melis

“Cezbedici bir siren olabilirsin ama ben sıradan bir denizci değilim. Ben çılgın bir korsanım ve çağrına direnmeye çalışıyorum. Kıyılarına çıkarsam, sahip olmaya değer her şeyi yağmalayıp alırım. Bana öyle bakarken çok dikkatli ol.”
Sayfa 80·Kitabı okudu

melis

, bir kitap okudu
10/10
·416 syf.··
2023 7. kitabı
RuNyx
7/10 · 1.880 okunma
9/10
·314 syf.··
2023 6. kitabı
Selamlar! Öncelikle, BEN NE OKUDUM BÖYLE???? Tamam. Şimdi yoruma geçebilirim. Konusu: Lowen, yolda yürürken bir kamyonun çarptığı adama çok yakından şahit oluyor, üstü başı kan içindeyken bir adamla onu o durumdan kurtarmasıyla tanışıyor. Tanıştığı adam Jeremy, Lowen’in yetişmeye çalıştığı -gizlilik sözleşmesinin şart olduğu- toplantıyı düzenleyen kişidir (hem de biraz yakışıklı olması sebebiyle dikkat çekmektedir). Çünkü karısı Verity oldukça ünlü bir yazardır ve geçirdiği kaza sonucu popüler olan serisine yazmaya devam edemeyecektir ve yerine kendi çapında minimal bir yazar olan Lowen’i devam ettirirler. Araştırma için Lowen Jeremy ve Verity’nin evine gider. Verity yürüyemiyor ve konuşamıyor. Ancak Lowen’i acaba acıklı, kederli bir ev mi bekliyor? Orada geçireceği 2 haftada neler öğrenecek ve yaşayacaktır? Kitap 290 sayfa ve kendini saatler içinde okutuyor. Kitabı okurken kafamı kaldırıp sürekli etrafı inceledim o kadar geriyor insanı. Germe açısından “Ne Yaptığını Biliyorum” kitabına eşit buldum Ya Low o kadar saçma davrandı ki bazen anlatamam ya Jeremy üzümlü kekimi de gerdi. Sayfa 123’de dedim ki evet şimdi başlıyoruz sayın seyirciler. Kanım dondu, tam geçiyor gibi oldu sayfa 201’de iyice azıttı. Korku filmi falan izliyorum sandım Sonracığıma sayfa 257. Asıl kilit. 257. Aklıma görüntü olarak kesinlikle Samara geldi. Nihayi olarak kitabın sonu ters köşe “gibimsi” bitti. Colleen yine yaptı şovunu gitti. Ne olursa olsun benim tarafım Jeremy sanırım. Kitabı okuduysanız yorumlarda tartışmayı çok isterim Önerimdir.
VerityColleen Hoover · Independently Published · 20186,9bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2023 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2023 00:00
Selaaamlar! Josh Malerman’dan okuduğum 3. kitap olan Kırmızı Piyano hakkında görüşlerimi paylaşacağım. #kitapönerisi Genelde bakacak olursanız yazarın kitapları 5-6 civarında puan alıyor ama ben yazara bayılıyorum. Beni gerebiliyor ve bence en büyük sıkıntısı yarattığı gerilim karakterlerinin bir hüsran olması. Örnek veriyorum; okurken geriliyorsunuz her an bir şey çıktı çıkacak sanıyorsunuz ama çıkan şey korkunç ya da vahşi olmuyor Amerikan ordusu topraklarından gelen bir ses için inanılmaz endişelidir. Bu düşman bir nükleer silah sesi de olabilir, ülkelerini mahvedecek başka bir şey de. Namib Çölü yakınlarında iki tane ordu gönderilir. Bu adamlar sesi kaynağını bulamaz ve geri döndüklerinde “sesten etkilenmiş” şekilde dönerler. Nasıl etkilenir ki bir sesten? Baktılar ki asker işi değil, Philip Tonka’nın piyanistliğini yaptığı The Danes grubuna bir generalin yolu düşer. Müzisyenler olarak Namib Çölü’ndeki sesi bulabileceklerini düşünüyorlardır. Afrikada bir çöl… Uçsuz bucaksız. Philip hastanede tüm kaburgaları, kemikleri kırık şekilde gözlerini açar. Doktor ona, sanki üstünden dozerle geçilmişçesine istisnasız her kemiğinin kırıldığını ve ezildiğini söyler. Peki size soru; bu adam yaşamaya nasıl devam ediyor? Yaniii doktor karakterinden öylesine nefret ettim ki cidden Josh yazmasaydı okumazdım. Çöle aramızdan birinin gitmediğini varsayıyorum Ona rağmen nasıl bir yer olduğunu hayal edebildim arkadaşlar. Betimlemeler fena güzeldi. Josh keşke daha korkunç karakterler yaratsan be. (korkunç algınızın ne olduğu tabi önemli) Sayfa 213’de nefesimi bir tuttum kitap bitince bıraktım. Kesinlikle öneridir
Kırmızı PiyanoJosh Malerman · İthaki Yayınları · 20171,970 okunma