8/10
·496 syf.··
2026 80. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
Benim için çok arada olan bir kitaptı. Bu kadar yüksek puan almasının tek nedeni Rosanna karakteriydi. Bir dark romance içinde okuduğum en iyi karakter gelişimine sahip kadındı. Tüm engellemelere rağmen her şeyi söke söke aldı ama Diego olaya girince... Gerçekten hiç sevmediğim bir erkek karakter oldu. Rosanna önünde sürekli bir engel olduğu gibi ona karşı hareketlerini hiç sevmedim. Elbette bir dark romance olduğu için ne beklediğimi biliyorum ama Diego gibi de boş birini beklemiyordum. Sadece kendi egosu peşindeydi. Hikayenin ilk kısımları çok güzel aksa da sonları bir türlü akmadı. Bunun yanında birçok şey çok aceleye geldi maalesef.
KargaAşkın Nur Karataş · Lapis Yayıncılık · 2024202 okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 138. kitabı
Eserin oluşturma aşaması ile ilgili araştırmalar yaptım ve James O'Barr bu eseri oluştururken kendi yaşadığı bir olaydan ilham almış.Trafik kazasında nişanlısı Bethany'nin sarhoş bir sürücü tarafından öldürülmesi yüzünden zor günler geçirmiş ve bunu çizmeye başlamış.Bir tane gazete haberinden de etkilenmiş bunu ortaya koyarken.Hatta eserdeki çete üyeleri ismi Detroit'teki duvar yazılarından alınmış.Eserde de Eric ve Shelly arabadayken bir çete saldırısına uğruyor.İkisi de ölüyor.Ve işte ölümünden sonra bir tane karga geliyor ve bu sayede Eric diriliyor.Ama bu sefer biraz daha farklı şekilde.Ve intikam almak istiyor, çete üyelerini birer birer öldürmeye başlıyor.Şimdi merak ettim neden karga? Bunu ilerdikçe sonlarda öğrendim ve araştırdım.Mitolojik olarak karga çokça anlam içeriyor.Bunu kendim söylemeyeceğim, okuyanlar için heyecanı kalsın.Ve bir diğer sevdiğim kısım alıntılar.Şarkılardan sözler, şairlerden şiirler vb. (Özellikle Arthur Rimbaud) Yani klasik bir intikam serisi diyemeyiz, içinde biraz mistik şeyler, biraz mitolojik öge.Yani bu çok farklı inanılmaz güzel bir gotik eser denebilir.Ha bu arada 1994 yapımı filmi var.Brandon Lee oynuyor.1993'te çekiliyor ve bir tane kurusıkı tabancada mermi kalmış ve ateş alınca Brandon Lee ölüyor.Filmin büyük çoğunluğu zaten çekilmiş o yüzden geri kalan dublör ile hallediyorlar ve işte film çıkıyor.Bir gün filmini de izleyeceğim.Hoşça kalın.
KargaJames O'Barr · İthaki Yayınları · 2023132 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
Vermeyince Mabut rivayet olunur ki , sultan ikinci Mahmut, tebdil gezdiği bir ramazan gününde Üsküdar’da mücerret bir kunduracının boş örse çekiş vurarak her hamlede “Tıkandı da tıkandı” dediğine şahit olmuş. merak saikiyle içeri girip bunun sebebini sormuş. Adamcık anlatmış: - Bir gece rüyamda gördüm.