Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Bu kitabı okumak sarsıcı ve etkileyici oldu benim için. İçindeki iki kadını da, acılarını da, umutlarını da,umutsuzluklarını da sanki tanıyor gibiydim. Melal ve Sadberk'in hikayesini öyle vurucu bir şekilde yazmış ki Funda hanım, iki hikayeyi de okur rahatlıkla içselleştirebiliyor. Melal ve Sadberk hayatları bir şekilde kesişen iki kadın. Ne yazık ki ikisinin de ortak noktası narsist bir eş ile evli olmaları. İkisinin de evlenmeden önce yaşadıkları mutlulukları ve evlendikten sonra adım adım gelen acıları anlatılıyor. Ve tüm bunlar anlatılırken, özellikle Melal'in göz göre göre, böyle bir hayatı seçtiğine bile kızamıyorsunuz. Altında yatan nedenleri okuyunca hak bile veriyorsunuz. Ama sonra? Herkesin bir dayanma sınırı vardır, sonrasında Melal bu azaptan kurtulacak mı dersiniz? İki kadının birbirine olan desteği aslında bu süreçlerde bunun ne kadar önemli olduğunu bizlere gösteriyor. Kartal ve Güneş'in hikayesi ise sizi bu hikayeden alıp bambaşka yerlere sürüklüyor. Karı-koca psikiyatrist olan bu çiftin, kendi dertlerine derman olmak için yaşadıkları şeyler ise hepimize örnek olacak türden. Kitabı çok beğendim. Öyle bir yerde bitti ki, hiç beklemiyordum ve öylece kitaba bakakaldım. Şimdi ikinci kitabı da okuyacağım ve bu iki kadın için farklı hayallerim var. Umuyorum ki devamı güzel bitecek bu hikayenin. Bir de o kadar çok alıntı ki var not aldığım. Bunları da 1k hesabımdan okuyabilirsiniz. Her biri pek kıymetli. Size soruyorum, narsist bir eş gerçekten değişir mi? Keyifli okumalar dilerim...
1000Kitap
Kocam Bir NarsistFunda Uçuk Er · Hayy Kitap · 2025422 okunma
AŞK, İHANET İÇERMEMELİ
Puan vermedi·365 syf.··
2026 36. kitabı
" İnsan içine girmeden kalabalığı yaşamak" Suat Süreyya'nın karısı. Necip de onlarla sıkı fıkı birlikte eve girip çıkan beraber gezen ısrarla evde alı konulan bekar bohem yaşayışı olan bir arkadaşları. Necibin bu karı kocaya olan yakınlığı mutlu aile tablolarına olan hayranlığı sinsice , yavaş yavaş Suat'a aşka dönüşüyor. Süreyya eşini Deniz tutmasına rağmen yelkenli Deniz merakı avcılık ile eşinden ayrı takılmalar, eşinin müziğe olan ilgisine lakayı davranıp necibin beraberce suat'la müzik konusunda vakit geçirmeleri gibi hatalar yüzünden aynı aile içerisinde gizli aşkları gittikçe derinleşiyor. Önce bakışmalarla sonra sözlerle tutku halinde bu aşk gittikçe alevleniyor. Konak'ta evin kızı Fatin'le mutsuz bir evliliği olan Hacer hoppa zıppa birisi ve Necip ile o da ilgileniyor. Zaman Suat ve Necip bu imkansız tutkularından şüpheye düşseler de en sonunda birbirlerine itiraf ediyorlar ama süreyya'ya ihanet edip kaçmaya da vicdanları el vermiyor. ...... Bu bu hikayede masum ve mağdur gibi gözüken koca süreyya'nın çok büyük hataları vardır. -Bohem bir yaşantısı olan arkadaşını ne kadar samimi olursa olsun bu kadar aile içerisine sokması. -Eşinin müzik başta olmak üzere ilgisini görmezden gelip, Deniz tutmasına rağmen eşini sandala ava zorlaması. -Aynı evin içerisinde eşinden arkadaşından hiç şüphelenmeyip hobileriyle gününü gün etmesi.... Kısacası aşk güzel elbet ama, haram bir temele oturmamalı. Hepsinden önemlisi de ailenin bir mahrem alan olduğunu asla unutmamalı dost akraba arkadaşı bu alana sınırsız ve ölçüsüz şekilde sokmamalı. """" Ha bu arada roman psikolojik ilk önemli roman olmayı fazlasıyla hak ediyor. Duyguları
