Dikkat çokça spoiler içerir…
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 13:55
NE OKUDUM BEN ..! Roman bir psikoloji profesörünün dersiyle açılır. Profesör, yıllar önce annesini öldüren bir çocuğun yaptığı resmi analiz eder ev, ağaç ve çocuk çizimi. İlk bakışta masum görünen bu resimde gizli işaretler vardır; çocuğun travmasını, korkusunu ve niyetini ele verir. Profesörün verdiği mesaj nettir resimler, bilinçaltının şifreli ifadesidir. Bu giriş aslında tüm romanın anahtarını verir, bundan sonra gördüğümüz her çizim bir “suçun izi”dir. KİTAP BAŞTA DÖRDÜNÜN DE BİRBİRİYLE BAĞLANTILI OLMADIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ 4 PARÇADAN OLUŞUYOR. 1.PARÇA Üniversiteli Shuhei Sasaki ve arkadaşı Kurihara, internette eski bir blog bulur. Blogu yazan “Okana” adlı bir adamdır. Başta sıradan bir günlük gibi görünü. Eşi Yuki hamiledir, gündelik hayatlarını anlatır. Ancak blog ilerledikçe ton değişir. Yuki’nin çizdiği tuhaf resimler ortaya çıkar. Bu resimler tek tek anlamsızdır, ama üst üste getirildiğinde korkunç bir şey oluşur. Yuki’nin doğum sırasında öleceğini gösteren bir “görsel kehanet”tir. Blogun sonlarına doğru Yuki gerçekten sezaryen sırasında ölür. Sasaki ve Kurihara şunu fark eder; bu sadece trajedi değil cinayet veya manipülasyon ihtimali vardır. Blogda geçen son mesaj (“Seni asla affetmeyeceğim”) olayın içinde bir ihanet ya da gizli suç olduğunu ima eder. 2.PARÇA Bir süre sonra anlatı başka bir karaktere kayar. Naomi adlı kadın ve küçük çocuk Yuta. Yuta okulda bir resim çizer; bir apartman ve oturdukları dairede gri bir karalama… Öğretmeni bu resimde bir tuhaflık fark eder ve annesini çağırıp yakın zamanda evde bir sıkıntı yaşanıp yaşanmadığını sorar. Naomi gerekli açıklamayı yapar ve Yuta’yı alır evlerine doğru yol alır. Bu sırada Naomi, birinin onları takip ettiğini düşünmektedir. Sonraki gün Yuta kaybolur.Uzun aramalar sonucu çocuğun mezarlığa
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,832 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 10:41
Bu kitapta Gogol’ün muazzam yazarlık yeteneğine şahit oldum. Kitap 3 ayrı hikayeden oluşuyor ve her biri kendi içinde muhteşem öyküler. Beni özellikle etkileyen novella ise ilk novella olmuştur.Normal beyinlerden geçen cümleleri yazmak da yetenek ister fakat aklını yitirmiş birinin beynin içine girmek ve onun beyninin labirentlerinden bir öykü çıkarmak ancak çok yetenekli bir yazarın işi olsa gerek. Daha önce kendisini neden okumadığıma üzüldüm. Horlanmış sıradan bir memur olan hikaye kahramanı platonik bir aşk da yaşamaktadır ve toplumsal olarak hırpalanan bir karakterdir aynı zamanda. Aklını gün be gün yitirmek … Herkes tarafından dışlanmak … Acaba bir kişiyi toplum mu çıldırtıyor zamanla ? Toplum suçlu çıkarmasına çıkarır fakat aklını da yitirtebilir insanın. Novella sonuna doğru gözyaşlarıma hakim olamadım. Aklını kaybetmiş bir insanın çığlığı ve annesine beni koru diye yalvarması … Burun novellası da ayrıca güzeldi.Grotesk ve absürt yaklaşımla gününün Rusya’sına gönderme yapan Gogol. Dostoyevski boşuna hepimiz Gogol’ün Paltosundan çıktık dememiş gerçekten. Palto novellası novella kahramanının yemeden içmeden para biriktirerek edindiği paltonun bir gün çalınmasını konu alıyor . Hüzün dolu bir hikaye. Neden Gogol yüzlerce kitap yazmamış dedirtti bana bu kitap Hüzün denizinde yüzdüm okurken .
