Şu anda yaşadığımız her anın bedelini gelecekte öderiz. Tek bir yanlış dönemeçte kendini kaybolmuş bulabilirsin. Şuanda yaptığın hiçbir şey buhar olup uçmaz. Gelip seni bulur. Hiçbir şeyin yanına kâr kalmaz.
Dostlarım, denizcilerim, yalnız çıplak olan yaşar güneşte. Yalnız dümeni olmayan açılabilir engin denize. Yalnız geceyle kararıp şafakla uyanan ve yalnız kar altında köklerle birlikte uyuyan ilkbahara ulaşacaktır.
Çünkü siz kökler gibisiniz ve tıpkı kökler gibi
basitsiniz, ancak dünyadan hikmeti siz devşirirsiniz.
Sessizsiniz de, ancak daha filizlenmemiş dallarınızda dört rüzgârın korosunu saklarsınız.
Zayıf ve biçimsizsiniz, ancak dev meşelerin başlangıçlarsınız ve göklerin karşısında söğütlerin bir taslağısınız.
Bir kez daha söylüyorum size, sizler koyu toprak parçalarıyla kımıldayan gökler arasındaki köklerden başka bir şey değilsiniz. Ve çoğu zaman ışıkla birlikte dansa kalktığınızı gördüm, ama çoğu zaman da utangaç buldum sizi. Bütün kökler utangaçtır. Yüreklerini öyle uzun zaman gizlemişlerdir ki, ne yapacaklarını bilmezler artık.
Biriken ne varsa sözler arkada kalmış,
O çok sevdiğin dünyanın katı huyu,
Şimdi ne yana dönsen buz tutmuş
kanatların, gövdende onca diken.
Yollan kar kaplamış, donmuş göl,
ne sen bir yere vanrsı'n artık ne seni
bekleyen tren.
De ki, kışta gün boyunca kar yüklü
Sakız beyazı, eve dönemeyen bir ağaçsın
Bu katılık dünyaya can gibiyken.