Sakın bu çeviriden okumayın
Puan vermedi·521 syf.··
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:24
Kitap sanki hiç Türkçe bilmeyen biri tarafından yapay zekayla çevrilmiş gibi. Adında profesör ünvanı olan birinin imzasını utanmadan bu işin altına koyması Türkiye’nin entelektüel sefaletini gösteriyor. İmge yayınları editör falan çalıştırmıyor galiba. Ketebe yayınlarının eline kalmayalım diye imge yayınlarından aldık sonuç rezillik. Dünya edebiyatının en muhteşem eserlerinden birine yapılan saygısızlık. Yorumumu aşırı bulan olursa bozuk cümleleri bıkmadan usanmadan gönderebilirim buraya. Üstelik İmge Yayınlarına da bu konu hakkında mail attım. Ama zahmet edip cevap bile vermediler.
Edebiyat
KulHeinrich Mann · İmge Kitabevi Yayınları · 202343 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 19. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:14
irade konusunda elbette belli bir olgunluğa gelmiş insanın gençlere göre kuvveti daha başkadır. buna istinaden gençliğin şehvetinde boğulan bir gencin okuması gereken veya okumasını tavsiye edeceğim bir kitap mı diye düşününce cevabım ne yazık ki olumsuz. tespitler, alıntılanan sözler veya paragraflar içerik bütünlüğü açısından tatmin edici. ama günümüz gencinin aklı beş karış havada ve anadilinden ne kadar uzakta bir yaşam sürdüğünü düşünürsek sahiden çok ağır. öğrencilerime tavsiye etmezdim. bununla beraber kitapta emeğin çok olduğunu ve ketebe'nin kalitesini de tartışmaya açık bulmuyorum. bence bu tarz kitapların pratik bir formda maddeleştirilmesi yapay zeka gençliğinin bilgi edinimini daha da kolaylaştırır. tembelliğe alıştırır mı, o da kabulüm. bir de biraz can sıkıcı olan şu, iradenin sadece sufizm gibi mistik bir hâlde terbiye edilmesini ben de uygun bulmuyorum ama bu kadar da batı merkezli bir kitap beklemiyordum. vatan millet sakarya vurgusunun çokça yapıldığı bir kitapta bence islâm içerikli bir irade başlığı da olmalıydı. kitabın girişinde batı merkezli olduğu da belirtilmişti bu arada.
İrade TerbiyesiEthem Bakar · Ketebe Yayınevi · 20231,245 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Enformasyon çağında insan olmanın bedeli nedir?
8/10
·72 syf.·
2026 32. kitabı
Keyifli okumalar dilerim:) Enfokrasi puanım 8/10 instagram.com/p/DZkvAqsiLxV/?... Byung-Chul Han bu kitabında modern demokrasinin sessiz ama köklü bir dönüşüm geçirdiğini ileri sürer: artık iktidar kaba baskıyla değil, enformasyonun akışıyla çalışmaktadır. Bu yeni rejimin adı onun ifadesiyle *“enfokrasi”*dir. Enfokrasi nedir? Han’a göre enfokrasi, bilgilerin, verilerin ve algoritmaların siyaseti şekillendirdiği bir düzendir. Bu düzende gerçeklik, ortak bir hakikat etrafında değil; sürekli akan, parçalanmış ve hızlı tüketilen enformasyon parçaları üzerinden üretilir. Bu durum demokrasinin temel zemini olan “ortak tartışma alanını” zayıflatır. Çünkü düşünmek yavaş bir süreçtir; fakat dijital alan hız ister. Demokrasinin krizi: hız ve dikkat ekonomisi Han’ın en güçlü eleştirilerinden biri şudur: Demokrasi, yavaşlık ve müzakere gerektirir. Oysa dijital çağda: * dikkat dağınıktır * bilgi aşırı boldur * duygular hızlı tetiklenir * düşünce yerine tepki geçer Bu nedenle siyaset, fikirlerin çatıştığı bir alan olmaktan çıkar; en çok dikkat çeken içeriklerin kazandığı bir gösteriye dönüşür. Şeffaflık = özgürlük mü? Han burada kritik bir tersine çevirme yapar:
EnfokrasiByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2022417 okunma
ONLAR GÖĞÜS KAFESLERİNDE YAŞLANMAYAN KALPLERİYLE YARATIRLAR"
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 18:31
Bu kitabı anlatmaya ilk olarak çevirmeninden başlamak isterim. Ahmet Murat Özel çevirmiş. Bazı kitaplar çevirmenlerinden dolayı okunur, ama ben bunu daha sonra fark ettim. Benim sebebim Kaknüs Yayınları'nın bir dönemdeki yayınlarını çok beğenmem ve toplamaya çalışmam.Hem kapakları çok güzel hem de çevirileriyle bir boşluğu doldurmuş. Mesela Arap edebiyatına dair ne kadar bilgimiz var ? Belki biraz şiirlerini biliyoruzdur ama öykü ve roman konusunda bir boşluk var. Tevfik el-Hakim Mısırlı bir yazar. Burada edebiyat üzerine yazılarını toplamış. Tiyatro, öykü, roman, sinema gibi pek çok sanat alanına dair poetikasını sunmuş bize. Tüm bunların karşısında insan ne yapar, nerede durur, sanat nedir, sanat yapımı nedir gibi pek çok meselenin etrafında dönmüş yazıları.Bunları okurken aslında hiç de yabancı birinin kitabını okuduğunuzu hissetmiyorsunuz. Zira sizin hassasiyetlerinize sahip biri, dünyayı ve olan biteni anlamaya ve yorumlamaya çalışıyor. Toplumcu gerçekçi yazarlardan sayılıyor ve burada tanıtımında kullanılan bir tabir çok hoşuma gitti. "İskenderiyeli duyarlılığı, derin ve geniş kültürü ve canlı yaratıcılığı onu estetik bir yenileyişin öncüsü yapmıştır." 