Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
"Utanç da aşk acısı gibi, beyinde başlıyor, Kalbe uğruyor bir gün midede bitiyordu. Mahcubiyet, utanç, pişmanlık gibi duygular şükür ki bağırsaklara kadar inmiyordu, yoksa maazallah, her tarafı b** götürürdü." "Çünkü bazı şeyler asla unutulmaz, unutulsun da istenmez." #Tol kitabıyla tanıdığım @uyurkulakmurat 'ın yeni romanı #dipte geçtiğimiz günlerde @inkilapkitabevi etiketiyle raflarda yerini aldı. @orkungalolar okumalısın dediği için de merakla okudum açıkçası her iki kitabı da ... Okuyanın zihninde istemsiz bir kasılma bırakan satırlar aslında son yıllarda iyice kokusu çıkan sosyal çürümenin de edebiyat aracılığıyla okurlara aktarılması. Yazar tam da bunu dert edinmiş.... Nereye gidiyoruz farkında mısınız diye kelimelerle boğuşuyor... Kitaba hakim olan o karanlık mizah, çürümüşlüğün o keskin kokusunu da ayyuka çıkarıyor... Anlayana: ) Hikâye, neresinden bakarsanız bakın dipte ve haliyle o dehlizde zekice bir bakış açısıyla okurla konuşuyor. Yüzsüzlerin, çıkarcıların o kaypak gülüşleri canlanıyor satır başlarında bir de entelektüel geçinen ve "tuzum kuru ama" diyenlerin kaypak bakışları... Bu kitap bir düello: rahatsız olanlarla o rahatsız ortamda duyuşsal yeteneklerini kaybedenleri karşı karşıya getiren... Kitabın kapağını kapatınca insanın içinden: "sahtesiniz!" diye bağırmak geçiyor...
DipteMurat Uyurkulak · İnkılâp Kitabevi · 202639 okunma
Makyevelizm 2.0 - Bir CV
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 87. kitabı
01- Machiavelli için güç, yarım bırakılacak bir iş değildir. Eğer bir güç mücadelesine giriyorsan, hamleni rakibini tamamen saf dışı bırakacak şekilde yapmalısın. 02- İnsanları ya tamamen kazanacaksın ya da tamamen yok edeceksin. Ortada bırakılan, sadece yaralanan düşman intikam ateşiyle geri döner. 03- Birine zarar vereceksen, bu öyle bir darbe olmalı ki karşı tarafın geri dönüp intikam alacak ne gücü ne de mecali kalmalı. Küçük zararlar kin doğurur, büyük zararlar ise felç eder. 04- Güçlü lider, insanlara yardım ederken aslında onları kendine bağlar. İyilikle borçlandırarak, insanların sana muhtaç kalmasını sağlarsın. Bu, sadakati garantilemenin pragmatik bir yoludur. 05- Başkasının gölgesinde büyüyen lider, o gölgenin sahibine gebe kalır. Minnet altına girmek, egemenliği devretmektir. Galibiyet sadece ve sadece kendi gücünle kazanıldığında gerçektir. 06- Sorunları henüz ortaya çıkmadan, emareleri belirdiği an öngörmelisin. 07- Özgürlüğüne düşkün, kendi yasalarıyla yaşamaya alışmış bir topluluğu kontrol etmek zordur. Onları yönetmek istiyorsan, aralarındaki eski bağları ve ittifakları çözmeli, parçalayarak yönetmelisin. 08- Çok hızlı ve temelsiz büyüyen yapılar, aynı hızla çöker. Güç, kök salarak ve sindirilerek inşa edilmelidir; aksi takdirde ilk fırtınada yıkılır. 09- Yeni bir sistem inşa etmek istiyorsan, eski dünyanın alışkanlıklarıyla büyümüş yetişkinlerle vakit kaybetmeyeceksin; yönünü değişime açık, şekillendirilebilir gençlere çevireceksin. 10- Bir lider, tarihteki en güçlü figürleri model almalı ve oku atarken menzilinin ötesini, yani en yükseği hedeflemelidir. Hedefi yüksek tutmak, ıskalasan bile seni ileriye taşır. 11- Seni kahraman yapacak şey, yendiğin düşmanın büyüklüğüdür. Eğer ortada bir tehdit yoksa, o tehdidi (düşmanı) kontrollü bir
Siyaset
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201820,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Prens, İnsanlığın Anatomisi
10/10
·192 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 14:56
