Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
Kitapların popülerliği beklentiyi her zaman arttıran bir etken olmuştur. Bunun sonucunda ise hayal kırıklıkları kaçınılmazdır.
Martin Eden... Kötü bir kitap mı, asla. Fakat o kadar çok övüldüğünü, o kadar çok beğenildiğini gördüm ki ister istemez beklentim de o derece yükseldi. Kitabın başlangıcı da çok iyiydi, fakat sonrasında kitap bir türlü yolunu bulamadı. Bence çok övülen sınıf çatışması da derinlemesine işlenmiş değildi. Karakter gelişimleri de aynı derinlikte ilerlemedi. Martin Eden'i ayrıcalıklı kılan şeyi bir türlü kavrayamadım. Çok zeki olduğu sürekli vurgulanan karakterin zekasını net bir şekilde göremedik. Şüphesiz romanın yıldızı Brissenden.. Romana bir hava kattı, beklentimi yükseltti. Fakat o da bekleneni veremedi. Huzur romanının kötü karakteri Suat'ı anımsattı bana.
Martin Eden karakter olarak Mümtaz ve Selim Işık'ın yanından geçemez. Varoluşsal sancıları tam yansıtılamamış. Aşkı tam seyirciye geçememiş bir roman olarak yer etti bende. Kötü bir kitap değil, gereğinden fazla övülmüş bir eser.