Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Edip Cansever
Edip Cansever 89 yaşında "..Bugün benim doğum günüm. Kendi kendime kutlayacağım. Sonra kalabalık yerlere gideceğim. Bir de hediye almak istiyorum kendime. Belki bir kitap, belki de iyi bir ağızlık alırım. Milena'yı okuyorum. çok seviyorum. Bütün büyük yazarlar gibi Kafka da en küçük olaya, en dikkat etmediğimiz ayrıntıya, en küçümseyip geçtiğimiz bir duyguya, düşünceye canlılık kazandırıyor; onları işliyor, tatlı, Kafka'ca bir yapı kurmaya bakıyor. Sonra ne oluyor? ''İyiyim Milena'' gibi basit bir söz edince bile, taptaze bir güzellik, esenlik kuruyor içimizde. Artık o ''iyiyim Milena'' sözü erişilmez oluyor; sanki bir yaşamı taşıyor üzerinde, sanki gelmiş geçmiş bir edebiyatı diriltiyor. İyi yazarları okudukça seviniyorum.." Edip Cansever, Erdal Öz'e Mektuplar 8 Ağustos 1961
Kaliforniya’da Long Beach şehrindeki Eyalet Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak ders verirken, aynı sömestrde benim iki dersimi alan bir kız öğrencim dikkatimi çekmeye başlamıştı. Bu genç bayanın şu özelliklerinin farkına varmıştım: Her şeyden önce çok güzel bir kızdı; gözüm gayri ihtiyari ona gidiyordu. İkinci olarak çok iyi bir öğrenciydi;
Reklam
Arkadaşlar merhaba, ufak bir miktar yardımınıza ihtiyacım var. Benim için çok kıymetli olan bir arkadaşıma kitap hediye alacağım ona da yeni yeni kitap okuma alışkanlığını kazandırabildim. Daha kafasında hangi türü beğendiği de tam oturmadığı için kararsız kaldım. Aynı kitaptan kendime de almayı düşünüyorum birlikte okuyabilmek, yorumlayabilmek adına sizce nasıl bir tercih yapmalıyım?
Bir Bursa seyahatimizde, Ulu Cami’de öğle namazımızı edâ ettikten sonra çıktık. Eşim, arabayı otoparktan alırken, biz biraz çarşı içine doğru yürüdük. Hava çok soğuk… Yolun kenarında soğuktan büzülmüş yaşlı bir teyze dikkatimizi çekti. Önüne serdiği çuvalın üzerinde köy ekmekleri... “-Ekmeklere buyurun!..” derken göz göze geldik. Bana
Kitap Kurallarımız
Hepimizin kitaplarla ilişkisi farklı farklıdır. Tabiri caizse 'Kitap Kurallarımı' paylaşmak istiyorum. Bakalım benzer ve farklı durumlarımız nelermiş? :) ------------------- Bir kitabı asla yarım bırakmam. Satın aldığım kitabın üstüne adımı ve aldığım tarihi mutlaka yazarım. Satırların altını çizmekten hoşlanmam. Hatta neredeyse hiç çizmem.
