Kend'özünü, kendilik idrakini yitirmemiş insan yalnız bırakılmaz, yalnız kalır. Bu anlamda yalnızlık, kendine yabancılaşma değil; içinde yaşadığı topluma yabancılaşma, bir başka deyişle kendine yabancılaşan toplumun yabancılaşmasına bir tepkidir. Oysa kendine yabancılaşma ölümdür. Bu anlamda o toplumdan kaçan insan ölümden kaçmaktadır.
Gerektiği zaman yalnızlaşmayı bilmeyen, yalnız kalamayan çoğalamaz, kendi olamaz. Kendini bulmak için toplumdan soyutlanan yalnız değildir. İçinde yaşadığı toplumun "insanlık durumunun" ne olduğunu bilen yalnız değilken bunun farkında olmayıp yine içinde yaşadığı toplumla olan bağını yitiren insan ise yapayalnız, yani tek başınadır.
Kimi zaman toplum yapayalnız olur da yalnız gibi görünen insan çok kalabalıktır.
Her türlü alışkanlık ve kabiliyet sistem tarafından onaylanmıştır ve kend isini besleyecek eylemlerle büyür. Adım adım, gün be gün ... Bu yüzden eğer bir şey yapmak istiyorsanız bunu alışkanlık haline getirin
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eh, koyun deyip geçmeyelim Onların içinde de ne koçlar, ne yiğitler vardır. Dünya kuruldu kurulalı bütün koyunlar çobanla, köpekle yaşamadılar ya! Onlar da bir zamanlar kasaptan, celepten, çobandan, köpekten habersiz, yiyeceklerini kendileri arayıp bulurlar, düşmanlarını kend sert boynuzları ile yıldııp kaçırrlardı.
«İçinde kim bilir ne domuzluklar vardır. Büyük bir diktatör olmak, milleti inim inim inletmek istiyor. Kendi kendine yasalar yapacak. Şunu bunu asıp kesecek. Böyle bir şeyi istemek ne müthiş bir küstahlıktır. Yahut bu adam bunu mahsûs istiyor. Biliyor ki, Meclis kend yetkilerinde pek hassas ve kıskançtır; vermeyecek, bu da bu şekilde Başkumandanlıktan kurtulacak. Yahut Meclis verirse, bunlarla sonra bize, millete kıran salacak... Kendine köle gibi itaat etmeyenleri imhâ edecek. Yapar mı? Yapar. Şaka değil.»