Çeşmeler vardı bazılarından şarıl şarıl sular akıyor bazılarından sızıyor bir tanesi de şıp şıp damlıyordu. O sırada bir pir-i nurani belirdi. Ona bu çeşmeleri sordum. “Şu şarıl şarıl akanlar padişahımızın talihidir. Sızanlar devlet erkanından filanca paşaların ve falanca zenginlerin talihleridir. Şu damlayan da senin talihindir deyip kayboldu. Yerden bir çöp aldım ve benim talihim olan çeşmeye yaklaştım. Çöple biraz kurcalayıp lüleyi açmaya çalıştım. Ah, ellerim kırılsaydı! filvaki çöp kırıldı ve artık o eski damlalarda damlamaz oldu. O günden sonra müşterim kesildi kazancım bitti. İflas ettim bu hale geldim. Şimdi de talihimden şikayet ile “tıkandı da tıkandı” zikri ile boş örsü dövüyorum. Padişah kendini aşikar etmez ve saraya dönünce adamın söylediklerini tahkiki memur gönderir. Meğer adamcağız herkes tarafından “Tıkandı baba” diye tanınmakta ve nasipsizliği ile bilinmekteymiş. O kadar ki çeşmeden su doldurmaya gitse çekmeyi bir kurbağa tıkar bir mal almak için pazara uğrasa ona sıra gelmeden mal bitermiş. Sultan mübarek ramazan ayında garibi sevindirmek ister ve bir tepsi baklava yapılmasını her dilimin altına da bir sarı altın konulmasını emreder. Sonra, tepsiyi bir zengin konağından iftarlık geliyormuş gibi gönderir. Nasipsizlik bu ya; tıkandı baba bir tepsi baklavayı bir iftarda yiyip bitirmek yerine satıp parasıyla birkaç gün iftar etmeyi düşünerek tepsiyi pazara çıkarmış. Padişah durumu öğrenip üzülmüşse de niyetine sadakat ile aynı minval üzere ertesi gün nar
İki Dirhem Bir Çekirdekİskender Pala · Kapı Yayınları · 202017,7bin okunma
9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 16:10
İskender Pala’nın okuduğum ilk kitabıydı ve elbette ki popülerleri tercih etmeyişimin bir anlamı var; bunu buldum. Bu eseri tahlil grubumuzda okuduğumuzdan popüler olanlar başkalarına düştü ama ben durumdan oldukça memnunum. Öncelikle tarihimizin, atamızın, vatanımızın kıymetini anlamışken ve bunlara karşı derin saygılar içerisine tam anlamıyla girmişken; kendi geçmişine ve kimsenin ışık tutmadığı noktalara odaklanan Pala benim hayranlığımı kazandı. Diğer kitaplarının da bu kitabın da içeriğine baktığımda bir amaç görüyorum: Herkesin bir şekilde kabullendiği veya üstünü öylece örtüp kapattığı konuları irdelemiş. Üstelik kitabı okurken de sadece olayı anlatmamış; o olayla ilgili çıkarımları, görüşleri ve fikirleri de ortaya koymuş. Okuyucunun hangi fikri savunacağına karışmamış, hangi duyguyla devam edeceğine dair bilgiyi vermiş ve okuyucuyu kendisiyle baş başa bırakmış... Gerçekten örnek alınası bir yazar olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında herkesin araştırmadan öylece bırakıp üstünü kapattığı bir olayı ele alması, gerçekten hakka kıymet verdiğini ve zor olanı başardığını gösteriyor. Evet, yazara hayranlığımı yeterince anlattıysam biraz da kitaba geçelim. :) Kitap, Yavuz Sultan Selim’in bir alimi sormasıyla başlıyor. Bu alim idam edilmiş ve aslında padişah bunun asıl sebebini merak edip öğrenmek istiyor. Bunun üzerine "Karga" denilen bir şahsın itiraflarıyla o alimin, yani Molla Lütfi’nin neden idam edildiğini ve nasıl olaylar gerçekleştiğini öğreniyoruz; kitap da asıl olarak bu itiraflardan oluşuyor. Kitap hakkında merak ettiğim konu bu olayın tarihsel kaynağıydı, bunu da buldum ve merak edenler için eklemek isterim: > 1. İskender Pala İtiraf Eserini Nasıl Yazdı ve Hangi Kaynakları Kullandı? > * Yazım Kararı ve Amacı: İskender Pala, toplumsal
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,4bin okunma
Okuyun, okutturun!
