Kırmızı Rüzgar

Puan vermedi·200 syf.··
2020 24. kitabı
Matematikle arası pek de iyi olmayan Can'ın, Ömer Hayyam, Leonardo Fibonacci ve Pisagor ile yaptığı zamanlar ve mekanlar arası yolculuklarda başına gelenler oluşturuyor hikayeyi. Ama ne macera... Her yerden fırlayan tavşanlara esir düşmek mi dersiniz, menzil hesaplaması yapılırken fırlatılan topların hedefinde kalmak mı dersiniz, gizemli 9 koridorunda yaşam mücadelesi vermek mi dersiniz, ne ararsanız var. Hatta göbeğini kaşıyarak söylenen sayıları içerisinden çıkarabilen Yüce Pi bile var. Hem çok detaya girip sıkıcı olmadan hem de daldan dala atlamadan az ve öz bilgi verilmiş kitapta çocuklara. Çok fazla isim, teori, buluş ve ilginç bilgiye boğulmamış kitap. Eğlencenin yanında öğretilmek istenin sınırlı tutulması kitabın çocuklar için yorucu olmaması açısından iyi olmuş. Büyük isimlerin Can'a olan yaklaşımı üzerinden aslında öğrenme ve öğretme sürecinin nasıl daha güzel olabileceği de gösterilmiş. Mesela Matrakçı Nasuh'un çarpma metodu Pisagor tarafından Can'a öğretilirken biz de öğreniyoruz. Son sahnede az da olsa Matrakçı Nasuh'un kendisini de görüyoruz. Çocuklarda Matematik sevgisi uyandırmak için yazılmış kitaplar okudum son aylarda. İçlerinde en başarılı bulduğum, sevdiğim, okurken gerçekten devamını merak ettiğim bu kitap oldu. Yer yer çocuklara da itici ve yapmacık gelecek bir üslubu vardı ama genel olarak oldukça eğlenceli ve heyecanlıydı. Çocukların seveceğini, önemli bazı şeyler de öğreneceğini düşünüyorum. Kendim de en kısa zamanda devam kitabını okuyacağım çünkü hikaye tam kıvamında ve çok heyecanlı bir yerinde bitti :)
1000Kitap
Matematiğin Kaç Canı Var?Merve Uygun · Cezve Çocuk Yayınları · 2018164 okunma
Reklam
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2020 13:47
Kitabı okurken fark ettim ki hakikaten hiçbir zaman yeterince deliremeyeceğiz. Hikayelerden birinde de geçtiği gibi delirmek de emek istiyor, özellikle de aklı başında bir delilikse. Günlük hayatta yaşadıklarımız da aslında bizi delilik çizgisinin yakınlarında dolaştırıp duruyor. Arka kapağındaki yazıyı okuyunca abartıldığını düşünmüştüm. Beni yanılttı. Bu sefer sıkılacağım galiba dedikçe her hikayeyi hayretle, beğenerek okudum. Her gün yanından geçtiğimiz ama fark etmediğimiz hikayeleri anlatmış aslında yazar. Ama gerçek ve fantastik ögeler öylesine iç içe ki hiç garip gelmiyor. Sanki gerçekler doğaüstü; doğaüstü olaylarsa gerçekmiş gibi gelmeye başlıyor sayfalar ilerledikçe. Üzerine uzun uzun düşündüklerim, etkisinden hemen çıkamadıklarım da oldu. Bazı hikayelerin gerçek olmasını ve benim başıma gelmesini de istedim. Belki uzun zamandır bu kategoride güzel bir kitaba denk gelmediğimden, belki de gerçekten Osman Cihangir'in başarısından... Bana yeni gelen bir yan vardı yazdıklarında. Alışılmışın dışındaydı. Okuduğum bir sayfasında bile pişman olmadım.