'İskenderiyeli duyarlılık', çok hoş ve çok yerinde bir tabir. Bir yerde tiyatronun kendisinde özel bir yeri olduğunu söylüyor. Kendisini en çok etkileyenlerin arasında Shakespeare olduğunu anlıyoruz. Kitapta pek çok yerde ismi geçiyor ve eserlerinden alıntı yapıyor. Öyle ki, bir yerde şöyle sormadan kendini alamıyor. " Shakespeare, bugün Mısır'da ortaya çıksaydı, ne yapardı?" İnsanın mizacı, kaderi üzerinde de düşüncelerini okuyoruz. Kaderin mizaçla ilişkisini kurarak insan davranışlarını çoğu zaman mizacına bağlıyor ve bu bağlamda kaderin her zaman göklerden inmediğini, bazen de benliklerin doğasından
Sanat ÜzerineTevfik El-Hakim · Kaknüs Yayınları · 199915 okunma
Beni bin yerimden kırdılar, olsun…
10/10
·176 syf.·
2026 3. kitabı
olsun… “"Şiir yazmasaydım eğer cinayet işlerdim.” Evet, Bülent abi bir programda aynen öyle demişti. Hatta bıyık altından gülerek, “Ben çocukluğumda başlamadım şiire ödev gereği yapıyordum ; şiir öyle bir şey değil,” diyordu. Peki şiir nasıl bir şey “bir evimiz vardı ama gidecek hiçbir yerimiz yoktu bir de bazen insanı sadece anlayan o yağmur” İzdiham dergisi ile tanıdım şairi; hayatın içinden ve hayata öfkeli… “Hepimiz ölecek yaştayız” sloganıyla, o güzelim karganın bakışıyla kalbimize taht kurmuş Bülent abimiz. Şimdi bir de attığı tokatlara bakalım. Ketebe Yayınlarının ciltli olarak yayımladığı kitabı ilk elime aldığımda biraz ürkek yaklaşmıştım ve evet, korktuğum başıma geldi; bir savaşa girmiştim ve hazırlıksızdım. Bir anda balkonda sigara içerken buldum kendimi beton duvarlara bakarken… “Beni bin yerimden kırdılar, olsun…” diyordu deri ceketi şiir kokan abimiz, “Olsun, yine kalkarım…” “Seni karşıma çıkaran şiirdi, daha ne olsun,” diyordu. Ben inceleme yazmayı pek beceremem ama duygularımı ifade etmekten de geri durmak beni üzer. Bülent abi; yağmurlu bir günde, şehrin geç saatlerinde sokağa çıkmışım da tedirgin değil de huzurlu hissetmişim gibi hissettirdi. Şiiri ve yazmayı ifade edişi, o diplerde olup da söyleyemediğimiz cümlelerdi; “Çünkü ben ancak şiir yazınca kendimi bu kadar güzel ve narin katledebilirdim.” Evet, şiir bir bakıma narin bir intihardı. Daha çok şey söylemek isterdim ama şiir üzerine fazla konuşmak olmuyor daha çok susmak ve idrak etmek... Masanın etrafına eklenen bir dostumuz daha oldu. Muhabbet sonraya kaldı. Mekanın cennet olsun güzel adam.
Sevgili HuzursuzluğumBülent Parlak · Ketebe Yayınları · 2025651 okunma
Puan vermedi·40 syf.··
2026 20. kitabı
Merhabalar Beth Ferry'nin yazmış olduğu "Korkuluğun Dostu" eseri ile karşınızdayım. Korkulukların görevi nedir? Tarlalara gelen hayvanları korkutup tarlaya girmesini engellemek. Korkuluk da bu görevini başarıyla yerine getiriyordu ta ki kucağına yavru bir karga düşene kadar. Korkuluk daha önce yapmadığı bir şeyi yapar ve onu sarıp sarmalar, yaralarını iyileştirir ona ninniler söyler. Kargayla dostluk kurar. Bir gün karganın gitme vakti gelmiştir ve karga oradan ayrılır, korkuluk bir başına kalır ve kimse ona bakmaz. Bakımsızlıktan yok olmak üzeredir. Bir gün karga geri döner ve bu sefer yalnız da gelmemiştir eşiyle gelmiştir. Beraber korkuluğu iyileştirir ve karganın 5 yavrusuna yuva olur korkuluk. Korkuluk ve karganın dostluğu içimizi ısıtıyor ve çizimleriyle de hikaye sizi içine geçiyor. Sıcacık bu hikayeyi bence her yaştan insan okurken birçok duyguyu yaşayacak. Sizlerde çocuk kitapları okumayı seviyorsanız bu dostluk içinizi sıcacık yapacak bir şans verin derim. En son okuduğunuz çocuk kitabı hangisiydi? Bu eseri okudunuz mu? Betül haskalaycı Kadir Koç @bkmkitapcom Gizem Nur Topal Serpil Meriç Seher Koyunlu #korkuluğundostu #kitap41
Korkuluğun DostuBeth Ferry · Ketebe Yayınları · 202416 okunma