9/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 192. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 21:58
Okurken İstanbuldan Cape Town a,ordan Madagaskar'a uzanan bir hikaye Ölümcül Baobab... Baobab ağacı hayatı, dayanıklılığı bilgiyi ve birliği sembolize eden bir ağaç. Daha çok Afrika ve Avustralya da yetişen bir ağaç türü. Kitapta baobab metaforu üzerinden sığınmacıların hikayesini okuyoruz aslında.. Azgar Naik Afganistan dan ailesiyle Türkiye ye kaçan bir genç.Yolda gelirken çok da sevmedigi babası Iran topraklarında ölmüş. Azgar ın da bu ölümde payı var .Annesi bir apartmanda kapıcılık yapan bir adamla evlenmiş. Gencecik kız kardeşi ise kendinden kat kat büyük bir adamla sevgili ..Azgar sa bir klinikte kalıyor . Cihangir Kent sadece göçmenlere hizmet veren bir psikiyatri kliniğinin sahibi olan bir tıp doktoru.Azgar da onun yanına gitmiş ilk Turkiye ye geldiğinde. Çevirmenlik yapmak için kalmış orda ve klinikte bir odada kalıyor.Doktor onu himayesi altına almış. Memleketinden çok uzakta yaşamaya çalışıyor. Tıpkı köklerinden ayrılıp orda yaşam sürmeye çalışan baobab ağacı gibi ..O klinikte yapılanlarda hic masum degil .Kısırlaştırma, hafızayla ilgili çalışmalar gibi .. Dr.Cihangir in Hayırsız Ada da cesedi bulunuyor bir sabah.Bu bir cinayet mi , intihar mı?Daha önce de ortağı Cape Town da ölü bulunmuş . Azgar in hayatında kopukluklar var .Mesela Brezilya dan alınmış bir diş fırçası var ama o hatırlamıyor .Klinikteki kötü kalpli yardımcı Satenay çoğu seyi biliyor. Yeni gelen klinikte yöneticisi Jayen de Azgar la yolculuğa çıkıp gerçekleri öğrenmek istiyor.Bir de Veo var ki romandaki hayatı en sırlarla dolu olan karakter..Acaba bu ölümlerin Azgar la bir ilgisi var mı? Kitap "kırgıbayırlarının kırgıinsanlarına ,sığınmacılara" ithaf edilmiş. "Madem cehennemligiz , yağmurlu günde ölelim bari " demiş. Sığınmacı meselesi galiba Turkiye nin en önemli çözülmesi gereken
Ölümcül BaobabMehmet Mollaosmanoğlu · The Kitap Yayınları · 202613 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 233. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:28
Aynadaki Zaman, yazarın, kendi öykü evrenini zenginleştirme kararının bir ürünü. Kavukçu bir yandan alıştığımız çevreleri; denizi, denizcileri, kasabayı, yapayalnız kent insanını ele alırken bir yandan da gerçekdışına, fanteziye, kelimenin tam anlamıyla “alacakaranlığa” yöneliyor bu kitabında.
Hayata Dair
Aynadaki ZamanCemil Kavukçu · Can Yayınları · 2012346 okunma
Reklam
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:24
Kitap Adı: Akim Sevgilim Yazar: Füruzan Sayfa Sayısı: 136 Tür: Öykü Değerli Okur, bir kitap yorumuyla geldim: Kitap üç öyküden oluşuyor. İlk öykünün adı da kitaba ismini veren Akim Sevgilim. Yerel kütüphanede görünce, adına kapılıp okumak istedim. Açıkçası, eski zamanların o destansı, unutulmaz sevgilerine dair bir hikâye bekliyordum. Ancak beklentim bu yönde karşılanmadı. Yazar, kalıcı ve derin duygular yerine daha çok geçici, kırılgan ve yıpratıcı ilişkileri ele almış. Bu da bende küçük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Aslında kitaplarla ilgili ön yargıyla yaklaşmayı pek sevmem. Özellikle daha önce okumadığım yazarların eserlerine şans vermeye çalışırım. Bu yüzden kitabı yarım bırakmadan sonuna kadar okudum. Diğer iki öykü ise Sesi Olmayan Türkü ve Varoşlar. Sesi Olmayan Türkü, farklı yöntemlerle el değiştiren toprakların hikâyesini ve o topraklara sahip çıkmaya çalışan insanların mücadelesini anlatıyor. Toprağın yalnızca bir mülk değil, aynı zamanda emek, aidiyet ve yaşam olduğunu hissettiren bir öykü. Varoşlar ise kent yaşamının görünmeyen yüzüne ışık tutuyor. Yoksulluğun, tutunma çabasının ve hayata rağmen ayakta kalmaya çalışan insanların hikâyesi anlatılıyor. Füruzan'ın toplumun kenarında kalmış insanları anlatmadaki başarısı dikkat çekici. Kalemi zaman zaman insanı rahatsız edecek kadar gerçekçi. Belki de bu yüzden okurken kendimi huzursuz hissettim. Ancak sanırım yazarın vermek istediği duygu da tam olarak buydu; okuru rahatlatmak değil, düşündürmek ve sarsmak. Bu kadar spoiler yeter. Şimdi kitaptan birkaç alıntı paylaşayım: "Ben kırkıma girmeden ölüme alıştım neredeyse." "Siz gençler vatanımızı kurtarın." "Çiçeklerden, güneşten, geceden, limonluktaki kokulardan oluşan bir rüya." "Hep önemli ve önemsenen başka insanlara göstermek için mi yaşanır her
