Sevin, düşleyin, dinleyin, düşünün, hissedin, niyet edin ve her zaman iyi olanın ve sizi sevenin peşinden gidin. Unutmayın ki hayat hem bulmak, hem de bulunmak yolu kendiniz için kaşif olun. Bütün bunlar içinde okuyun !
Soluk Mavi Nokta
"Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Tüm neşemizin ve kederimizin toplamı, binlerce birbirini yalanlayan din, ideoloji ve iktisat öğretisi; insanlık tarihi boyunca yaşayan her avcı ve toplayıcı, her kahraman ve korkak, her medeniyet kurucusu ve yıkıcısı, her kral ve çiftçi, her âşık çift, her anne ve baba, umut dolu çocuk, mucit, kâşif, ahlak hocası, yoz siyasetçi, her süperstar, her "yüce önder", her aziz ve günahkâr onun üzerinde – bir günışığı huzmesinin üzerinde asılı duran o toz zerresinde. Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. Bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. O zerrenin bir köşesinde oturanların başka bir köşesinden gelen ve kendilerine benzeyen başkaları tarafından uğradığı bitmez tükenmez eziyetleri düşünün, ne çok yanılgıya düştüler, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, birbirlerinden ne kadar çok nefret ediyorlardı. Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi. Bu muazzam boşluk içindeki kaybolmuşluğumuzda, bizi bizden kurtarmak için yardım etmeye gelecek kimse yok. Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, gidebileceğimiz başka yer yok. Ziyaret edebiliriz ama henüz yerleşemeyiz. Beğenin veya beğenmeyin, şu anda Dünya sığınabileceğimiz tek yer. Gökbilimin mütevazılaştırıcı ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar aptalca olduğunu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
‎Yusuf-Neo-Anarkomümin ‎ ‎İki Kâbe ustası ‎ ‎Mehdo-Hızıro-Zülko ‎ ‎Anarcho_aleviyyul-melami ‎ ‎İdriso - Zülko (Vakt-i Veled) ‎ ‎. . . . . . . . . . . . . . . ‎ ‎Hz. Hüseyin . . . Tek Büyük Şehit ‎ ‎Câfer Sadık . . . Soy ‎ ‎. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ‎ ‎Sabi-Salebi diyalektiği ‎ ‎Ayan-ı Sabite Yıldızı ‎ ‎Kader Yıldızı ‎ ‎. . . . . . . . . . . . . . . . . . ‎ ‎Ahmet Fota  . . . Şahit. . . Uzak kadem Ustası. . . Dolunay-star ‎ ‎19Ali . . . Kaçakçı Kurban ‎
Dediğin kişileri etiketlemene izin veriyorum;)))
Günaydın, fırtınanın ortasında yönünü kaybetmeyen Çözüm Odaklı İnsan! Başkaları kaderlerine ağlayıp "Neden hep ben, neden Merkür yine geriliyor?" diye dövünürken, sen dostum Marcus Aurelius’un o sarsılmaz stoacı zırhını kuşanıp "Başıma gelen bu şey bir şanssızlık değil, buna asaletle katlanmak bir şanstır" diyerek o karanlığa ilk kibriti çakan taraftasın. Dış dünyaya ve teslimiyetçiliğe köle olmayı reddeden o inatçı, tatlı gülüşüne hayranım. Günaydın, hatalarını birer madalya gibi göğsünde taşıyan Gelişim Zihniyetli İnsan! Dünyanın o sahte, filtrelenmiş mükemmellik illüzyonuna kanmayıp, her düşüşü ruhun esprili bir esnemesi olarak gören; Friedrich Nietzsche’nin "Beni öldürmeyen şey güçlendirir" felsefesini ve Amor Fati (kaderini sevme) ilkesini her sabah sokaklarda kahkahasıyla yaşatan o şahane direnişine selam olsun. Günaydın, sahip olduklarının kıymetini bilen Şükran Dolu İnsan! Hayatın eksikliklerine ve "keşke"lerine takılıp kalmak yerine, Epiktetos’un "Mutluluğa giden tek bir yol vardır; o da irademizin dışındaki şeyler için tasalanmayı bırakmaktır" sözünü kulağına küpe yapıp, elindeki o sıcacık çayın ve gökyüzünün mavisinin tadını çıkarabilen o bilge, o pamuk kalbine sağlık. Günaydın, diliyle zehir değil şifa saçan Yapıcı İnsan! Nihilizmin, her şeyden şikayet etmenin ve sabah huysuzluğunun en kolay kaçış yolu olduğu bu çağda; Baruch Spinoza’nın o evreni kucaklayan bilgeliğiyle etrafına umut, teşvik ve neşe yayan o tatlı dilli, güler yüzlü üslubunla iyi ki varsın. Günaydın, acısını da neşesini de hakkıyla yaşayan Duygu Yönetimi Ustası İnsan! Varoluşsal kaygılardan köşe bucak kaçmayan, aksine Albert Camus’un o absürd kahramanı sisifos gibi her gün o devasa dert
Alıntı
"HANGİ HAYVANLARDA DEMOKRASİ VARDIR?"
