Tersi de olur dimi ama
Mihaylovna'ya göre değişik sınıf ve tabakalar zaman zaman birbirine karışıp kaynaşmalıydılar: "Yoksa seçkin ol­mayanları kim eğitecek, aydınlatacaktı?"
Alıntı
Adam, şimdi, nerede, ne zaman birkaç kardeşi bir arada görse; insan için tek ve en ağdalı trajedi işte budur der. Huy edinmişti bunu: "Beriki ne, öteki ne olacaktı kim bilir?" İşte kendileri; altı kardeş, hepsi de aynı sütü emdiler, aynı kanı, aynı görgüyü aldılar, aynı evin havasında aynı sevgi, aynı davranışlarla beslendiler, imkânlariyle ilgiler hepsi için eşitti. Ama sonunda Süleyman ne oldu, ikizlerin.. ikizlerin, o, yıllarca yalnız ağlayış ve gülüşlerinde değil, bütün tepkileri ve mimiklerinde bile aynı olan ikizlerin biri ne, öteki ne oldu? Aralarında mutlu olanlar da, başarılı olanlar da vardı, yürek paralayanlar da. Adam -altıncı kardeş- bundan daha trajik bir şey tanımıyordu. Ve bu kaderdi işte, iki'nin iki'ye -ne hacet- insanın insana eşitliğini bozan -ölümsüz-kuvvetti.
Sayfa 248·Kitabı okuyor
Reklam
Kim bilir ?bazı kapıların bize kapalı görünmesi, önünde değil arkasında durduğumuz içindir.
Sayfa 107·Kitabı okudu
"Kim için yaşayabilirim, hangi gaye için? Neyi arayacağım? Ne için savaşacağım? Neyin rüyasını göreceğim? Hayatın çiçekleri döküldü, sade dikenleri kaldı."
"Aşkta kim olmak istediğimizi, savaştaysa kim olduğumuzu keşfederiz.."
Mutasavvıf-şair Sun'ullah Gaybi'nin bir beyti:
Aşk odu evvel düşer maşuka andan aşıka Şem'i gör kim yanmadan yandırmadı pervaneyi Aşk ateşi önce sevilene, ondan sevene düşer Muma bak, önce kendisi yanma­dan pervaneyi yakmadı.
Sayfa 43 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Reklam
Reklam