8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:26
Kısa ve çerez denilen bir kitap. Yazarın ustalığı işte, kısa ve öz bir anlatım. Konusundan bahsedeyim hafiften. Baron diye bi adam var, çapkin, sinsi, lanet herifin teki, insanın ağızını burnunu kırası gelir yani o kadar diyorum. Neyse bu at hırsızı, Kır düğününde bir kadını gözüne kestiriyor. Fakat lakin amma kadın evli, çocuğu da var ama bu ayrıntı bizim at hırsızının hızını kesmiyor. Ne yapsam ne etsem derken çocuğun üzerinden yapıyor sinsi planını. At hırsızı istediğini elde edebilecek mi? Çocuklu kadın ne yapacak? Bu arada çocuk bu plandan nasıl etkilenecek. Kitapta hepsi anlatılıyor merak etmeyin okuyunca öğreneceksiniz Okunur diyorum 10/8
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,4bin okunma
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
ZAFER BAHÇESİ Merhaba arkadaşlar bugün harika bir eserle karşınızdayım. Yayınevinden ilk kez okuma yapıyorum ve daha önce okuma yapmadığıma pişman oldum ya. Neyse bir başlangıç yaptık ve artık devamı gelecek. Özellikle kendinden püsküllü ayraçlı olması muhteşem bir detay. Kitap oldukça akıcı, bazı sayfalarda görsellerin olması ise ayrı bir tat katmış. Hatta ben arada story atacaktım ama kitap o kadar akıcı ve merak duygusuyla ilerliyor ki elimden bırakmadan okudum ve bir baktım son sayfadayım. En sevdiğim yönlerinden biri, sadece bir dönem romanı olmaması; aynı zamanda umut, cesaret, fedakarlık ve yeniden başlamanın da hikayesi olmasıydı. Karakterlerle birlikte üzüldüm, heyecanlandım ve onların yaşadıklarını iliklerime kadar hissettim. Savaşın gölgesinde geçen bu hikaye de hem dönemin atmosferini hem de karakterlerin duygularını çok güzel yansıtmış. Özellikle Emily'nin yaşadığı değişime ve verdiği mücadele beni hikayeye daha da bağladı. Eser boyunca merak duygum hiç azalmadı ve sayfalar su gibi aktı. Eser bizleri 1918 yıllarına götürüyor, savaşın ve yaşam mücadelesinin yaşandığı zamana. Emily 21 yaşında genç ve güzel bir kız. Ailesi üst düzey bir konum da yargıç bir babanın kızı. Savaşta abisini kaybederler bu yüzden ailesi onu korumak adına özgür bırakmazlar. Emily savaştan dolayı çöküşte olan ülkesine gönüllü olarak yardımcı olmak ister. En yakın arkadaşı gibi gönüllü hemşire olmak ister ama kabul görülmez. Nekahethane de yaralı şekilde yatan Avustralya'lı Subay Robbie'le tanışır. İkili birbirlerine karşı birşeyler hissederler. Evlenmek isterler ama Emily'in ailesi karşı çıkar. Emily artık evden ayrılıp sevdiğine daha yakın olabilmek için çalışmak ister. Tarımla, çiftlikle uğraşan Kara Ordusana yazılır ve çalışmaya başlar. Sıradan insanların içinde hiç yapmadığı
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202640 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·128 syf.··
2026 163. kitabı
Yaşar Kemal’in o epik, şiirsel ve Anadolu’nun bağrından kopup gelen o devasa kalemiyle, Ağrı Dağı’nın o dumanlı, heybetli zirvelerinde yankılanan muazzam bir aşk ve başkaldırı destanını büyülenerek okudum. Yazar; kapısına sığınan kır bir at vesilesiyle yolları kesişen Ahmet ile Ahmet Bey’in kızı Gülbahar’ın o saf, sarsılmaz ve efsanevi aşkını anlatırken, güç ile geleneklerin, halkın adaleti ile zalim bir hükümdarın kibrinin arasındaki o amansız çatışmayı muazzam bir halk bilimi zenginliğiyle işlemiş. Doğanın, dağın, kuşların ve insanların sesini tek bir senfoniye dönüştüren, feodal düzenin acımasızlığına karşı sevginin ve dayanışmanın o görkemli direnişini ölümsüzleştiren, Türk edebiyatının o en büyüleyici, en köklü ve zamansız başyapıtlarından biriydi.
