Kasaba iç sıkıcıdır; pamuklu dokuma fabrikasından, işçilerin oturduğu iki odalı evlerden, birkaç şeftali ağacından, pencereleri iki renkli bir kiliseden, yüz metre uzunluğunda berbat bir anayoldan başka pek bir şey yoktur. Cumartesi günleri çevredeki çiftliklerden ortakçılar günübirliğine çene çalmaya, alışveriş yapmaya gelirler. Bunun dışında kasaba yapayalnız, küskün, dünyadaki her yerden uzak, yabancı bir yer gibidir. En yakın tren istasyonu Society City'dir; Greyhound ve White Otobüs İşletmeleri'nin otobüsleri de beş kilometre uzaktaki Forks Falls Yolu'ndan geçer. Burada kışlar kısa, sert, yazlar ışıktan bembeyaz, sıcaktan alev alevdir...
Sayfa 1 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 9.Basım, Ağustos 2024·Kitabı okuyor
KARNE
Ben mektepliyken de çok silgi tüketirdim
Şıklardan en çok “hepsi”ni severdim
Doğrular boğardı beni
Hep yanlış yapmam bu yüzden belki
Tek doğrum gözlerimdi onu da dört yanlış götürdü
Geceler bilir geçirdiğim cinnetleri
Beni ağlatacak kadar bir acın varsa
Gel demiştim birilerine
Gelişleri kalabalık oldu hep, bozgunuma milattır
Gözler bilir aktığım şehirleri
O günden beri matematiğim zayıf
Dört işlemden birine çarpılırım hep
Adım bölücüye çıktı bir zamanlar, tutanaklara geçti
Dikenler erittim bedenimde toplamdan bir gül çıkaramadım
Mizan bilir azaldığım demleri
Kirliydi sayfaları tarihi sevmedim hiç
Her savaşta yenilen bendim belki
Hiç teslim olmadım ama
Hiç merak etmedim Babil’in Asma Bahçeleri’ni
Yine de sevdim her ihtilali
Kan bilir aktığım nehirleri
Psikolojide panik atak bir öğrenci oldum hep
Nerde bir çift karagöz görsem hala öyleyim
Kimse bilmez öldüğüm esmerleri
“Burada kışlar öyle soğuk olur ki, insanın kahkahası boğazında donar ve boğarak öldürür adamı, der eskiler. Belki bu yüzden biz Starklar çok eğlenceli bir soy değiliz,” dedi Ned hemen.