On­ların düşünceleri geçim kaygılarının ötesine geçmez ve başka bir konu için harekete geçirilmeleri mümkün de­ğildir. Kas güçleri üzerine öylesine büyük bir yük biner ki zekayı üreten sinir gücü büyük ölçüde baskılanır ve çok düşük bir seviyede kalır.
Sayfa 87·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanın ve memeli soyunun asıl evrimsel kökeninin "devlerin altında" saklanarak ve ürkerek hayatta kalan Morgie gibi dişil bir çizgide saklı olması; evrimi sürekli bir "kas gücü, vahşet ve baskınlık" sahnesi olarak kurgulayan eril bilimsel anlatıların yapısal birer narsistik yanılsama olduğunu gösterir.
Gelişim raporu : Kas 16
Lütfen ... Lütfen... okumayazmayı unutmayayım.
Sayfa 321
"Qəribədir", öz-özünə düşündü, "Ağır günlər yaşayanda ən adi günün belə həsrətini çəkirsən. Sıradan bir həyat üçün darıxırsan. Hətta başqa insanlar haqqında düşünməyə başlayırsan. Qonşun ya da qohumunda haqda. "Nə gözəl, sakit həyatı var. Az ilə qane olub, yaşayır özü üçün. Ailəsi ilə xoşbəxtdir. Gecə rahatca və tez bir zamanda yuxuya gedir. Kaş mən də onun yerində olsaydım." Gözləri yorğunluqdan bir nöqtəyə zillənəndə, nə çox xırda şey üçün darıxır insan..
Böylece, on dakika geçmiş geçmemişti ki bir de baktık, bu hiçbir tarife sığmayan çocuk bizden biri olup çıkmış, kol­ları sıvamış, canla başla çalışıyor. Bizim matbaanın caddeye bakmayan ucunda dört bir yanı çiçekli, alçak alıçlar ve onların can dostu günebakan­larla kaplı ıssız, kuytu bir bahçe vardı. Bu kasvetli bahçenin orta yerinde tek odalı, tek pencereli, tavansız, yıkık dökük, eski bir ahşap kulübe duruyordu - bir kuşak önce tütsülük olarak kullanılmıştı. İşte bu ıssız ve perili in Nicodemus'a yatak odası oldu. Köyün uyanıkları Nicodemus'u görür görmez eşek şa­ kası yapabilecekleri bir enayi bulduklarını sandılar. Nicode­mus'un acemi çaylağın teki ve saf bir çocuk olduğunu gör­memek gerçekten de olanaksızdı. İlk eşek şakasını yapma şerefine George Jones nail oldu; ona içine kestanefişeği so­kulmuş bir puro uzattıktan sonra kaş göz ederek öbürlerini başına topladı; kestanefişeği patlar patlamaz Nicodemus'un kaşları ve kirpiklerini alıp götürdü. Gel gör ki, bizimki, hiçbir şeyden kuşkulanmamışçasına, "Bu cuğaralar da amma tehlikeliymiş haa," demekle yetindi. Ertesi akşam da pusuya yatıp George'un yolunu bekledi ve bir kova buzlu suyu başından aşağı boca etti.