Karga konsa gülistana Gülün kadrin ne bilir Kendi kadrin bilmeyen Elin kadrin ne bilir... Pîr Sultan Abdal
1000Kitap
“Bülbülün sermayesi; sesinin güzelliği, sesinin güzelliği ise hakikati şakımasındandır. Yoksa karga da kuş bülbül de…” Yunus Emre dizisinden…
Tasavvuf
Reklam
Dün beş saat uyudum uykum vardı şimdi gelmiyor yok karga durup baya ses etti yakında sonra kedi sesi gibi birşeyler güne asıl başlama saati şimdi işte ama iş olsun
Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış...
Atasözü
Her kuş kendi cinsiyle uçmalı...
"Karga kanadım var diye kartalla yarışmaya yeltenmemeli" sözüyle mevzuya girelim... Mesele; "Had bilmek" ve "Kendi sınırlarının farkında olmak" ise, her kuş kendi cinsiyle uçmalıdır. Gökyüzü, sınırları olmayan bir özgürlük sahnesi gibi görünür uzaktan. Kanadı olan her canlının, o sonsuz mavilikte eşit haklara sahip olduğunu düşündürür bize. Bir serçe de havalanır o boşluğa, bir karga da, göklerin mutlak hakimi olan bir kartal da... Ancak fiziksel olarak aynı boşluğu paylaşmak, aynı menzile, aynı güce ve aynı vizyona sahip olmak anlamına gelmez. Bu yüzden "Karga kanadım var diye kartalla yarışmaya yeltenmemeli"dir... Bu veciz ifade, sadece iki kuşun doğadaki amansız güç farkını anlatmaz; insana, topluma ve hayata dair en büyük erdemlerden birini fısıldar: "Had bilmek" Kendi yeteneklerinin sınırlarını tanımak, esaret değil özgürlüktür... Modern dünya bizlere sürekli "Her şeyi yapabilirsin", "Sınırlarını zorla", "Herkesle yarışabilirsin" illüzyonunu pompalıyor. Ancak fıtratın, yeteneğin ve birikimin bir sınırı vardır. Bir karganın kanat çırpışı onu kendi dünyasında hayatta tutmaya, çöpleri ayıklamaya ya da zekasıyla küçük problemleri çözmeye yeterlidir. Bu, küçümsenecek bir varoluş değildir. Fakat ne zaman ki karga, altındaki rüzgârı kartalın kanat genişliğiyle kıyaslamaya kalkar, işte o zaman trajedi başlar. Kartal, zirvelerin, fırtınaların ve keskin bakışların sembolüdür. Onun yarışı rüzgârladır, kilometrelerce ötedeki hedefiyledir. Karga, sırf "kanadı var" diye bu heybetli süzülüşe meydan okumaya çalıştığında, sadece komik duruma düşmekle kalmaz; kendi doğasına, kendi güvenli alanına ve asıl yeteneklerine de ihanet etmiş olur. Bu yüzden işin doğrusu, kendinle yarışmaktır. Hayatta trajediler, insanların ne olduklarını bilmemelerinden değil, "ne olamayacaklarını
bugün ölü bir karga gördüm
Reklam
Reklam