Anı ve Yordam Kitap Tavsiyesi
Merhabalar merhabalar Sevgili Okurlaaar! Şuan Beylikdüzü istikametindeyim. Bu karlı İstanbul gününde, Allah'ın 'Latif' sıfatını tekrar yaşadığım ve kendi kendime güldüğüm bir hadiseyi sizinle paylaşmak istiyorum. 24 Kasım'da almış olduğum Bay Zweig'in Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu hikayesini okumaya yeni başladım, yani başladım sanıyordum:). Metroda kitabı okurken ilk sayfalar satranç konuluydu. Kadına geçmeden önceki hikaye girişi diye düşündüğümden başta aldırmadım. Fakat 15 sayfa kadar okuyunca ve hala satranç devam edince kitabı bir evirdim cevirdim; Satranç Ustası'nı okuyormuşum ×_×. Meğer Yordam Kitap sağ olsunlar, iki öyküyü bir kitapta toplamış bize maddi bir kolaylık yapmışlar. Tek kitap aldığımı sanan ben, Satranç Ustası'nı farkedince acayip mutlu oldum ve kendime baya güldüm. Öyküyü okumadığımdan almayı düşünüyordum zaten bana bir hediye gibi geldi ^^. -Kitabın kapağında yazmıyor mu? -Yazıyor ama ben "Satranç Ustası yazarından" kalıbı diye düşündüğümden çokta dikkat etmemistim. Kitapçı görevlisi Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nu istediğimde vermişti, aklıma hiç gelmedi. Bir de malum bir kitap çok satansa ticari karı düşünülerek ayrıca bir fiyatlandırılıyor. Amaaa sürpriz:)) Umarım siz de gülmüşsünüzdür :).. Yordam Kitap ile iki Stefan Zweig uzun öyküsünü bir kitapta bulabilrsiniz. Tavsiye ederim. Bu soğuk havalarda kendinize dikkat edin. Teşekkürler #yordamkitap . Teşekkürler #1000k :))
Reklam
Bazen görüyorum; çocuk annesinin elinden tutmuş, annesi yavrusunun gözlerinin içine bakarak konuşuyor. Ona sıcacık yüreğinin derinliklerinden seslenişi yavrum, canım, bir tanem demesi benim içimi titretiyor. Bunlardan bir tanesi çok tatlıydı. Sapsarı saçları vardı. Annesi üstüne sarı renkli kapüşonlu bir yağmurluk giydirmiş. Çocuk yağmurluğunun önünü kapatmaya çalışıyordu. Annesi bakıyor gülümsüyor ama fazla karışmak istemiyordu. Biran çocuğu kendime benzettim. Benimde aynı renkte yağmurluğum vardı. Doğum günümde bana hediye almıştın. Dışarıda hafif hafif yağmur atıştırıyordu. Ben hemen giyindim, sonra yanına gelmiştim. Elinden tuttum, hadi dışarı çıkalım demiştim. Beni kırmadın. Beraber bahçeye çıkmıştık. Biz oynarken de yağmur hızını artırmaya başlamıştı. Sen beni kucakladığın gibi eve koştun. Bunu unutmama imkan yok canım anneciğim, seni çok ama çok seviyorum. Benim için ıslanmak uğruna bahçede benimle beraber çamurdan evler, arabalar, kaleler yaptın. O her bir ev her bir kale benim hayatım oldu, yaşam tarzımı oluşturdu. Ayaklarımın üstünde durabiliyorsam senin bana vermeye çalıştığın içtenlik ve samimiyet sayesindedir... ''Kanlı Zeytin kitabından bir alıntıdır.'' Özdemir YILMAZ
8. Hikaye Tamamlama Etkinliği
Hikayemiz bu ileti altından yürütülecektir. Katılımcı sırası ve yorumlar için: #11646309
NigRa
NigRa
Saat gece yarısını çoktan geçmiş "yarım" diye belirtilen 12.30'u göstermekteydi. Akreple yelkovan iki ayrı uçtaydı, kavuşamayan iki aşık gibi diye düşündü. Sonra aklı yine yarım kavramına kaydı. 24'ün yarısı 12
İnsanin kendine verebileceği en güzel hediye. Kendi kişisel gelişimidir. Önceden sen bana iyi davranırsan, ben sana iyi davranırım derdim. Şimdi ise kendime senin için iyi davranırım, eğer sen benim için kendine iyi davranırsan diyorum.
İnsan, neşenin yerine üzüntüyü seçmeyi pek sever. Yirmi birinci asrın hastalığı budur belki de. Ne tuhaf. Pablo Neruda, "Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim." derken bir şeyler anlatmak istiyordu aslında. Bu sabah, "bir şeyleri" anlayın da sizi mutlu edenlere koşun sevgili okur. Vakit geçiyor. Var olun. Wilhelm Genazino -
1.176 öğeden 1.156 ile 1.170 arasındakiler gösteriliyor.