Dauerling’in, bir keresinde, askerin birinin gözünü patlattıktan sonra Almanca şöyle dediği söylenir: ‘Amma mesele yaptınız haa! Nasıl olsa vurulup gidecek bir fırlama için değer mi?’ Feldmareşal Konrad von Hötzendorf da aynı şeyi söylememiş miydi: ‘Eninde sonunda bütün askerler vurulup gidecek.’
Thomas Bernhard'ın bir röportajında söylediği üzere, "uzun bir süre yalnız olursanız, yalnız olmaya alışırsanız, yalnız olmayı tercih ederseniz, sıradan insanların bir şey keşfedemeyeceği her yerde bir şeyler keşfedersiniz."
Ve sen, içki satıcısı, senin şu şişen bana zevk mi veriyor sanıyorsun? Ben bu şişenin dibinde aşağılanmayı aradım, aşağılanmayı ve gözyaşını… Buldum da aradığımı, buldum ve tattım…
Okunması çok rahat bir kitap Aşk-ı Vatan. 19. yüzyıl sonunda yaşamış bir Türk kadın yazarın kaleminden Avrupalı birilerinin hikayesini okumak epey enteresan bir deneyim - genelde tersini görmeye alışmışız. Bir sebepten kitabın sonu aceleye gelmiş gibi geldi bana, oysaki biraz daha devam ettirip kurduğu hikayeyi tamamlasaydı çok daha etkili olabilirdi.