İnsanların arasında etrafına bir bak, dört bir yanda kısmi çözümler görürsün. Biri sırdan korktuğu için sevdiğini terk eder, diğeri kalır, susar, bir, hiç durmadan bir cevap bekler. Ben bunu gördüm. Bunu yaşadım. Bu korkaklık değil, hayır; bu, yaşama içgüdüsünün son savunma şansı.
Fizyolojisi açısından isterik olanlarla yakın akraba olan modern sanatçı, bu hastalıklı oluşuyla bir karakter olarak da ayırt edilmektedir. Histeri sahtedir—yalan söyleme aşkından dolayı yalan söyler, her tür gerçeği gizleme sanatında takdire değerdir—ta ki hastalıklı kendini beğenmişliği onu soyuna getirene kadar. Kendini beğenmişliği, uyuşturucu gerektiren sürekli bir ateş gibidir ve anlık kurtuluş vaat eden herhangi bir kendini aldatmadan, herhangi bir maskaralıktan çekinmez. (Kibir yapma güçsüzlüğü ve derinden kökleşmiş bir kendini hor görme için duyulan sürekli intikam ihtiyacı— bu tür kendini beğenmişliğin tarifi hemen hemen budur.)
Sisteminin, tüm deneyimleri krizlere dönüştüren ve hayatın en küçük tesadüflerine bile “dramatikliği” katan absürt alınganlığı, onu tüm hesaplanabilirliğinden yoksun bırakır: Artık bir kişi değildir, en fazla kişilerin bir randevusudur ve bir o, bir bu arsız bir kendine güvenle ileri doğru atılır. İşte bu nedenle aktör olarak büyüktür: Doktorları tarafından yalandan incelenen tüm bu zavallı istençsiz insanlar, bizi mimik, şekil değiştirme ve neredeyse istenen herhangi bir karaktere bürünme virtüözlükleriyle şaşırtırlar.
Bütün olayların mahiyetini iyice incelersen, sonunda dünyadaki her şeyin bozulup dağıldığını görürsün ve bütün dünya hallerinin anlamını yitirmesi sebebiyle, düşüncenin son noktasında, nihai hakikatin sadece ahiret için çalışmak olduğunu anlarsın. Çünkü gerçekleştirdiğin her amacın sonunda hüzün vardır; zira nihayetinde ya sen onu terkedeceksin ya da o seni. Bu iki durumdan birinin gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Sadece şânı yüce Allah’ın rızası için çalışmak bu hükmün dışındadır. Çünkü O’nun rızası için çalışmanın sonunda, hem dünyada hem ahirette sevinç vardır. Dünyadaki sevincin sebebi, çoğu insanın kaygı duyduğu şeylerin karşısında senin fazla kaygı duymamandır. Bu bakımdan sen dostundan da düşmanından da avantajlı durumdasın. Ahiretteki sevincin ise cennet olacaktır.