Niccolò Machiavelli tarafından 1513 yılında genç prens Lorenzo Medici'ye hediye olarak sunulan siyâsetnâmedir. Eserin muhtevası hükümdarlık yapmakta yahut yeni olacak prenslere tavsiyeler verilmesi şeklindedir. Her bir tavsiye kendi içinde bölümlere ayrılmış ve içeriği Machiavelli'nin derin tecessüs ve akıl yürütmeleriyle yazılmıştır. Evvelâ kitabın dünya edebiyatındaki yerine bakmak gerek. Prens veya Hükümdar dediğim gibi siyasetname türündedir. Machiavelli'den önce de sonra da bu türde kitaplar yazılmıştır ancak kitabın ayırıcı vasfı, hükmedene basit tavsiyeler vermesinden değil; hükmedilene dair katıksız gerçekliği vermesindendir. Evet, çoğu siyasetname yazarı bu saf gerçekliği verdiğini düşünerek yazıldı. Ancak sanmıyorum ki insanı bu denli dürtüsel yahut tabiri caizse hayvansı özellikleriyle tasvir eden başka bir siyasetname olsun. Hükümdarın en önemli özelliklerinden biri halkı tanıması olmalı der Machiavelli. Ne üstten bakmalı ne de boyun eğmeli. Örneğin: ''Tıpkı manzara resmi isteyenlerin yüksek tepelerin tabiatını gözlemlemek için alçak ovalara inmesi, alçak ovaları ise yüksek dağların tepelerinden gözlemlemesi gibi'' s.09 Yakından uzağa sıralarsak devleti oluşturan üç grup vardır, bunlar; siyâsetçiler (üst kademedeki yöneticiler), askerler ve çoğunluğu oluşturan halk veya millet. Her ne kadar prens devletin en müreffeh kişisi gibi görünse de bu üç ayrı unsuru da mutlu etmeli veya en azından kendisine karşı gelip tahttan indirmeyecek kadar rahat durdurmalı. İşte kitabın asıl noktası: ''Amaca giden her yol mübahtır.'' Ayakta kalan devlet sahibinin gerekirse bu uğurda iyi erdemler değil aksine güç ve iktidar odaklı tabiri caizse kaypak olması gerektiğini tavsiye eder. Çünkü Machiavelli güruhların iyi erdemlerden sorun çıkarmadığını değil, temelinde
PrensNiccolo Machiavelli · Alfa Yayınları · 202520,4bin okunma
10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
MÜSLÜMANCA DÜŞÜNME ÜZERİNE NOTLAR Dünya toplumlarını bir bütün olarak düşündüğümüzde bir kısmın açlık ve yoksulluk pençesinde ölürken diğer bir kısmın da israf ekonomisiyle heva ve zevk havuzunda yüzdüğü görülür. Bu durumda bir hata olduğunu fark etmek için uzmanlaşmaya gerek yoktur. Müslüman toplumlarda da benzer görüntüler ortaya çıktığında asıl problemin Müslümanca düşünmek üzerine olduğu fark edilecektir. Dil ile Müslüman olduğunu ikrar eden toplumlar, temelde açlık korkusu taşımakta bu da onu Allah'a teslimiyetten uzaklaştırmaktadır. Toplumlar bireyselleştirilmekte, hasbilik ortadan kaldırılmakta ve çıkar ilişkileri kurulmaktadır. Bireyselleşen toplumda insanlar, "bilimsel şablonlar"ı parçalamadan Müslümanca yaşama kavuşamamaktadır. İnsan, kendi ürettiği teknolojinin karşısında hissettiği acziyet ile ya ürünü tanrısallaştırmakta ya da kendisini yaratıcı konumuna yükseltmektedir. Kavramların birer parola ve şifre halinde geldiği kaygan, kaypak zeminde insanlar, itiraz etme hakkından yoksun bırakılmaktadır. Çünkü bir kavramın karşılığı bir toplumda başkayken başka bir toplumda bambaşka anlamlara gelebilmektedir. Böylece kavram kargaşası, insanları bitmek bilmeyen tartışmalara itmekte ve tek hakikatin önüne perde olmaktadır. İslam'a müsteşrik gözüyle bakıldığında, İslâmî olmayan ürünlerin sonunda yaşanan problemlerin çözümü İslâmî çerçevede aranmaya kalkışılmaktadır. Hâlbuki İslâmî olmayanın çözümünü İslam'da aramak sahici değildir. (Ticarette taksit örneği) İslam, zamana ve mekana göre değişim göstermez. Karmaşıklaşan hayat düzeninde yetersiz de kalmamıştır. İslam'ı saf ve yalın bir şekilde yeniden, sıfırdan anlamak için çaba sarfedilmelidir. İçerisine sızmaya çalışan batılı ideolojilerden ve onların getirdiği handikaplardan arındırarak çözüm arayışına