1000Kitap
Hiçbir Zaman Yeterince DeliremeyeceğizOsman Cihangir · İz Yayıncılık · 2015126 okunma
Puan vermedi·266 syf.··
2020 22. kitabı
Distopya mı ütopya mı karar verebilmiş değilim. "Kendi distopyasını yaratan ütopya" diye bir yorum gördüm, galiba en doğrusu bu olur. Çünkü gerçekten söylendiği gibi diğer distopyalardan ayıran en önemli özelliği de bu; "Hangisini seçerdik" diye sordurabiliyor bize. Yazarın ön sözde dediği gibi delilik ve cinnet arasında bir seçim yapmaya zorlanıyoruz kitabı okurken. Uygar olarak adlandırılan insanların karşısında sadece "vahşi" Kızılderililerin olması da çok tuhaf. Üstelik uygarlığı distopya olarak kabul edersek vahşilerin yaşantısı da bundan kaçıp sığınılabilecek iyi bir alternatif değil. İki toplum da eleştirilmiş, ikisi de övülmüş. Üçüncü ve makul bir seçenek yok. 1984 ile karşılaştırmak da ne kadar doğru olur emin değilim. Çünkü 1984 çok net bir şekilde distopya benim için. Cesur Yeni Dünya'da 1984'ün aksine iktidarın istediği hayatı yaşamaktan memnunlar. Bunu baskı, zorlama, sürekli olan gözetleme ya da işkence sebebiyle yapmıyorlar. Tercih şansları yok belki ama başka bir ihtimalin varlığı zaten dna'larında yok. Embriyo oldukları dönemden itibaren her şey kendilerine kodlanmış. Her şey koşullamayla yapılıyor. Dolayısıyla bilişsel süreçleri hesaba katmadıklarından, kontrol doğumdan önce başlamış olsa da "düzen bozucular" çıkıyor. Onlar da 1984'teki gibi sert bir tepkiyle karşılaşmıyor. En uç aşamada kendileri gibi olanların yaşadığı adalara tayinleri çıkarılıyor o kadar. Gelecek öngörüsü açısındansa ikisinin karışımını yaşıyoruz bence şu an. "Değer ve inançlardan yoksun insanların izole yaşantısı" gibi yorumlar yapıldığına şahit oldum kitapla ilgili. Ben buna katılmıyorum. "Kendin gibi olmayanları ahlaksızlıkla suçlayıp yalıtılmışlığa zorlamadan önce yaşadığı şartları göz önünde bulundur" gibi bir anlam da çıkıyor ortaya. Karakterleri tek tek ele alınca her
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2020 19. kitabı
Tek bir hikaye değil, aynı mekanlar ve aynı karakterlerle ilgili birden fazla ve çoğunlukla birbirinden kopuk hikayelerden oluşuyor kitap. İçerisinde okuyan çocukların da çözmesi için hazırlanmış Matematik problemleri ve önemli kişiler, eserler, mekanlar hakkında bilgiler var. Kitabın hangi yaş grubuna hitap etmek için yazıldığını pek anlayamadım. Görselliği, yer verdiği konular ve üslup biraz çelişkili geldi bana. Ek olarak sadece Fırat'ın ilkokul öğrencisi olduğunu göz önüne alırsak bile kitaptaki matematik problemlerinin bir kısmı ilkokul müfredatında yok. Fırat'ın Matematik korkusu demek de mümkün değil. Matematiğe pek de ilgisi olmayan Fırat'ın, okulda öğrendiklerini gerçek hayatta nasıl kullanacağını keşfetmesini anlatıyor daha çok. Çocukların ilgisini çekecek hale getirirsek, sevdirirsek, kendimiz de anlayışlı olursak en zor konularda dahi başarılı olabilecekleri gösterilmeye çalışılmış. İdealize edilmiş öğretmenler ve ebeveynler kitaptaki karakterler, gerçek hayatta pek karşılıkları yok. Kitapta ana bir hikaye olmadığı için çocukların ilgisini çekecek macera-aksiyon, olay örgüsü de yok. Verilmek istenen mesaj kitapta parçalı bir hava olduğu için boşlukta kalmış. Ne anlatılmak istendiği pek belirgin değil. Çocuklar tarafından severek ve eğlenerek okunur mu emin değilim.
1000Kitap
Fırat’ın Matematik KorkusuElvin Öven · Kırmızı Kedi Yayınları · 201744 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 12. kitabı
Çocuklar için ilginç bilgiler içerdiği ve eğlenceli bir kitap olduğu doğru ancak "çocuklar için bilim kitabı" olduğunu söyleyemeyeceğim. Eğer yazar, iddia ettiği gibi çocuklar için bilimle alakalı kitaplar yazıyorsa çok fazla eksik bilgi sunuyor bana kalırsa. İnançlı insanlar tarafından yazılmış bilim kitaplarına aşinayım ve diyebilirim ki bu kitap hiç de "bilimsel" değil. Çocuklar için yazılmış bir kitaptan akademik olmasını tabii ki beklemiyorum ama kitapta genel olarak "Bu böyledir, çünkü Allah böyle yaratmış" havası hakim. Üstelik bahsettiği konuların nedenlerine ilişkin dünyada kabul görmüş açıklamalar olmasına rağmen. Örneğin Ay'ın oluşumunu anlatabileceği halde "Onu oraya Allah'ın yaratıp koyduğuna inanmayanlar, 'Bu Ay kendi kendine böyle olamaz, kesin onu oraya uzaylılar koymuşlardır' demek zorunda kalıyorlar" diyor. Sebepler ve sonuçlar karışıyor, tüm süreç birbirine giriyor. Jüpiter ve Satürn'ün Dünya'ya meteor çarpmasını engellemek için görevlendirildiğini; Dinozor neslini yok eden çarpışmanın Dünyayı yeni ve çok kıymetli bir misafir olan insan için daha güvenli bir gezegen haline getirmek için oluşturulduğunu söylüyor. Güneş Arabasını taşıdığına inanılan Titan Heliosla dalga geçerken kendisinin de aynı şeyi yaptığının farkında değildi sanırım. Çocuklara yönelik yazılmış kitaplarda bu tarz şeylere daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiği kanaatindeyim. Ağaç yaşken eğilir. Hatalı ya da eksik bilgiyi düzeltmek ve bunu içselleştirmek daha zordur. Tıpkı yazarın kitabın ilk yarısından sonra "bilim insanları" yerine "bilim adamları" demeye başlaması gibi. Ufak detaylar olabilirler ancak ben çocukları geleceğimiz olarak görüyorsak bu ufak detaylara da dikkat ederek yetiştirmediğimiz sürece yanlış giden şeyleri düzeltemeyeceğimize inanıyorum. Son olarak
1000Kitap
Şu Acayip UzayTarık Uslu · Uğurböceği Yayınları · 2013809 okunma
Reklam