Puan vermedi·285 syf.·
2026 29. kitabı
Herkese merhaba. Keyifli bir Agatha Christie kitabıyla geldim. Hem de Hercule Poirot'lu. Hemşire Amy Leatheran, Doktor Reilly'nin ısrarı üzerine son işinde yaşadığı olayı kaleme dökmesini ister. Ve Hemşire Amy yazmaya başlar. Hemşire Amy'nin son işi Irak'ın Hassanieh'deki bir kazı alanına gider. Görevi ise ekibin başında olan ünlü arkeolog Doktor Leidner'ın güzel eşi Louise ile ilgilenmektedir. Louise, sanrılarından dolayı sinirleri yıpranmış durumda. Birilerinden korkmaktadır. Kimden ve neden korktuğu bilinmemektedir. Louise bir gün odasında ölü bulunur. Geçmişi gizemli olan kadını kim öldürmüş olabilir? Kazı ekibinden mi yoksa geçmişimden biri mi? Herkes şüphelidir ve biraz da karışık bir vakadır. Şans eseri Hercule Poirot Suriye'dedir. Bağdat'a gitmek için Hassanieh'ten geçecektir. Ondan yardım isterler. Hemşire Amy ile Hercule Poirot katili bulmak için elinden geleni yaparlar. Hikayenin iyi bir ortamı ve iyi bir karakter kadrosu vardı. Gizemli ve heyecanlıydı. Son ise pek tatmin edici değildi maalesef Tahmin de edebildim. Ancaaak... tatmin edici olmayan sonuca gıden yol iyiydi ve oldukça keyifliydi. Hercule Poirot her zamanki gibi gri hücreleri iş başındaydı. Hemşire Amy'i de çok sevdim. #k:14173A Agatha Christie
Polisiye / Gerilim
Mezopotamya'da CinayetAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20131,612 okunma
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
9-10 kitap art arda İslam'ın ilk yılları, Kur'an Tarihi, Halifeler dönemi ve ilk devletler üzerine okumalar yaptım. Sanırım bir süre ara vereceğim. Özellikle Şii - Sünni ayrışması üzerine eksik olan bazı taşları yerine oturttum. Bazı tartışmalı olaylara ve kişilere daha derinlemesine bakma fırsatım oldu. Muaviye en çok merak ettiğim karakterlerin başında gelmiştir hep. Şii'ler onun hakkında çok fazla olumsuz şey yazmasına rağmen Sünniler de onun hakkında çok fazla şey yazmamıştır. İlginç bir durum. Kur'an da bile lanetlenmiş Ümeyyeoğulları'nın bir üyesi olarak Peygamber'in sahabilerinden birisi olması, sonra vahiy katipliği yapması, ordu yönetip, valiliğe yükselmesi ve en sonunda İslam halifeliğine gelip kendi devletini kurmaya giden bir süreçten bahsediyoruz. Muaviye'nin babasının Ebu Süfyan olduğunu düşünecek olursak zenginlik ve statü sahibi olma hırsının kimden geldiğini görebiliyoruz. Sonuçta Muaviye namazını kılıyor, Allah'a inanıyor ve görünüşte bir Müslüman olarak yaşıyordu. Ama İslam halifesi olacak bir dini alimliği yoktu. Eski cahiliye geleneklerine de yatkındı. Bu yüzdendir ki Emevi Devleti hiçbir zaman İslam'ın temsilcisi olarak görülmemiştir. Arap Devleti olarak addedilmiştir. Açıkçası ben bugüne kadar Muaviye ve Emeviler hakkında hep Şiiler'in yazdığı kaynaklardan beslendim. O yüzden düşüncelerim hep negatif olmuştur. Fakat son zamanlarda tarafsız olduğunu iddia eden bazı yazarların çalışmalarında şunu görme fırsatım oldu. Hz. Osman'ın öldürülme sürecinde Hz. Ali'nin failleri cezalandırmaması önemli bir etken. En nihayetinde Hz. Osman Peygamber'in damadı, arkadaşı, sahabisi ve İslam'ın üçüncü halifesi idi. Muaviye'nin de akrabası idi. İslamiyet hızla yayılıp Arabistan topraklarının dışına yayılınca haliyle Hz. Osman güvendiği ve kendi akrabası
Tarih
Emevî Devletinin KuruluşuR. Stephen Humphreys · VAKIFBANK KÜLTÜR YAYINLARI · 202225 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·128 syf.··
2026 9. kitabı
Kitap gerçekten adını taşıyan bir eser. Her ne kadar zorlansak da erdemin bizim gercek bir yol arkadaşı yol haritası olduğunu unutmamak kimden gelip kime gideceğimizi unutmamak gerektiğini İbn-i Hazm'ın yaşadığı hayatı hikayelerinde bize aktarıldığı kısa ve etkili bir kitaptı. Nefis.. Gerçekten dendiği gibi kontrol altına alınmadığında en yakınındaki düşman belki de.. Unutmamak gerek ki okuyup öğrenmek bilmek güzel. Ama bildiğini sırf sormak icin sormak ise çok buyuk yanılgıymış meğerse. Kitap bu konu hakkında da kisa ama net çok güzel ifadeleri içeren gerçek nedir ama bizim düşündüğümüz istediğimiz şeylerin ne kadar da boş olduğunu gösteren daha niceleri...