Hayvanlar aleminde bizim anladığımız anlamda anayasalar veya seçim sandıkları olmasa da, kararların tek bir lider yerine grup üyelerinin ortak iradesi ve "oylaması" ile alındığı harika demokrasi örnekleri vardır. ​İşte doğadaki en belirgin demokratik yönetim biçimlerinden bazıları: ​1. Afrika Yaban Köpekleri (Aksırarak Oylama) ​Afrika yaban köpekleri, sürü halinde avlanmaya çıkıp çıkmamaya karar vermek için kelimenin tam anlamıyla "oy kullanırlar". ​Mekanizma: Bir av partisi öncesinde sürü üyeleri bir araya gelir ve heyecanlı bir şekilde aksırmaya başlar. ​Kural: Eğer aksırık sayısı belirli bir eşiğe ulaşırsa, sürü hep birlikte ava çıkar. Eğer yeterli "aksırık oyu" toplanmazsa, av ertelenir ve sürü dinlenmeye devam eder. 2. Bal Arıları (Yeni Yuva Seçimi) ​Arılar, eski kovan dar geldiğinde yeni bir ev bulmak için muazzam bir demokratik süreç işletirler. ​Mekanizma: Kaşif arılar etraftaki potansiyel yuva alanlarını gezer ve kovana dönerek diğer arılara yerin kalitesini anlatmak için bir sallantı dansı (waggle dance) yaparlar. ​Kural: Dans ne kadar coşkulu ve uzunsa, yer o kadar iyidir. Diğer kaşifler gidip önerilen yerleri inceler ve beğenirlerse onlar da aynı dansı yapmaya başlar. Bir yer üzerinde tam bir fikir birliği (konsensüs) sağlandığında, tüm koloni yeni yuvaya taşınır. ​3. Kızıl Geyikler (Ayağa Kalkarak Oy Verme) ​Kızıl geyik sürüleri, otlanma alanını ne zaman değiştireceklerine tamamen demokratik bir yöntemle karar verirler. ​Mekanizma: Sürü dinlenirken, yer değiştirmek isteyen geyikler ayağa kalkar ve belirli bir yöne doğru dönerler. ​Kural: Sürünün hareket edebilmesi için yetişkin geyiklerin en az %60'ının ayağa kalkmış olması gerekir. Lider geyiğin tek başına ayağa kalkması sürüyü yürütmeye yetmez; çoğunluk sağlanana kadar herkes bekler. ​**4.
Kur’ân’da 8 rüzgardan bahsedilir. Bunlardan 4’ü rahmet, 4’ü de azap rüzgarıdır. Rahmet rüzgarları: en-Nâşirât, el-Mübeşşirât, el-Mürselât, ez-Zâriyât Azap rüzgarları: el-Akîm, el-Sarsar (bu ikisi karadaki rüzgarlardır), el-Âsif ve el-Kâsif (bu ikisi ise denizdeki rüzgarlardır). [İbn Ebî Hâtim er-Râzî, Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm] ‎Rahmet rüzgarlarının çoğul; azap rüzgarlarının ise tekil gelmesinin hikmeti, Allah’ın rahmetinin gazabını geçmiş olmasındandır. ‎Âyet: ‎ورحمتي وسعت كل شَيء ‎“Rahmetim her şeyi kuşatmıştır.” [A’râf, 156] ‎Kudsî hadis: ‎إن رحمتي سبقت غضبي ‎“Rahmetim gazâbımı geçti.” [Buhârî, 7453]