1000Kitap
Akim SevgilimFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023493 okunma
Puan vermedi·320 syf.·
2026 43. kitabı
Bu 3 kitabı okuduktan sonra toplu bir inceleme yazmak istedim. Aslında bana göre 2 kitap olsaydı yeterdi, 3cü kitap biraz gereksiz olmuş. Arkadaşlar yazarın yazım tarzını, kitabın karanlık romantizm olmasını, zorbalık içermesini tartışmayacağım. Benim için de fazlaydı, hatta bazı yerleri atlayarak okudum (siz anladınız). Ama yazar zaten uyarı veriyor kitabın başında ve ben de daha önce yazarın diğer kitaplarını okuduğum için alışığım ama yine de rahatsız ettiği kısımlar oldu da, neyse. Spoiler olucak bundan sonra. Sevdiğim kısım: Yazar bazı dark romance'larda olduğu gibi sadece smut yazıb, çok basit olaylarla kitabı tamamlamamış. Yani kitabın konusu, karakterlerin geçmişinin bir biriyle bağlılığı, yaşadıkları travmalar çok güzel işlenmişti. Özellikle Aiden'ın geçmişinde yaşadığı olayların Elsa'nın annesiyle bağlılığı çok iyidi bence. Sevmediğim kısım Hepimiz hayatımızda lise ya da universite konulu düşmandan aşka romantik dizilerde zengin erkek karakterin fakir, ya da zavallı kıza arkadaşlarıyla beraber zorbalık yapdıklarını, bütün işlerini onlara yaptırdıklarını, herkesin içinde onları rezil edip güldüklerini izlemişiz, doğrusu buna alışmışız ve hatta bu tarz kitapları okumağı da çok sevmişiz. Ama hiç böyle bir başlangıç olmamış. Bu kitap direk t*cizle başlamış, sonra kız t*cizçisine aşık olmuş, zorbalıkdan da beter yani. Ayrıca Elsa'nın babasının sonradan hikayeye katılması ve 9 yıl komada kaldıktan sonra( hiç inandırıcı değildi) 1 yıl içinde evlenmesi saçma geldi bana. Sonra kızın da hiçbir şey olmamış gibi babasını affetmesi garip hele Knox'ın Elsadan hoşlanmış gibi davranıp sonra kardeş olduklarını söylemesini sevmedim. Yani aslında kitabın başındakı uyarıyı dikkata alıp yazamadıklarım var. Eğer kitabın başlangıcında ana karakterlerin yüzleşmesi
Çarpık KrallıkRina Kent · Ren Kitap · 2024688 okunma
7/10
·328 syf.·
2026 108. kitabı
Açıkçası çok fazla beklentim olduğu için sanırım beklentimin biraz alt altında kaldı bu kitap. Rai ve Kyle Rina okumaya başladığımdan beri kesinlikle okumak istediğim bir çift de onların bir araya gelişini gerçekten merak ediyordum ki bundan çok öncesinde de ülkemizde yayınlanan yalan üçlemesini okuduğumda da Rae karakterini orada gerçekten çok merak etmiştim. Ama yalan üçlemesi ve canavar üçlemesinden sonra bu kitaplar bana biraz daha basit geldi sanırım sıralamaya uymadan okumanın da bedeli. Muhtemelen önce bu kitapları okumuş olsaydım daha çok severdim ama yine de kötü değildi birine kent imzası taşıdığı için benim için zaten kesinlikle güzel. Son sayfalara kadar aksiyonun devam etmesi ve Rina’nın bize her seferinde farklı bir ters köşe vermesini çok seviyorum. Burada da yine pek çok ters köşe vardı ve güzeldi. Rai’nın oyunu, Kyle’n vazgeçmemesi ve sonlarda ortaya çıkan gerçekler.. güzel bağlanmıştı kitap dediğim gibi beklentim daha yüksek olduğu için çok daha farklı ve daha güçlü bir hikaye beklerdim ama kötü değildi.
1000Kitap
İntikam TahtıRina Kent · Ren Kitap · 202656 okunma
10/10
·336 syf.··
2026 72. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:09
Sonunda 10 puan verdiğim bir kitap, gerçekten özlemişim bu kadar hypelanmayı. İlk başta klasik +18 sahneler falan filan boş bi kitap olur diye düşündüm. Ama öyle bir sonu var ki... ÖYLE BİR SONU VAR Kİİİİİ O ilk rüya sahnesinde yalan yok Adrian'a aşırı sinirlenmiştim ve kitaptan soğumuştum. Benim kaldırabileceğim, okuyarak destekleyebileceğim bir sahne değildi ama çok şükür ki rüyaymış. Gerçi Adrian'a Yan'a olan tavrından dolayı hala sinirliyim. Ama olsun. Bu arada Yan gerçekten çok tatlı biri bence umarım hain çıkmaz ya da ölmez genelde sevdiğim yan karakterler ya kötü çıkıyo ya ölüyor
Yalanın YeminiRina Kent · Ren Kitap · 20231,568 okunma
Reklam
Reklam