… kaç defa söylemiş ama Agnes hiç kulak asmamış. Agnes hiç söz dinlemiyor. Şu anda, kocasının evden ayrılmayı, kaçıp saklanmayı teklif edeceği yerde annesinin dizlerine kapanıp ondan af dilemesi, onu ve karnı burnunda gelinini kendi evine alışının üstünden daha üç yıl geçmemişken, tanrı da şahit ya, kusurları olan ama ailesi için her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan babasından af dilenmesi gereken bir zamanda bile. Agnes söz dinlememeyi alışkanlık haline getirmiş biri. 
Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ayrılık getirmeye geldim. Bundan böyle bir evde beş kişi, ikiye karşı üç, üçe karşı iki bölünmüş olacak. Baba oğluna karşı, oğul babasına karşı, anne kızına karşı, kız annesine karşı, kaynana gelinine karşı, gelin kaynanasına karşı olacaktır.
Kaynana - Anan olduğum için senin gönlünü kendi minki gibi bilirim. Memnun değilsin ama ne yapalım, bu yılan tabiatlı karıya bir defa düştün. Namus belası, "Şerrine lanet!" diyerek çekip gidemiyorsun.
Kaynana - Mademki kadın her şeye karışacakmış, ben niçin susayım?
Gelin - Doğurmak bereketinden kaldıktan sonra kadın kadın değildir...
Kaynana - Kadın değildir de ya nedir?
Gelin - Oğullarının, kızlarının, gelinlerinin, torunları nın üzerine baş belasıdır.
Kaynana - Sivri dilli edepsiz...
Gelin - (Dilini çıkararak) Nah işte, sivri mi yassı mı gör!
Kaynana - Şeytan görsün, yılan karı!