10/10
·105 syf.··
2024 168. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2024 05:57
Felsefe bölümü okuyan öğrencilere yazılmış bir kitap ama diğer tüm felsefe tarzı kitap seven kişiler ve felsefe ile ilgilenenler de okuyabilir. Hatta içinde verdiği okuma tavsiyesinden yola çıkarsak birçok okur içinde faydalı. Felsefe öğrenmenin 4 yolu var demiş. Bunlar: • Aktif metin okuma • Aktif dinleme • Aktif tartışma • Aktif yazma Özellikle okuma bölümü tüm okurlara (belki kurgusal kitaplar vb dışında) tavsiye niteliğinde. Okuyun.
Felsefe Okuma RehberiNigel Warburton · Alfa Yayıncılık · 20161,156 okunma
Puan vermedi·228 syf.··
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:10
Kitabın giriş bölümü beni epey heyecanlandırmıştı. Zira İslami hükümlerin arkasındaki hikmetlerin bilinip bilinemeyeceği, buna göre hükümlerin yorumlanıp değiştirilmelerinin imkanı üzerine yapılan tartışmalarla alakalı akademik bir eser okuyacağımı düşünmüştüm. Kitabı alırkenki hedefim de buydu. Lakin kitap akademik olmaktan ziyade bir düşünce/deneme kitabı gibiydi. Kötü bir kitaptı, tavsiye etmiyorum demiyorum ama beklentilerimi karşılamadı. İlahiyat alanında ileri düzey bir okuma/araştırma yapmak için değil de sadece bu konulara meraklı kişiler için okunabilir bir kitap gibi geldi bana.
İslam'da Emir ve Yasakların HikmetiSüleyman Uludağ · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 202131 okunma
Reklam
Kedilerin bu kadar değerli olduğunu bilen kişiler için...
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Makoto Shinkai ve Naruki Nagakawa’nın kaleme aldığı Kadın ve Kedi, büyük şehrin kalabalığı ve koşturmacası içinde derin bir yalnızlık yaşayan, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışırken yıpranan dört farklı kadının hikayesini anlatıyor.. Kitabın en büyüleyici yanı, bu hikayelerin sadece kadınların değil, yollarının kesiştiği ve kendilerine arkadaş olan kedilerin de bakış açısıyla, onların iç sesinden aktarılması olmuş. ​İş hayatının zorlukları, kırılmış hayaller ve yalnızlıkla boğuşan bu kadınlar, sokaktan kurtarıp eve aldıkları kedilerle sessiz ve derin bir bağ kuruyorlar. İnsanlar o kedileri sokaktan kurtardıklarını düşünürken, aslında kediler de karşılıksız sevgileri ve huzurlu halleriyle bu kadınların yaralı ruhlarını iyileştiriyor ve onları hayata yeniden bağlıyor. ​Hikayeler, modern dünyada kaybolmuş hisseden insanların kendilerini bulma çabasını ve bir canlının sevgisinin insanı nasıl dönüştürebileceğini anlatan, sıcacık ve umut dolu bir dostluk hikayesi gibi. İçten ve samimi çok beğendim.
Kadın ve KediMakoto Shinkai · Athica Yayınları · 2025393 okunma
10/10
·224 syf.··
2026 22. kitabı
“1903 senesi sonbaharında ve yağmurlu bir gecede Aydın’ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak köyünü eşkıyalar bastılar ve bir karı kocayı öldürdüler.” İşte Sabahattin Ali’nin kaleminden Kuyucaklı Yusuf eserinin ilk cümlesi… Daha ilk satırdan insanı içine çeken, sarsıcı bir başlangıç. İlk cümlesinde ölümle açılan bir romanın içinde daha neler yaşanacağını siz düşünün… Kitabı bitirdiğimde, yazarın bunca olayı sadece 224 sayfaya nasıl sığdırabildiğine gerçekten çok şaşırdım. Her sayfasını ayrı bir merak ve heyecanla okudum. Oldukça akıcı bir dile sahipti; özellikle betimlemeler sayesinde olaylar, kişiler ve mekânlar gözümde bir bir canlandı. Hiçbir yere tam olarak ait olamamış, sessizliğiyle konuşan Yusuf’un hikâyesi beni derinden etkiledi. Annesi ve babasının ölümüne şahit olan, buna rağmen dimdik durmaya çalışan bir çocuk… Kaymakam Salih Bey tarafından evlatlık alınmasıyla birlikte Yusuf’un hayatı bambaşka bir yöne evriliyor. Bundan sonrasında ise o evde gelişen olaylara, ilişkilerin kırılganlığına ve dönemin toplumsal düzenine şahit oluyoruz. Sabahattin Ali, bir yandan Yusuf’un iç dünyasını anlatırken bir yandan da toplumdaki çürümeyi, adaletsizliği ve güç dengelerini gözler önüne seriyor. Ne yazık ki çoğu zaman haklı olanın ya da ezilenin değil, parası ve gücü olanın söz sahibi olduğu bir düzenle karşılaşıyoruz. Kitapla ilgili konuşmak, tartışmak istediğim o kadar çok şey var ki… Ama spoiler vermemek için bu duyguma hâkim olmaya çalışıyorum. Mayıs ayında böylesine güzel bir eseri okuduğum için hem çok mutluyum hem de kitabın boğazımda düğümlenen o hüzünlü etkisini hâlâ taşıyorum. Benim gibi okumakta geç kaldıysanız, daha fazla beklemeyin derim. Siz Kuyucaklı Yusuf’u okudunuz mu? Yusuf’un sessizliği sizde nasıl bir iz bıraktı?
