Uyuşturucu satıcısı, kaypak politik lider, karısını döven adam, sürekli olarak ‘huysuz’ patron, gösterişçi alt müdür, ihanet eden koca, şirketin ‘evetçi’si, duyarsız üniversite danışmanı, ‘hepinizden üstünüm’ bakan, çete üyesi, kızının okul programlarına katılmaya hiç vakit bulamayan baba, yıldız sporcularıyla alay eden koç, bilinçdışı olarak hastasının ‘aydınlanmasına’ saldırıda bulunan ve onlar için bir tür gri tekdüze normallik arayan terapist, beyaz yakalı -tüm bu erkeklerin ortak bir yanı vardır. Hepsi, erkek numarası yapan çocuklardır.
[…]
Onların ‘erkeklik’ biçimi, çoğumuz tarafınca kendinde ne olduğu fark edilmeksizin kalan erkekliğin bir kandırmacasıdır. Bu adamın kontrolcülüğünü, tehditkârlığını ve saldırgan davranışlarını sürekli olarak güçle karıştırırız. Gerçekte, altta yatan bir aşırı hassaslık ve zayıflığı, yaralı oğlan çocuğunun hassaslığını sergilemektedir.