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Puan vermedi·40 syf.·
2026 76. kitabı
Serçeye özenip kışın kar görmek için göç etmeyen minik sığırcık, kışı korkuluğun cebinde geçirir ve çiftçinin yazın korkuluğun ceplerine bıraktığı buğday taneleriyle beslenir. Korkuluk ve sığırcık birlikte bazı tehlikeler atlatır ve birbirlerine destek olurlar. Korkuluk sığırcığı kurtlardan saklarken sığırcık da tüm zorluğuna rağmen, dostunun başı üşümesin diye, bir karganın çaldığı şapkasını bulup getirir. Kış bitip göçmen kuşlar dönmeye başladığında ise sığırcık korkuluğun cebinden çıkar, diğer kuşlar gibi özgürce uçar. Daha sonra iki kır çiçeği getirip korkuluğun cebine bırakır ve yeniden özgürlüğe kanat çırpar... Sığırcığın tam da korkuluğun kalp hizasındaki cebinde kalması, korkuluğa bir kalbi varmış gibi hissettirir. Kısa ama duygu yüklü bir hikâye. Dostluk, cesaret, fedakarlık... Pek çok güzel mesajı var. İlk olarak pek çok yabancı dilde basılmış. Daha sonra Türkçe... İlk baskısından bu yana 30 yılı aşmış bir kitap... Genel olarak beğendim, okunabilir, okutulabilir. Her çocuğa hitap etmeyebilir ama. Duygusal çocuklar için daha hoş bir seçenek. Kısa olduğu için kolayca okunur. 6-7 yaştan itibaren uygun. Hatta 4-5 yaşa da okunabilir.
Korkuluğun KalbiYalvaç Ural · Marsık Kitap · 202341 okunma
10/10
·104 syf.··
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 09:15
"Bir gün yeni biçilmiş bir saman tarlasının kenarında eski bir karavan belirdi. Ne elektriği vardı ne de suyu.. Bir hafta sonra önünde iki testere tezgahı arasında kabaca yerleştirilmiş bir tahtadan oluşan bir masa koyulmuştu. Üzerine süslü bir baharatlık, birkaç askeri kamuflaj, matara, sırt çantası ve bir yemek takımı dizilmişti. Ve bir not; "BEDAVA". Birileri, "İhtiyacımdan çok daha fazlasına sahibim, o yüzden seninle paylaşmak istiyorum," diyor. Bu küçük eylemlerin birkaç kilometrelik bir kır yolunda gerçekleşmesi de tesadüf olmasa gerek. Vermek, vermeyi doğurur; armağan dolaşımda kalır. Ve böyle yolların sayısı tahminimizden çok daha fazladır."
Armağan YemişiRobin Wall Kimmerer · Kolektif Kitap · 20261 okunma
Gir içeri, kır dizini, dön önüne kız Sıdıka ...
Puan vermedi·224 syf.··
2026 93. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:18
Sıdıka 'yı bitirdim. Çok güzeldi. Dizisini de zamanında çok severek izlerdim ve dizide karakterlerin neredeyse birebir aktarılmış olduğunu görmek ayrıca hoşuma gitti. Okurken aklımda sürekli Fyodor Dostoyevski 'nin Yeraltından Notlar kitabında geçen şu sözü yankılandı durdu: "Aşırı bilinç bir hastalıktır; gerçek, eksiksiz bilinç ise düpedüz bir hastalıktır." Ah Sıdıka... Senin kadar çok bilmek, her şeyi bu kadar derinden görmek hayatı ne yazık ki kolaylaştırmıyor. Bir de üzerine böyle bir ailede doğmuş olmak... Tam bir lanet. Senin gibi biriyle gercekten tanısmak ve hatta sana sarılmak isterdim Sıdıka. Atilla Atalay nin yarattığı bu karakter başına bir başarı. Hem komik, hem zeki, hem hazır cevap hem de fazlasıyla bilinçli. Normalde bu kadar düşünen karakterler sıkıcı olabilirdi ama Sıdıka tam tersi. En ciddi konuları bile öyle eğlenceli, öyle kendine has bir dille anlatıyor ki bir yandan kahkaha atarken bir yandan da durup düşünüyorsunuz. İşte onu özel yapan da bu sanırım.
Edebiyat
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,041 okunma