Kendinizi bir kar tanesi yerine koyun. Bir şehre yaklaşıyorsunuz. Diyelim ki İstanbul'a. Tuz dolu yüzlerce kamyon sizi bekliyor. Homurdanan insanlar, fazla mesaiye bırakılmış belediye işçileri, greyderler vs. Siz olsanız gelir misiniz? O geliyor.
Her an başlamak üzere olan, belki de bu ilk uçuşumda başıma çoraplar örmeye elverişli bu kar fırtınası, yalnızca beni ilgilendiriyordu. Bir bir sönen yıldızları nereden bileceklerdi ki onlar?
"Fırtınalar, sis, kar canını sıkabilir. O zaman, senden önce aynı şeyleri yaşayanları düşün. Kendine de şunları hatırlat: Başkalarının başardığını ben de her zaman için başarabilirim."