Gün bitmeden yaşadığı aksilikler onu şimdiden yormuştu.
Geriye dönüp bakıldığında -Kanepelerin rengi uyuşmuyordu, basın stratejisi planı yazmak istemiyordum ben de bu yüzden kendimi öldürmeye karar verdim- gibi bir gerekçe gülünç gelebilirdi
"...yalnız başına ve karanlıkta yürüyen bir insan gibi öyle yavaş gitmeye ve her șeyde öylesine ihtiyatlı ve düşünceli olmaya karar verdim ki pek az ilerlesem dahi en azından düşmekten kendimi koruyacaktım."
20 Temmuz 1915
Mürsil: Uzunköprü yolu ile Maydos
Aziz Madam,
Karargahımın katiplerinden Hulki Efendi'nin İstanbul'a seyahatinden faydalanarak size bu mektubu yazıyorum.
Birkaç gün evvel içinde bazı latife sözleri bulacağınız bir kartpostal yollamıştım.
Burada hayat o kadar sakin değil. Gece gündüz, her gün çeşitli toplardan atılan şarapneller ve diğer mermiler başlarımızın üstünde patlamaktan hali kalmıyor. Kurşunlar vızıldıyor ve bomba gürültüleri toplarınkine karışıyor. Gerçekten bir cehennem hayatı yaşıyoruz. Çok şükür, askerlerim pek cesur ve düşmandan daha mukavemetlidirler. Bundan başka hususi inançları, çok defa ölüme sevk eden emirlerimi yerine getirmelerini çok kolaylaştırıyor. Filhakika onlara göre iki semavi netice mümkün: Ya gazi ya da şehit olmak!
Bu sonuncusu nedir bilir misiniz? Dosdoğru cennete gitmek Orada Allah'ın en güzel kadınları, hurileri onları karşılayacak ve ebediyen onların arzusuna tabii olacaklar. Yüce saadet.
Sizin mantıki nasihatlerinizi beklerken, şimdiki hadiseler yüzünden kazandığım sert karakteri yumuşatacak romanları, etüt etmeye ve böylece, ümit ederim ki hayatın hoş ve iyi taraflarını hissedecek hale gelmeye karar verdim.
Herkesi teshir eden sevimli ve nükteli konuşmanızdan en büyük zevki almak benim için imkansız olmasaydı, aşk duygularından ve kendisiyle nadiren fikirlerimin birleştiği bir insanın hayat görüşünden başka bir şey ilham etmeyen bir romanın tefrikalarını okumak ihtiyacını duymazdım.
Fakat cereyan eden ve bana kısa bir müddet içinde bitecek gibi görünmeyen hadiseler beni, Hulki Efendi'ye birkaç roman ismi vermenizi rica etmek zorunda bırakıyor. Gidip satın alabilsin diye.
Valideniz hanımefendiye ve pederiniz beyefendiye hürmetlerimi ve Matmazel
Her şey, düşüncenin verdiği biçimi alır. Ve düşüncenizin kontrolü sizin elinizdedir. Dolayısıyla yargılarınızı ortadan kaldırmaya karar verdiğinizde huzura kavuşursunuz. Tıpkı, burnu dolaşan bir denizcınin sakin sulara, dalgasız bir koya erişmesi gibi.