Erdemli İnsanın Yol Haritasıİbn Hazm El-Endelüsi · Sufi Kitap · 20191,351 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 16. kitabı
Oyunbaz - Wulf Dorn Türü: Gerilim Sayfa : 382 #kitapyorumum Yazardan okuduğum ikinci eser olan bu roman; gerilim ve gizemin birleşiminden oluşuyordu. Bu eser sizi bir katilin zihniyle buluşturuyor. Şüphe, paranoya ve gerilim tutkusunu okuyucuya sunuyor. Açıkçası ben tansiyonu çok yüksek bir eser olarak nitellendirmem. Evet kendini okutuyor, bazı noktalarda ters köşeler var. Ama gerilime doydum ya da katille kaçma kovalamaca oynamak bana çok büyük bir keyif verdi diyemem. İlk bölümlerde verilen ipuçlarıyla saplantılı aşığın karakterin etrafında olduğunu düşünüyorsunuz. Ama sonrasında şüphelendiğiniz herkesin aslında o saplantılı aşığın bir kurbanı olduğunu görüyorsunuz. Kitabın sonunda ters köşe olduğumu kabul etmem gerekiyor; çünkü katilin asla o kişi olacağını tahmin etmemiştim. Bu açıdan da yazar okuyucuyu şaşırtıyor. Ama sonunun da tatmin ettiğini söyleyemeyeceğim daha kanlı ve daha vahşet dolu bir son isterdim. Yazarın anlatım dili akıcı eser daha çok diyaloglardan oluşuyor bölümler kısa olduğu için de okunma kolaylığı sağlıyor. Gizem, gerilim ve ipuçları toplamayı seviyorsanız bu esere bakabilirsiniz. Okuyacaklara şimdiden afiyet olsun #alıntı “Öncesinde ne kadar mutlu olduysan, Kaybettiğinde o ölçüde canın yanar. Günün birinde bu mektup eline geçtiğinde sen ve ben büyük acılar çekmiş olacağız ve bu acılar tarifsiz boyutlara ulaşacak. İşte sen o an, gerçek aşkın anlamını ve bu dünyada hiçbir şeyin rastlantı eseri olmadığını kavrayacaksın. “ “Gözlemleyen kişi kontrolü kaybetmez ve kontrolü kaybetmeyen kişi her zaman çok önemli şahsiyetlermiş gibi ortalıkta dolaşan kibirlilerden çok daha üstün insanlar olurlardı.” “Kadının sırtındaki yük adeta devasa bir buz parçasıydı. Papaz bu buzu, kafesin karanlık tarafından hissediyordu.” #konusu Psikiyatr
OyunbazWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20165,8bin okunma
Tanrıların Doğuşu: Theogonia
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 96. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:00
Theogonia okumak beni epey zorladı. Kim kimden geldi, kim kimi yedi derken kayboldum. Anlamak için birçok vlog izlemek durumunda kaldım. Batı medeniyetini anlamak için iki Yunan mitolojik kaynağı kritik önem taşıyor: Homeros'un İlyada'sı ve Theogonia. Müzikten resme, heykelden bilimsel buluşların isimlerine, şirket adlarına kadar hepsi bu mitlerden besleniyor. Batı medeniyetinin kökü Yunan mitolojisi. Olayları anlamamda en çok katkı sağlayan içeriği Emel Kalender hazırlamış(YouTube Kanalı) youtu.be/xCcYmFXQSzc?si=... Kitabı mükemmel bir forma sokmuş aslında; hem resim sanatıyla hem heykellerle içeriği zenginleştirmiş. Theogonia, tanrıların soy ağacını anlatan basit bir masal kitabı değil; evrenin hiçlikten varoluşa, düzensizlikten düzene, vahşetten adalete geçişinin yani Kaos'tan Kozmos'a büyük dönüşümün epik hikâyesidir. Ancak bazı eleştiriler de yapmak lazım: Antik Yunan medeniyetinin dünya çapında Batı medeniyetini şekillendirmesinin asıl nedeni Roma İmparatorluğu'dur. Romalılar bu kültürel zenginliği benimseyip geliştirmeseydi Akdeniz havzası ve dolayısıyla Batı medeniyeti bu kadar etkilenmeyecekti. Hatta Romalılar bu kadar hevesli olmasaydı, Yunan mitolojisi belki de yerel bir medeniyetin mitleri olarak kalacaktı. İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Theogonia - İşler ve GünlerHesiodos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20161,950 okunma
Puan vermedi·140 syf.··
2026 100. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:54
Non politik, siyasetten ve siyasetçilerden iğrenen biri olarak bakıyorum kitaba. Önyargılardan uzak durmaya ve kimden gelirse gelsin zulme karşı birlikte durulması gerektiğine inanan biri olarak kitabı okudum, herhangi bir edebi değer beklemeden yani. Bu yüzden yazarın kimliğinden çok metnin kendisine odaklanmaya çalıştım. Ve söylemem gerekir ki beni en çok şaşırtan şey, öykülerin siyasi olmaktan çok insani olmasıydı. Kitaptaki karakterler gündelik hayatın içinden geliyor ve özellikle kadınların yaşadığı zorluklar sık sık karşımıza çıkıyor. Bazı öyküler, özellikle Seher ki o toprakların acı gerçeği, diğerlerinden daha güçlüydü ama genel olarak samimi ve akıcı bir kitap olduğunu düşünüyorum.
SeherSelahattin Demirtaş · Dipnot Yayınları · 201712,8bin okunma