10/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 10:24
Bittiğine inanamıyorum. Öyle güzel bir yolculuktu ki. Hiç bitmesin istedim ama aynı zamanda nasıl biteceğini merak ettim. Benim hayal dünyamda onlar hayatlarına kaldıkları yerden devam ediyorlar. Uzun zaman sonra bu kadar bir kitabı kafaya taktığımı sanmıyorum. Yani bildiğiniz Gölge ve Kemik serisi yürüdü ki, Kargalar Meclisi koşsun. Iki seri arasındaki fark çok büyük ama ben bu seriye öbüründen daha çok sevdim. Allah seni bildiği gibi yapsın Netflix. Bu kitabın dizisini nasıl iptal edersin? Bunun için çok salak olmak gerekiyor. Birileri bu kitabın hakkını alıp dizi yapabilir mi? Film, animasyon, hepsine tamamım. Hiç kimsenin tam beyaz ya da siyah olmaması. Hepsinin gri renginde, araçta kalması ama hepsinin bir karga olması. Kargalar gerçekten unutmaz onlara yapılan iyilikleri ve kötülükleri. Bu kitapta hayatta kalamazdım. Içine girip yaşamak istediğim bir evren değil ama karakterlerine aşık oldum. Kim oldukları belli. Sadece Matthias'a üzüldüm ama belki de olması gereken buydu. Kaz ve Inej'in hikayesi değil bu biliyorum ama tam olarak çift oldukları söylenemez. (Benim için öyle) Bir daha ne zaman denk gelirim böyle bir kitaba ve hikayeye bilmiyorum. Wylan, Jesper ve Nina. Hepsini çok özleyeceğim. Bu seriye denk gelirseniz, kesinlikle okuyun. Elinizden bırakmayacağınız bir macera ve ne ara bitti diyeceksiniz. Benim için aynen öyle oldu. Bu ayın kitabı şimdiden belli, bu kitabın üstüne çıkacak kitap olacak mı bilmiyorum. Okuyun, okutturun. Kargalara dikkat edin, çünkü onlar hiçbir şeyi unutmazlar.
Sahte KrallıkLeigh Bardugo · Novella Dinamik · 20173,255 okunma
Sokak Başında Parlayan Neşeyle Sönen Ömrün Kederli Resmi
7/10
·611 syf.··
2026 211. kitabı
Oktay Rifat’ın Bütün Şiirleri 1, Türk şiirinin o en devrimci, en delişmen ve aynı zamanda en derin kırılmalarını saklayan, hüzünle neşenin sokak başlarında çarpıştığı o ilk büyük menzildir. Bu cilt; şairin Yapı Kredi Yayınları külliyatında Garip, Yaşayıp Ölmek Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler, Aşağı Yukarı ve Karga ile Tilki gibi edebiyat tarihimizin seyrini değiştiren o ilk dönem kitaplarını bir araya getirir. Sayfaları açmak, dilde ve sokakta fırtınalar koparan bir gençliğin hatıra defterine dokunmak gibidir. ​Kitabın ilk yarısı, o meşhur Garip ihtilalinin, Orhan Veli ve Melih Cevdet’le kurulan o sarsak, teklifsiz dünyanın kalbidir. Şiir podyumlardan, yalı fısıltılarından indirilmiş; nasırlı ellere, eski kunduralara, esnafa ve küçük insanın o her günkü ekmek kavgasına emanet edilmiştir. İlk bakışta bir alay, bir hile ve hafiflik gibi görünen bu mısraların arkasında, aslında İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde kalmış, yoksullukla ve geleceksizlikle boğuşan bir kuşağın o mahzun, o içli çehresi gizlidir. Oktay Rifat, sokağın neşesini yazarken bile o neşenin hemen altına, akıp giden ömrün ve yokluğun o ince sızısını yerleştirir. ​Ancak bu ilk cildi asıl manalı ve derin kılan, şairin o ilk avarelikten sıyrılıp Yaşayıp Ölmek ve sonrasındaki o muazzam olgunlaşma evresidir. Şiirler ilerledikçe, o neşeli sokak çocukları yerini geceleri sokak lambalarının altında yalnız yürüyen, aşkın ve zamanın o amansız akışına karşı kalbini sigara dumanıyla avutan bilge bir adama bırakır. Aşk, bu ciltte sadece bir kavuşma heyecanı değildir; giden trenlerin arkasından bakılan, eski fotoğraflarda sararan, yağmurlu İstanbul akşamlarında bir odanın yalnızlığına çöken koyu bir hüzündür. ​Karga ile Tilki’ye doğru gelindiğinde ise, dildeki o halk söyleyişlerinin, taşra nakışlarının ve toplumsal
Hayata Dair
Bütün Şiirleri IOktay Rifat · Yapı Kredi Yayınları · 2018458 okunma