Bir Delinin Hatıra DefteriNikolay Gogol · İndigo Kitap · 202117,5bin okunma
Reklam
Son Derece Sansasyonel ve Taraflı Bir Biyografi
1/10
·354 syf.··
2025 61. kitabı
1.0 Giriş: Tarih Sahnesindeki Tartışmalı Bir Portre Harold Courtenay Armstrong tarafından Mustafa Kemal Atatürk'ün sağlığında kaleme alınan "Bozkurt" (Özgün adıyla Grey Wolf), yayınlandığı 1932 yılından itibaren hem uluslararası kamuoyunda hem de Türkiye'de derin yankılar uyandırmış, tartışmalı bir biyografi olarak tarihe geçmiştir. Eser, Atatürk hakkında Batı'da yazılmış ilk kapsamlı biyografilerden biri olma özelliğini taşımasına rağmen, içerdiği sansasyonel iddialar ve yazarın öznel yorumları nedeniyle Türkiye'de uzun yıllar yasaklı kalmıştır. Bu yasak, kitabın etrafında bir "sır halesi" oluşturmuş ve onu, zamanla Atatürk aleyhtarı propaganda için bir argüman kaynağı haline getirmiştir. Bu raporun temel amacı, Armstrong'un metinlerini merkeze alarak çizdiği Atatürk portresini analitik bir süzgeçten geçirmektir. Bu çerçevede, eserde "sansasyonel" olarak nitelendirilen bilgilerin tarihsel bağlamı ve doğruluk payı tartışılacak, yazarın yaklaşımının tarafsızlığı kaynak metinlerdeki veriler ışığında sorgulanacak ve nihayetinde bir "gerçeklik analizi" sunulacaktır. Amaç, kitabı yüzeysel bir şekilde özetlemek değil, Armstrong'un iddialarını, yanlılığını ve tarihsel değerini eleştirel bir perspektifle ortaya koymaktır. Ancak, Armstrong'un metnine dalmadan önce, eserin yarattığı fırtınayı ve bu fırtınanın merkezindeki ismin—Atatürk'ün—tepkisini anlamak, yazarın iddialarını doğru bağlama oturtmak için elzemdir. 2.0 "Bozkurt"un Yayınlanma Süreci ve Bağlamı: Yasaklar, Söylentiler ve Atatürk'ün Tepkisi Bir eseri doğru anlamlandırabilmek için sadece içeriğine değil, aynı zamanda onun etrafında oluşan tarihsel ve siyasi atmosfere de bakmak gerekir. Bu bölümde, "Bozkurt"un metinsel analizinden önce, kitabın Türkiye'deki serüveni, yarattığı siyasi
Tarih
Grey WolfH. C. Armstrong · Arthur Barker Ltd · 19331,880 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2025 01:03
Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) Eser yayın tarihi 1782 Edebi tür: Felsefi-otobiyografik deneme Yalnız Gezenin Düşlerinde içsel huzur ve doğayla bütünleşme üzerine düşünceler yer alır. Eser, onun doğa içinde yaptığı yürüyüşler sırasında kaleme aldığı 10 “düşünce” ya da “gezinti”den oluşur.Rousseau’nun hem itiraflarının hem de toplumdan uzaklaşmış yalnız ruhunun en içten ifadesi kabul edilir. Rousseau halk ve din adamları tarafından dışlanmıştı çünkü: Özgürlüğü Tanrı’dan değil vicdandan, otoriteyi kraldan değil halktan, inancı kiliseden değil kalpten başlatıyordu. Bu yüzden dönemin yöneticileri onu tehlikeli bir devrimci; din adamları ise sapkın bir düşünür olarak gördüler. Ama tarihin ilerleyen yılları onu modern özgürlük, vicdan ve doğa felsefesinin öncüsü saydı. Rousseau çevresi tarafından dışlandığı için güvensizlik ve kırgınlık hisseder. Doğada yeniden arınma ve içsel huzur bulma çabasına girer Düşünceleri ve eserleriyle Fransız İhtilali'ne zemin hazırlamış . bütün dünyayı değiştirmiş