1976
…Abdullah Öcalan isimli bir üniversiteli, sessiz sedasız Ankarada üniversite gençliği içerisinde kadro çalışması yapmaktadır. 1976 yılında yeterli sayıya ulaşan A. Öcalan, gruba KD [Kürdistan Devrimcileri] adını vermiştir.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Tanzimat sonrasında modern eğitim kurumları açılmaya başlanmakla birlikte medreseler, eğitim sisteminin bir parçası olarak Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edilinceye kadar varlığını devam ettirmiştir. Ancak uygulama esnasında medreseler, -Kanunda kapatılmasına dair herhangi bir hüküm bulunmamasına rağmen hızlı bir biçimde kapatılmış, bazıları imam ve hatip yetiştirmek üzere mekteplere dönüştürülmüştür. Maarif Vekâleti tarafından 11 Mart 1924 tarihinde vilayetlere derhal uygulanması talimatıyla İlmiye Medreseleri ile Dârülhilafe Medreselerinin hazırlık sınıflarının kapatılarak imam hatip mekteplerine dönüştürülmesi yönünde genelge gönderilmiştir.1 Genelgede medreselerin kapatılmasında “asker kaçakları ile dolu olduğu” iddiası gerekçe olarak gösterilmiştir. Ancak bu konuda yapılan araştırmalarda bu iddianın gerçeği yansıtmadığı ifade edilmektedir.'2Bu süreçte kapatılan medrese öğrencileri, yaşlarına uygun bir şekilde farklı okullara kaydedilmiş, medreselerde eğitim veren müderrislerden şartları uygun görülenler Maarif Vekaleti kadrosuna alınmıştır. 1924 yılında medreselerin yerine 29 İmam Hatip Mektebi açılmış, ertesi yıl İmam Hatip okullarının sayısı 26'ya, 1926'da 20'ye düşmüş, 1930'a gelindiğinde açık olan İstanbul ve Kütahya İmam Hatip Mektebi de kapanmıştır."3 Bu okullara öğrenci alımı, yeni kayıt yapılması şeklinde değil, daha önce medreselerde eğitim gören öğrencilerden istekli olanların nakledilmesi şeklinde olmuştur.4 İmam Hatip Mekteplerinin öğrenci yokluğu nedeniyle kendiliklerinden kapandığı iddiaları olmakla birlikte,5 yapılan araştırmalarda bu mekteplerin gelişmemesi, kendiliklerinden kapanması için çaba gösterildiği, bu okullar için ödenek ayrılmadığı, din görevlilerinin memur statüsünden çıkarılması nedeniyle mezunlarının iş bulamaz hale getirildiği,"6
Sayfa 191·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
İyiliğe davet edip,iylikten kaçınmak!
Sözün güzelliği parlaklığından değil SADAKATINDAN ötürüdür… Ancak bu takdir de söz, canlı bir enerji kaynağı haline gelir. Artık o, bizzat gerçeğin ifadesidir. Söz ile hareket, akide ile ahlak arasındaki mutâbakatı sağlamak kolay değildir. Bu, sadakatla çalışmayı ve gayreti. icâbettirir. Her şeyden önce de Allah'a bağlanı-mayı, O'ndan medet dilemeyi ve O'nun hidäyel kaynağı olan hakikatlardan yardım istemeyi gerektirir. Hayatın zaruretleri ve mecburiyetleri çok kerre ferd ile i'tikâdının arasını açar. Hayatın ka-rışıkığı îmanın dåvet ettiği yolu zorlaştırır. Fâni olan fert ne kadar kuvvetli olursa olsun, ebedi olan kuvvete bağlanmadıkça za-yıtır. Zira şerrin, tugyanın ve sapıklığın kuvveti insanı mağlab etmeye kåfidir. Bakarsınız şer hareketi insanı bir kerre... İki ker-re... Üç kerre... Alt edememiş olabilir. Fakat zaaf ânını yakalayınca insafsızca mağlüb edeceği muhakkaktır. Dününü de, bugününü de, yarınını da hüsrana mahküm eder. Ancak insanóğlu ezeli ve ebedi olan kuvvete dayandığı takdirde kuvvetler üstün bir kuvvete sahiptir. Nefsâni arzularına, hayatın zarüretlerine ve mecburiyetlerine karşı üstün bir kuvvet kazanır. Kuvveti; şerrin, tuğyâ-nın ve sapıklığın dayandığı bütün kuvvetlerin fevkindedir. Bunun içindir ki Kur'an, yahûdileri daha evvel çağırdığı gerçeklere dâvet ediyor ve böylece zımnen bütün insanları da sabır ve ibâdetle Allah'dan yardım istemeye çağırmış oluyor. O gün Medine'deki yahûdilerden; yaşadıkları muhitte elde ettikleri geçim vasıtaları ve maddi menfaatlar karşılığında— ki bu; ister dini hizmetler için aldıkları paralar, ister bütün maddi menfaatlar olsun
Sayfa 143 - Çelik yayınevi cilt 1.
~ KT; KD « kül tigin: kon: yılka: yêti: yigirmike: uçdı: tokuzunç: ay: yêti: otuzka: yog: ertürtümüz: barkın: bedizin: bitig taşın: biçin: yılka: yètinç: ay: yéti: otuzka: kop: alkdımız: kül tigin: özi: kurk: artukı: yẻti: yaşına: kergek: boltı: » "Kül Tigin koyun yılının on yedisinde vefat etti. Dokuzuncu ayın yirmi yedisinde yas törenini yaptık. Anıt mezarını, süslemelerini, yazıt taşını, maymun yılının yedinci ayının yirmi yedisinde tamamen bitirdik. Kül Tigin'in kendisi kırk yedi yaşında vefat etti.”
Alıntı
Saç ve sakal boyama konusundaki bütün hadisleri dikkate alan Kādī lyäz gibi bazı alimlerımız, bu hususta yasanan yerin ädet ve geleneğını dikkate almayı tavsiye etmişlerdir. Eğer bir yerde saçı ve sakalı boyamak adetse, buna uymalıdır: oranın adetine uymamak mekrühtur Şayet bir memlekette sac ve sakal boyama adett yoksa saçını ve sakalını boyamaya kalkışmak mekrübtur. Bir kimsenin ağaranı saçları piırıl pırıl duruyor ve Müslümanlar öyle beyaz saçları sevimli buluyorlarsa, orada saç boyamak doğru değildir
Kaliteli zaman
Gülümseme tamamen bilinçsizdi. Luo Binghe bu sözde gülümsemeyle çarpılmış gibi oldu, anında bakışlarını çektiğinden o duygunun ne olduğunu çözemedi. Çok geçmeden, Shen Qingqiu gülümsemesini sonlandırmak zorunda kaldı. Sistem duyurdu:【 İhlâl: KD. -5 puan. Şimdiki puan: 165 puan. 】 Shen Qingqiu: ‘… Sadece bir kez gülümseme puan azaltılmasına mı yol açıyor?’ Sistem, haklı olarak dedi: 【KD, KD’dir.】
Reklam
Reklam