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201750bin okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2026 14. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:49
"Evlenip aynı çatı altında yaşıyorlar diye karı koca olur mu insanlar? Aynı ana babadan oldular diye birbirlerine sahiden kardeş olur mu çocuklar? Her şeyi aşikâr olanların sakladıkları sırlar daha mı çoktur?" Şermin Yaşar Söyleme Bilmesinler kitabında bu soruların peşinden gidiyor. Aile içindeki o görünmez bağları, herkesin birbirine karşı takındığı tavırları ve saklanan sırları anlatıyor. Kitapta her karakterin kendi hikâyesini anlatmasına izin verilmiş. Bu durum, sanki yan komşumuzun evinde yaşananlara kulak misafiri oluyormuşuz gibi hissettirdi. İnsanın her rolde mükemmel olamayacağını, bazen kendi hatalarını görmenin ve bunları kabullenmenin ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan bir eser. Kitabı kapattığımda, ruhumuzu yoran ne varsa anlatmanın, en azından kendimize itiraf etmenin bir iyileşme yolu olduğunu düşündüm. İnsanları doğru anlamak ve doğru anlaşılmak dileğiyle...
1000Kitap
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,4bin okunma
Canan Tan - Piraye
Puan vermedi·393 syf.··
2026 19. kitabı
Eser kahraman bakış açısıyla yazılmıştır, Piraye hikayeyi bizzat anlatır. Akıcı ve kolay okunan bir eserdi. Bu açıdan kitapçıların "çıtır roman" dedikleri kategoriye girer diye düşünüyorum. Piraye konservatuvarda tiyatro bölümü istese de diş hekimi babası buna izin vermez ve üniversitede o da diş hekimliği okur. Babası çok okuyan, entelektüel bir aydındır. Nazım Hikmet'in sevgilisi Hatice Piraye'den esinlenerek ablasının adını Hatice, onun adını da Piraye koymuştur. Piraye'ye göre onun içindeki edebiyat tohumlarının temelini bu olay atmıştır. Babası sol temayüllü bir adamdır ve Piraye de doğal olarak bu temayülle büyür. Diş hekimliği fakültesine başlar, Esin isimli kolej arkadaşı da aynı fakültede okumaktadır. O biraz daha hoppa ama eğlenceli bir kızdır. Arif isimli oldukça yakışıklı bir sınıf arkadaşları vardır. Bir gün derse geç kalan Arif'e not verme vesilesiyle Piraye ve Arif tanışırlar. Vakit geçirdikçe ortak noktalarının fazla olduğunu, ikisinin de şiir sevdiğini görürler. Birbirlerine şiir kitapları hediye ederler. Arif devrimci şiirlerin yanına sevgi şiirleri de sıkıştırmaya başlar. Birbirleriyle şiirleşmeye başlarlar. Yaz tatili gelip çatar ve ismini koymadıkları sıcak bir ilişkileri vardır. Piraye yazı bu sebepten biraz huysuz geçirir. Annesinin onun şiirleri sakladığı kutuyu bulmasıyla da aralarında komünist olduğu gerekçesiyle bir gerilim yaşanır. Çünkü bu en başta eğitim hayatı için problemdir. Ayrıca Arif'in memur çocuğu olması ve maddi durumunun iyi olmaması da başka bir sorundur. Her ne kadar Piraye o ana kadar bu ilişkiye kendini çok yakın hissetmese de çocuğu ve durumunu sahiplenir. Annesi durumu babasına da şikayet eder ancak babası ılımlı ve sevecen yaklaşır. Arif ailesine kızdan bahseder ve tanıştırmak ister ancak Piraye resmiyete Arif