Müslümanca Düşünme Üzerine DenemelerRasim Özdenören · İz Yayınları · 202110,4bin okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 101. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 12:28
Genç bir yazarımızdan harika bir kadın hikayesi ile geldim bugün. Kancık, hayvanların dişisine deniyor .ikinci bir anlamı da kaypak dönek kişi demek.Türk argo kültüründe ki küfürlerin çoğu gibi bu da kadın odaklı bir küfür ve hakaret kelimesi yani .. Nuray la bir yolculuğa çıkıyoruz bu kitapta.Babasıyla sorunlar yaşayarak büyümüş bir çocukken yaptığı evlilikle de sorunları devam ettiriyor .Başarılı ve ünlü bir yazarla yaptığı evliliğinde bir de düşük yapıyor.Sonrasında eşiyle ayrılıyor ve Nuray'ın arayışı başlıyor. Hem kendini tanıma ,hem hayatın amacını bulma yolunda bir arayış bu .. O anlatıyor sen düşünüyorsun bir kadın olarak .Kadın olmak ,doğurmak, doğurma gücüne sahip olmak ,her ay kanayıp kanayıp tekrar yenilenmek ..Allahın kadınlara verdiği mucizeler bunlar .Hep söylerim keşke dünyayı kadınlar yönetse. Kadınlarda anaçlık var, merhamet var, mantığını duygularıyla besleme var .Ama tam aksine en çok acıyı çeken hep kadınlar.. Nuray ın yaşadıkları arada düşündürüyor insana gerçek mi bunlar yoksa hayal mi ?Bazen yaşananlar yok artık dedirtiyor insana .Ama empati yapınca anlıyor insan bir kadın olarak .Yaşadıklarının çoğunu her kadın yaşamıştır. Böyle gencecik bir yazarımızdan, ilk kitap olarak böyle bir eser gerçekten muazzam ..Kalemi daim olsun ... Kitapla kalın dostlar... Kancık Ezgi Çataltepe
KancıkEzgi Çataltepe · Dorlion Yayınları · 202116 okunma
8/10
·312 syf.·
2026 49. kitabı
Mazi İmha Merkezi Unutmak mı istiyorsunuz ? Buyurun başlayalım. Sistem, işleyişler, odalar, ses kayıtları.. MİM’desiniz artık siz de tüm bu betimlemelerle. Ortama dair her detay çok güzel ve özenli cümlelerle yazılmış. Kahramanımız 10 yılı aşkın bir süredir evli ve yasak aşkını unutabilmek için gelmiş MİM’e. Unutmaya çabaladığımız şeylerin ya da kişilerin sanatla bir bağı olursa bu işleri zorlaştırırmış. İlk tespit bu ve çok anlamlı. Sanat eseri durdukça acın ve hüznün duracak.. Feribe. Vedat ile evli. Kendisi gibi evli Nedim ile sanat galerisinde tanışır bir süre aşk sandığı bir birliktelik ve mecburi kopuş. Tüm bunları unutmak için de bu merkeze başvurur. İç sesi,yaşanmışlıklar, merkezden ona gelen tavsiyeler, ev-iş rutinindeki değişim, annesinin o daha lisedeyken intiharı, sıkıcı rutin hayatı ve sıradanlıklarla 3’te 1’lik kısmını Feribe’yi dinleyerek tamamlarız kitabın. İş yerinde derin hatalarla huzuru kaçar. Evde kocasının da gizemli davranışları, aldatılıyor muyum ? sorusuyla içi içini yer. Film izlediği bir sırada aldattığını söyler, eşi de bunu bildiğini söyleyip filme devam eder. Unutmak için gittiği onca dersin üstüne bir de bu gerçeğin acısı saplanır. Ve dersler bitmiş olmasına rağmen tek bir an’ı bile unutamamıştır.. Ve ters köşe.. Nermin Yıldırım romanları sıradan hikaye gibi akarken son 50 sayfada bambaşka bir yere kırar direksiyonu, kitap bittiğinde bırakın direksiyonu bir arabada bile değilsinizdir artık (: Feribe abarttığı aşkının sıradan, heves peşinde koşan bir kaypak olduğunu bizzat kocasının ağzından dinler. Onun veda ettiği anı izleten kocası alıp uzaklaşmıştır eşini oradan, işin içine küçük bir kaza ve de kan girince. Aldatıyor mu dediğimiz koca meğer en başından eşini izliyor, sabırla unutup iyileşmesini takip ediyormuş. Şapka çıkarıp
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20195,5bin okunma