bir düşünürün , dönemin toplumu tarafından dışlanması , kendini “ parasız “ görerek çocuklarını yetiştirme yurduna vermesi çelişkili bir hayat. Demek ki ruhsal sağlamlık ve zihinsel zenginlik her zaman bir arada olamayabiliyor Rousseau, kendi çağında anlaşılmadığını — hatta yanlış anlaşıldığını — dile getiriyor. Yaşadığı dönemde hem kilise hem de aydınlar onu dışlamış, “tehlikeli bir düşünür” ilan etmişti. Rousseau toplum tarafından aşağılanmış, eserleri yasaklanmış, dostları tarafından terk edilmiştir. Fakat tüm bu yalnızlığa rağmen hâlâ kendini savunmaya çalışmaz, sadece “zamanın adaletine” sığınır. Bu nedenle o, bugünün insanlarının adaletsizliğinden umudunu kesiyor; ama geleceğin insanlarına bir tür güven duyuyor. Rousseau artık tartışmaktan değil, anlamaya çalışmaktan
Yalnız Gezenin DüşleriJean-Jacques Rousseau · Bordo Siyah Yayınları · 20045bin okunma
7/10
·264 syf.··
2025 72. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 10:28
İlk 3 öykünün birbiri ile bağlantısını sevdim keyifliydi,ardından gelen öykülerin bir ikisini daha beğendim ancak devamındakiler öyküden daha çok kısa karalama olarak geldi bana.Kısaca okuyup bir çırpıda bitirilebilecek güzel bir kitaptı.
Bavula SığmayanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,5bin okunma
9/10
·268 syf.··
2025 147. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2025 22:55
Sayfa sayısı çok değil. Üstelik merak uyandırıcı ilerlediği için ilk kitaptan hemen sonra başlayıverdim, bitti. İlk kitapta Ava ve Mira hain ilan edilmiş, babaları yakalanmış ve ikizler kaçmıştı. Zorlu bir yolculuk sonrası direnişe sığınmışlardı. Bir yandan valinin onlara karşı karalama kampanyası sürerken, diğer yandan babalarını kurtarmak ve hayatta kalmak arasında kalmışlardı. Ve artık ikizlerin varlığını tüm dünya biliyordu. Normal olarak iki görüş ortaya çıkıyor. Bir ikizlerin taraftarı diğeri ise karşıtı. Ama bununla birlikte yabancı topraklarda oldukları için bir de Amerikalı oldukları için istenmeme durumları vardı. Ve yine kaçtılar... Yeni dostlar, düşmanlar ve eski dostlar... Ve kaçınılmaz 'güçler savaşı' bu kısım politik sinir bozuculuk kısmı işte, hani tvlerde gördüğünüz benzer oyunlar nokta nokta ve nokta. Ama her zaman oyun içinde oyun vardır, değil mi? İkizler bittik dedikleri anda müttefikler onları buluyor. Ve ummadıkları pekçok saklı şey ortaya çıkarken de geçmiş bilinmezlikler de ortaya çıkıyor. Bu kitapta beni en etkileyen cümle ise şuydu: "Doğru kişi düşünmek için yalnız bırakılırsa düşünceler her şeyden daha tehlikeli olabilir. Babam bize bunu öğretti." İkinci kitap öyle iyi işlenmiş ki tam hadi böyle kaç kovala, ilk kitabın sırları ortaya çıkacak bitecek, dediğim an başka şaşırtıcı şeyler oldu. Mesela düşmanın bile hain olarak adlandırılabilecek kirli sırrı olduğu. Hi Hi ikizler kesinlikle yalnız değiller. Ama tüm bunlar ne için? Neden bu kadar taktılar onlara? Söylemem onu da kitaptan öğrenin. Dehşet ve ibretle okuyun Efenim seri tamamladı he, 3 kitap hem de.
Çoğunluğun KuralıAshley Saunders · Yakamoz - Sonsuz Kitap Yayıncılık · 202517 okunma
Reklam
Reklam