PirayeCanan Tan · Doğan Kitap · 201650,4bin okunma
Puan vermedi
Kur’an ve hata kelimelerini arama motoruna yazınca ilk karşımıza çıkanlardan birisi miras paylaşımı hususunda Kur’an’da hata olduğu iddiası. Meşhur ateist ve İslam karşıtı Turan Dursun’un sitesinde aklını imanının önüne engel olarak koyan gençler, bu miras ayetlerini gündeme getirip tabiri caizse “Kur’an’da çok bariz bir matematik hatası var ve şayet kusursuz olduğu iddia edilen Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olsaydı bu bariz hata olmazdı” demeye getiriyorlar. Ve bu iddiaya cevap vermek için kolları sıvayan gayretli ve aklını kullanan -bir kısmı âlim- birçok Müslüman zat internet sitelerinde meseleyi gündemlerine taşıyor. Birbirinden çok farklı cevaplarla ayetleri izah etmeye çalışanlar ne yazık ki tatmin edici bir cevap ortaya koyamıyor. Diğer yandan bu hata iddiasının hararetle cevaplandırılması için samimi bir şekilde birçok siteye bu husus, soru olarak iletiliyor. Mesela; payın paydadan fazla çıkması ile sonuçlanan hesap ile malın Kur’an’daki oranla dağıtılmasının imkânsız olduğunu iddia eden ateistlerin bu iddiası ‘sorularlarisale’ sitesine sorulduğunda site yöneticileri bu konunun risalelerde izah edildiğini söylüyor. Ve site konudan bağımsız olarak, risalelerde geçen kadın ve erkeğin paylarının farklılığı üzerine yapılan bir izahı paylaşıyor ve meseleye net bir çözüm getiremedikleri hissedilmiş olunmalı ki cevabın sonunda ‘sorularlaislamiyet’ sitesine yönlendirmede bulunuluyor. Sorularlaislamiyet sitesi ise konu ile ilgili Prof. Dr. Hamza Aktan’ın Mukayeseli İslam Hukuku kitabından alıntıladığı pasajı paylaşıyor. Site avliye meselesini anlatmaktan öteye gidemiyor. Payın paydadan büyük çıkması durumu ilk defa Hz. Ömer döneminde bir paylaşım sırasında ortaya çıkıyor ve mesele ashap ile istişare ediliyor. Sonunda paydayı payla eşitleyip taksimat o
Kur'an'da Hata YokHalis Aydemir · Enki Yayınları · 20127 okunma
8/10
·504 syf.··
2026 34. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:32
Osmanlı devletinin son Abdülhamid han zamanını, Osmanlı'nın çöküşünü ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu müşahede eden bir Türk ailesinin hatıralarını içeriyor kitap. Büyük dede olan Enis Paşa'nın evlatlarından torunlarına kadar hayatlarının bütün acı ve tatlı saflarını yavaş yavaş okuyorsunuz. Gayet ibretamiz olan bu hatıratta benim en çok dikkatimi çeken ise insanların birbirine karşı son derece nezaketleridir. Karı koca arasında bile isimlerinin sonuna Cahitciğim, Vehbiciğim veya çocukların anne babalarına karşı o tatlı takıları takan bir edebin ne kadar büyük olduğunu şu devirdeki edepsizliklerden anlayabiliyoruz. Ne diyelim, ne o devirler döner gelir ne de bu devir onlara benzer. Bu vesiyleyle hatıratta ismi geçen cümle müslüman ahfada Allah gani gani rahmet eylesin, âmin.
Anı-Hatırat
Bir İmparatorluk ÇökerkenCahit Uçuk · Yapı Kredi Yayınları · 2019103 okunma
Reklam
Reklam