1000Kitap
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,4bin okunma
Küçük Bir Merakın Ardından Getirdiği Büyük Olaylar
9/10
·193 syf.··
2026 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:27
Küçük bir soru işareti büyük olayları aralayan anahtar olabilir mi? Ahmet Mithat Efendi'nin Dürdane Hanım isimli eseri Ulviye Hanım'ın komşusu Dürdane Hanım'ın hayatında birisi olup olmadığını araştırmasını ve bu eksende gelişen olayları merkezine almakta. Olay kurgusunu en başta çok garipsedim çünkü sanki olayın ortasından başlanmış gibiydi. Ama sonradan anladım ki her bölüm bütünün tabiri caizse puzzleın bir parçası gibiydi. Ve bölümlerde ele alınan kişi, diğer kişiler ve olayın geçtiği zaman/yer gibi ilgili bilgiler çok güzel detaylıca sunulmuştu. Bir puzzleı parça parça yapmaya benzettiğim bu kurguyu çok beğendim. Minik bir parantez; eserin sonunda biraz üzüntü hissettim. Eseri okurken olayın geçtiği 1880'li yıllar İstanbul'unu o dönemlerde yaşamışım gibi deneyimledim. Özellikle Beyoğlu’nun daha modernist/batıcı bir yer oluşu, bir yandan devam eden saray/yalı terbiyesi, gayrimeşru çocuğa karşı tutum gibi kısımlarda dönemi ve o dönemdeki batılılaşma-gelenekçilik çatışmasını adeta yaşadım. Yazarın betimlemelerini çok başarılı buldum. Ulviye Hanım'ın kılık değiştirerek bazı yerlerde, bazı davranış/aksiyonlarda bulunması o dönemde de kadınların toplumsal baskı, norm vs maruz kaldığını ve kadınların o dönemde de temel haklarında sorun yaşadıklarını göstermekte. Ulviye Hanım'ın Dürdane Hanım'ın intikamını kendi meselesi bilmesi ise kadın dayanışmasına hoş bir göz kırpma olmuş diyebilirim. Bununla birlikte bir aşık çift ve meraklı komşu başlangıçlı bir kurmacanın bu denli detaylı, sürükleyici bir noktaya evrileceğini tahmin etmezdim. Bu konuda da yazarı takdir ettim. Mesela Acem Ali'nin Ulviye Hanım olduğunu bir noktaya kadar yazar çok güzel gizlemişti. Eser sürükleyici olmakla birlikte bu sürükleyiciliği çok güzel muhafaza etmekte. Romandaki karakter sayısı
1000Kitap
Dürdane HanımAhmet Mithat Efendi · Karbon Kitaplar · 20192,886 okunma
9/10
·576 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 23:14
•Bazı kitaplar vardır, daha ilk sayfalardan itibaren seni kendi atmosferinin içine çeker ve bir süre sonra sadece okumaz, yaşamaya başlarsın… Köprü Kralı benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sayfaları çevirdikçe gerçek dünyadan uzaklaşıp tamamen o karmaşık, yoğun ve duyguların sürekli birbirine karıştığı atmosferin içinde buldum kendimi. Bir noktadan sonra kitabı okumuyordum resmen kitabın içinde yaşıyordum. •Son zamanlarda içine en çok kapıldığım kitaplardan biri olmasının yanında, bu kitap aynı zamanda M. Akyüz’ün kalemiyle tanıştığım ilk kitaptı. Ve dürüst olmak gerekirse böyle etkilenmeyi hiç beklemiyordum. Yazarın anlatımı o kadar akıcıydı ki sayfalar su gibi aktı. Ama sadece akıcılığı değil, karakterlerin hislerini okuyucuya geçirme şekli de aşırı güçlüydü. Bazı sahnelerde gerildim, bazı sahnelerde duygusal olarak tamamen çöktüm, bazı yerlerde ise karakterlerin yaşadığı karmaşayı birebir hissettim. •Pars Tuna gerçekten unutulacak bir karakter değil. Dışarıdan bakıldığında sert, mesafeli ve herkesin korkup geri çekileceği biri gibi duruyor ama satırlar ilerledikçe onun içindeki kırılmış tarafları görmek beni ona daha da bağladı. Özellikle sevdiği insanlara karşı gösterdiği korumacı tavır, her şeyi kendi içinde yaşamaya çalışması ve duygularını bastırma şekli karakteri çok gerçek hissettirdi bana. Onu okurken bazen aşırı sinirlendim, bazen “neden böylesin?” diye söylendim ama aynı zamanda hissettiği ve hissettirdiği şeyleri de görmezden gelemedim, napalım seviyoruz‍. •Miray ise hikâyenin duygusal tarafını inanılmaz güzel taşıyordu. Güçlü durmaya çalışırken içten içe yıpranan kadın karakterleri okumayı zaten çok seviyorum ama Miray’ın yaşadığı duygular bana gerçekten geçti. Özellikle bazı sahnelerde hissettiği çaresizlik, kırgınlık ve buna rağmen dimdik
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202657 okunma
Reklam
Reklam