"Ne bir kitap ne bir şekerleme kutusu
Ne bir karanfil
Şehri duman gibi saran bu yalnızlığın içinde bir koca kişi yalnızlıkta on kat
Artan ihtiyarlığın kederinden silkinmek için lejyonerler köprüsünden
Martılara ekmek atıyor
Gereğinden genç yüreğinin kanına batırıp
Her lokmayı"
Haberin var mı taş duvar?Demir kapı, kör pencere,Yastığım, ranzam, zincirim,Uğruna ölümlere gidip geldiğim,Zulamdaki mahzun resim,Haberin var mı?Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,Karanfil kokuyor cıgaramDağlarına bahar gelmiş memleketimin..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Her çiçek, gül olsun,Lale olsun, karanfil olsun, kesilip de kara toprağa düşerken “Ah!” ediyordu, ama çiçek olduklarından o kadar hafiften çekiyorlardı ki bu ahı kendilerinden başkası duymuyordu.”
"Bir tır dolusu kırmızı karanfil! Akşama kalmadan kapında olacak. İyi düşün, öyle cevap ver."
"Az önce dilim sürçmüş, Gurur değil, Farah denen bu gudubet karı onu dövüyordu."