Ayrılık Provaları
### I. olmadım! dağların sabrına sığındığımdan beri olduğum yok artık benim. bulamadım, taş neden yüzünü döndü bana ne söyleyecekti eğilip baktığım su rüzgâra kapılmış sağrısı o atın bana ne dileyecekti? âh ki durmadım dünyada soluklanmak için. koyun koyuna uyuduğumuz tepedeki çimenlikten beri çok vaadiyle dünyanın çok gözler gelip geçti canımdan ama olmadım! hepsi birdi sevgilim nasılsa sonunda hepsi birdi. ### II. filizkıran fırtınasıydı hayatım! iyi hatırla! kimin yüzüyle gelmiştin bana bir begonvil, bir serçe, bir sabah ıslığı kimin yüzüyle hayatım? ayrıldığımızda kimdik şimdi hangi gövdenin içindeyiz küçük bir çıngırak çalarken sabahları.. bağışla! bazı zamanlar unutuyorum yola uzun bakmayı. bazı şarkılardan geçmeyi örneğin:
Kar altında kurumuş bir ağaç gibi tek başıma kaldım..
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ayın Şiiri (yıldızlı*)
Göz seni görmeli ağız seni söylemeli Hafıza seni anmak ödevinde mi Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli Sen eskimoların ısınması sevgililer mahşeri Aklım yeni bir akıldır çiçeklerden Mantığım mantığın üstünde yeni İçimde Nuh'un en yeni tufanı Dünyaya ayak basıyorum yeniden Göz seni görmeli ağız seni söylemeli Bütün deniz kıyılarında seni beklemeli Yüzlerce yıl geçiyor belki bir bulut geçiyor Ben yeni doğmuş bir çocuk gibi Herkesin konuştuğu dilden mahrum Ama yepyeni bir dil konuşmanın sevinci Bütün deniz kıyılarında seni anmalı Sen buzulların erimesi eskimoların ısınması İkinci sokaklarda bandolar mızıkalar Yaklaşan çok yaklaşan muhteşem bir gün var Bütün yollarda zafer takı Eriyen kar derin denizlerde katafalk Gün doğuyor her yer çiçek ve kar Bütün çocuklar kurtuldu demektir Göz seni görmeli ağız seni söylemeli
İnsanlar şansın bir lav üzerine fırlattığı, gelecekteki kum çöllerinin, kar fırtınalarının yıldırdığı insanlar, bu ölmezlik tutkusunu nereden buluyorlar? Onların medeniyeti, kısa ömürlü yaldızlardan başka bir şey midir? Bir volkan, yeni bir deniz, bir kum fırtınası, hepsini dünya yüzünden silip atabilir.
Alıntı
Dışarda kar taneleri düşüyordu.Pencereyi açtım, elimi uzattım. Bir kar tanesi yakaladım. Yok olup gidişini, parmağımın ucunda eriyişini izledim. Gülümsedim.
Türk İnanç Sistemi
Her insan topluluğunun olduğu gibi eski Türk topluluklarının da ilahi dinlere girmeden önce özgün inanç sistemleri vardı. Başka dinlere girmelerine rağmen eski inanışlar değişiklik geçirmekle birlikte günümüze kadar ulaşmıştır. Yazılı kaynaklara göre Türklerin bozkırlarda sürdürdükleri hayatlarındaki inanç sistemi üç ana başlık altında toplanabilir: Tabiat kuvvetlerine inanmak, ataların ruhlarına saygı göstermek ve gökteki soyut bir tanrının varlığını kabul etmek. Gökteki soyut tanrı (Tengri) kavramı bu üç madde içinde bir din olarak kabul edilebilir. Doğa ile iç içe yaşayan Türkler doğadaki belirli güçlerle varlıklara saygı duyuyorlardı. Dağlara, ormanlara, su kaynaklarına, mağaraya, ateşe ve fırtına, şimşek, yıldırım, yangın, yağmur, kar benzeri doğa olaylarının ruhlarının varlığına inanıyor ve saygı gösteriyorlardı. Atalara saygı ve onlara kurban sunma inanç sistemlerinin en önemli parçalarından biridir. Senenin belirli zamanlarında ilk çıktıkları atalar mağarası kabul ettikleri yerlere gider, ruhlarına saygı için kurban sunarlardı. Avrasya’nın belirli yerlerinde yüksek noktaları kutsal yer tanımlamışlardır.
Sayfa 44 - kronik·Kitabı okuyor
Alıntı