Ama bütün mesele, insanın repertuarı dışında kaldığında, yani herhangi bir şey onu, sadece kısa bir süre için bile olsa, her zamanki izinin dışına ittiğinde, kendisini çok rahatsız hissettiği ve olağan rollerinden herhangi birisine geri dönmek için büyük çaba harcadığıdır. Doğrudan doğruya tekrar her şeyin yolunda gittiği, rahatsızlık duygusunun ve gerilimin kaybolduğu her zamanki rotasına döner.
Durum hayat içerisinde böyledir; fakat çalışma içerisinde kişinin kendini gözleyebilmesi için bu sıkıntı ve gerilimle, rahatsızlık ve acizlik duygusuyla uzlaşması gerekir. İnsan sadece bu rahatsızlığı yaşayarak kendisini gerçekten gözleyebilir. Ve bunun neden böyle olduğu açıktır. İnsan, bu olağan rollerinden herhangi birisini oynamadığı zaman, repertuarında uygun bir rol bulamadığı zaman kendisini çıplak hisseder. Üşür, utanır ve herkesten kaçmak ister.
Fakat burada bir soru doğar: O, ne istemektedir? Sakin bir hayatı mı, yoksa kendi üzerinde çalışmayı mı? Şayet sakin bir hayat istiyorsa, o, her şeyden önce kesinlikle repertuarının dışına çıkmamalıdır. Olağan rolleri oynayarak kendisini rahat ve huzur içinde hisseder.
asıl iyilik tanımadıklarımıza yaptığımız iyiliktir; Halbuki biz bütün hüsnüniyetimizi dostlarımıza saklayıp bunların dışında kalanları bir çırpıda ve kısa bir hükümle fena addediyoruz.
"Her insanın olağan şartlarda oynadığı belirli bir rol repertuarı olduğunu anlamalısınız." dedi G.
"Bu münasebetle insan, hayatta alışılagelmiş olarak kendisini içinde bulduğu her türlü şart için bir role sahiptir; ama onu biraz farklı şartlar içerisine koyarsanız, uygun bir rol bulamaz ve kısa bir zaman için kendisini ortaya koyar. Bir insanın oynadığı rollerin incelenmesi, kendini bilmenin çok gerekli bir kısmını oluşturur. Her insanın repertuarı çok sınırlıdır. Bir veya ikisi ailesi için, bir veya ikisi bürosu için (biri astları ve diğeri üstleri için), biri bir lokantadaki arkadaşları için ve belki de biri, yüce fikirlerle ilgilenen ve entelektüel konuşmalardan hoşlanan kişiler içindir. Bu nedenle insan, farklı zamanlarda, bunlardan biriyle tamamen eş koşar ve kendisini ondan ayıramaz. Rolleri görmek, sahip olunan repertuarı bilmek, bilhassa bu repertuarın sınırlılığını bilmek, çok şey bilmektir."