"Şunu sakın unutmayın: Allah nezdinde kulları için zafer olan şeyler, insanoğlunun kısa yoldan elde ettiği üstünlükler değildir. Nihayetinde bu kısa süreli üstünlükler insanı uzun vadede her zaman mutlu etmez. Asıl mutluluk kalıcı ve zayiatsız olandır."
Geleceğe güvenilmez. Gerçek olan an şimdidir. Ve bu gerçeği gitgide daha yoğun bir şekilde soğuran şey düzyazı dan çok şiir olacaktır. Düzyazı şiirden daha çok güven verir, ama şiir kanayan yaraya seslenir.
Duygular, bireyin içsel ve dışsal uyarıcılara verdiği bilişsel, fizyolojik ve davranışsal bileşenleri olan kısa süreli ve yoğun deneyimlerdir. Evrimsel olarak hayatta kalmayı desteklemek amacıyla gelişmiş temel yönelim sağlayıcı psikobiyolojik tepkilerdir. Duygular sandığımız kadar düşman ya da başımıza bela değildir. Tam tersine, onlar olmasa yönümüzü bulamazdık. Korku bizi korur, öfke sınırlarımızı hatırlatır, üzüntü kaybımıza eşlik eder, sevinç bağlarımızı güçlendirir. Yani aslında her duygu kendi içinde bir rehberlik sistemi taşır. Ancak modern çağın hızlı temposunda biz duygulara kulak vermek yerine onları bastırmaya veya hemen düzeltmeye çalışıyoruz.
Yarın ne getirecek bilmiyorum ama her şeyi doğru yapmış değil, “Yaşadım,” diyebilecek biri olarak ölmek istiyorum. Hayat hata yapmaktan korkmak için çok kısa.