" Doğanın içinde kalın ve birer vahşi olarak yaşayın, orası bir cennettir. Yalnız,bu cennette düşünce diye bir şey yoktur. Akıllı bir cehennemde olmak,aptal bir cennette olmaktan iyidir. Hayır,cehenneme gerek yok. İnsanlardan oluşmuş bir toplum olalım yeter. Ben arı kovanlarında olmayan, karınca yuvalarında bulunmayan şeyleri, anıtları, güzel sanatları, şiiri, kahramanları,dâhileri istiyorum. Sonsuza kadar yük taşımak insana özgü bir yasa değildir. Hayır! Artık paryalar, köleler, kürek mahkumları, iblisler yok! Ben istiyorum ki insanın her özelliği uygarlığın ayrı bir simgesi olsun ve bu özellikler onu geliştirmeye yarasın. Ben düşüncede özgürlüğü, yürekte eşitliği,ruhta da kardeşliği istiyorum. Benim istediğim..."
Ben insanlar arasında çok kaldım. Onlardan çok hileler öğrendim ki, hile derim sana.
Sayfa 66·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
O zaman Şarkı Söylemek Lazımm -avaz avaz- :))
Karıncanın işinin başından aşkınlığını cırcırböceğinin şarkısından daha çok yücelten kişinin bakış açısı ne kadar da dardır!
Sayfa 51 - | İş Bankası yayınları |
Ötede yumuşacık serilmiş toprak, doğurgan, güzel, verimli, ince, serilmiş tavında bir kadın gibi.
Sayfa 61·Kitabı okuyor
İşe koyulmuş karıncaların fillerin ağır yükleri altında ezildikleri ve fakat bu kötü durumdan kurtulacak hiçbir yol bulamadıklarıdır.