu Akdeniz şehrinde geçirdiği hayatın edebiyatına olan etkisi şeklinde özetlenebilir. Bu özetin dışına çıkarak yazarın yaşadığı bu sürgün ve kişisel dönüm noktasının inceliklerini öğrenmek istediğim için bir otobiyografik roman olan Mavi Sürgün'ü okumaya başladım. Romana yazarın İstiklal Mahkemesinden ona bir suç duyurusu olduğunu öğrenmesiyle başlıyoruz ancak yazarımız bir süre ne suç işlediğini bile bilmemekle beraber ona verilecek cezanın da ne olacağına dair bi fikri yok. Asker kaçaklarıyla ilgili bir yazısından dolayı kendisine cezai işlem başlatıldığını sonrasında öğrense de yazarımız uzun aylar boyunca belirsizliğin pençesinde yaşamak zorunda kalıyor. İdama çarptırılıp çarptırılmayacağını bilmediğindeki bekleyişi ona verilecek cezanın kendisinden daya büyük bir ızdıraba dönüşürken kalebentlik cezasına çarptırılması sonucu sürgün edildiği Bodrum hakkında hiçbir bilgi edinememesinden ve orada özgür bir şekilde yaşayıp yaşayamayacağından bile emin olmaması sonucunda yaşadığı kaygı da cabası. Bodrum'a sürgünü bile ayrı dert olan yazar, jandarmaların onu Bodrum'a götürme konusundaki hiç aceleci olmayan tavırları yüzünden ceza hükmü verildikten ancak 6 ay sonra şehre varabiliyor. Gemiyle seyahat izni olmadığından (denize atlayıp kaçacağından korkuluyor) bir sürü farklı şehrin jandarma merkezinde aylarca konaklayarak cezanın kendisinden kötü şartlarda yaşıyor. Halikarnas Balıkçısı'nın bu sürgün hikayesini okurken dikkatimi çeken bazı ilginç detaylar oldu, bunlardan benim için en
Halikarnas Balıkçısı
Mavi SürgünHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20222,114 okunma
10/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2023 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2023 03:51
" Günebakan" genel başlığı altında (iki ayrı kitaba," Alternatif Aydın" ve" Saatsız Maarif Takvimi" ne ) topladığım kültür denemelerini, kültür siyaseti yazılarını ve çıkmalarını, yirmi yılı kapsayan bir süre içinde (1975-1994 arası ) çeşitli gazstelerde,haftalık ve aylık dergilerde yayımlamıştım.Bu yazıların yarıya yakını, daha önce, " Alternatif:Aydın'ın ilk baskısında (1985, Hil Yayınları ) ve Küçük Kıpırtı Tarihi" nde (1992 , Boyut Yayınları ) yer almıştı.Ötekiler ilk kez burada kitaplaşıyorlar. İlk ciltte " aydın olmak " izleğinden hareketle felsefe,düşünce,dil,edebiyat, sanat arasında mekik dokuyan denemeleri bir araya getirdim.İkinci ciltte ise insanlar, olaylar, şehirler ana ekseni oluşturdu.Bu yazıları daha önce " köşebentler " olarak vaftiz ettiğim anımsanacaktır:Gerçekten de, iki kitap birlikte düşünüldüğünde, son yirmi yılın kültür yaşamına ilişkin bir fotoğraf albümü ortaya çıkacaktır gibi geliyor bana. Enis Batur
Edebiyat
Saatsız Maarif TakvimiEnis Batur · Ark Yayınevi · 199514 okunma
Reklam
Reklam