Demiri nasıl tavında dövmek gerekiyorsa, çekiç darbelerini nasıl soğutmadan indirmek gerekiyorsa, her kelimeyi de öyle tam zamanında söylemek gerekiyordu. O anı geçirince söz soğuyor, katılaşıyor, insanın yüreğine taş gibi oturuyor ve bu ağırlığı kaldırıp atmak hiç de kolay olmuyordu.
KADIN-(Kaygıyla) Nasıl? Mutsuz değil misiniz yoksa?
ERKEK- Söyledim ya, varla yok arası bir süre sadece, öyle duydum. Mutsuzluk insanı bütünüyle kapsayan, dört bir yanından saran...
KADIN- Ve çok uzun süren bir duygudur.
...