Gülten

Gülten
@kitabm_00
لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۜ Bakara 286. Ayet instagram.com/gultenh_65?igsh... DM atmayınız rica etsem!!
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 00:37
İki yıldır okumayı planladığım bu kitabı sonunda okuma fırsatı buldum. Okumaya büyük bir hevesle başladığım "Bin Muhteşem Güneş" hakkında düşüncelerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Kitap, Afganistan’da geçen ve farklı hayatlara sahip iki kadının, Meryem ve Leyla’nın kesişen hikâyesini anlatıyor. Tek oturuşta uzun sayfalar okutacak kadar sürükleyici, bıraktığınızda ise aklınızdan çıkmayan bir eser. Meryem, evlilik dışı dünyaya gelen bir çocuktur ve küçük yaşlardan itibaren hayatın zorluklarıyla mücadele eder. Babası onu gizlice ziyaret etse de Meryem uzun süre onun babası olduğunu bilmez. Annesinin, toplum baskısına dayanamayarak intihar etmesinin ardından gerçekleri öğrenir. Babasına sığınmak ister ancak babası onu kabul etmez. Bunun üzerine Meryem, kendisinden çok büyük, daha önce evlilikler yapmış olan Raşit ile evlenmek zorunda kalır. Raşit, Meryem’i sürekli küçümseyen ve aşağılayan bir adamdır. Bu sırada Afganistan’da savaş başlar. Henüz 15 yaşında olan Meryem hamile kalır ancak çocuğunu kaybeder ve bir daha çocuk sahibi olamaz. Raşit ise tüm bunların suçunu Meryem’e yükler ve ona karşı daha da sertleşir. Diğer yandan Leyla’nın ailesi de savaşın ortasında kalır. Evleri bombalanır ve Leyla anne-babasını kaybeder. Enkazdan Meryem tarafından kurtarılır ve Raşit’in evine getirilir. Henüz 11 yaşında olan Leyla, çaresizlik içinde Raşit’le evlenmek zorunda kalır. Bu durum Meryem’i derinden yaralasa da zamanla iki kadın birbirlerini anlamaya başlar ve güçlü bir dostluk kurarlar. Leyla’nın çocukları olur ve Meryem bu çocuklara kendi evladı gibi bakar. Hikâye boyunca fedakârlık yapan hep Meryem’dir; ancak ne yazık ki hak ettiği değeri göremez. Bu durum beni en çok etkileyen ve düşündüren noktalardan biri oldu. Kitap, bazı coğrafyalarda kadınların hâlâ ne kadar zor şartlar
1000Kitap
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,3bin okunma
Reklam
Birkaç sayfa kaldı bitirmeme ama dayanamayıp yazmak istedim...
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 11:14
Cengiz Aytmatov’un bu kadar güçlü yazabildiğinden habersizdim. Bu eser bu kadar etkileyiciyse diğer eserleri de mutlaka çok güçlüdür diye düşünüyorum. Toprak Ana, tek derdi toprağını sürüp ekin ekmek olan bir annenin dramını anlatır. Olayları kitabın kahramanı Tolgonay’ın ağzından okuruz. Savaş çıkar ve seferberlik ilan edilir. Tolgonay eşini ve üç oğlunu savaşa gönderir; onları umutla beklerken aynı zamanda savaşın getirdiği kıtlıkla mücadele eder. Bu eser, cephede savaşan askerlerin değil; geride kalanların, sevdiklerini sağ salim bekleyenlerin savaşını anlatır. Askere giden babaların ve gençlerin ardından umutla bekleyenlerin iç dünyasını gözler önüne serer. Umut etmek, sonucunun ne olacağını bilsen bile beklemeye devam etmektir. Kitapta umut, bir dayanma gücü ve ayakta kalma sebebi olarak karşımıza çıkar. Savaşın bitmesi de bir umuttur; fakat asıl acı, savaş bittikten sonra sevdiklerinin geri gelmeyeceğini anlamaktır. Savaşın bittiği haberi geldiğinde toplum hem büyük bir üzüntü hem de savaşın sona ermiş olmasının getirdiği bir rahatlama yaşar. Bu çelişkili duygu, insanın dayanma gücünü ve hayatın devam etme zorunluluğunu gösterir.
1000Kitap
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,7bin okunma
Amok Koşucusu iseniz umudunuzu yitirmeye hazır olun..
7/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 23:28
Stefan Zweig'i okumayı "Satranç" eseri ile başlamıştım. Ardından "Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu". Bu eserleri 60-70 sayfalık olmasına rağmen bayağı bir sarsmışlardı beni. Ne zaman kitap siparişi versem mutlaka Stefan Zweig'i de araya sıkıştırırımm..Yani demem o ki bir okumaya başladım daha da bırakamıyorum, bırakmayı da düşünmüyorum.... Geleyim incelemeye: Olay,anlatıcının gözünden bir gemi yolculuğunda gizli bir şekilde yolculuk yapmaya çalışan bir doktorun başından geçen olayı anlatır..Doktor, hasta sıfatıyla gelen bir kadının, muane olmak için peçesini açar. Doktor orada kadından hoşlanır. Ondan sonra gittiği her yerde kadınla karşılaşır veya kadınla karşılaşmak için kadının gittiği yerleri tahmin ederek gider. Kadının da ona kayıtsız kalmayacağını düşünür. Ancak kadın evli ve başka bir adamla birliktedir. Doktor,bir akşam geç saatlerde evinde otururken biran kapı çalınır ve kapıyı çalan kişi sadece onunla gitmesi gerektiğini söyler ve doktor da onu takip eder ve kadının gittiği yeri görür. Kadın kanlar içinde yerde yatıyor. Kliniğe gitmeyi reddeder ve eve götürmelerini ister. Eve götürürler kadını ve orada kadının hamile olduğunu öğrenirler ancak kadının durumu kötü ve bebek de yaşamını yitirmiştir. Kürtaşla alır. Bundan kimsenin haberi olmayacağını sözünü ister doktordan,o da ona söz verir. Sabaha karşı kadın hayatını yitirir. Sabah da kadının klinikteki asıl doktoru gelir. Bilgi almak ister, soruları cevapsız kalır. Cinayetin asıl sebebini kimse bilmiyor.(doktor bile) Nasıl anlatabilirdi ki üstelik söz de vermişti. Doktor her şeyin farkına varmıştı o an; Çocuk bu doktordandı ama kendisinin haberi yoktu. Orada bir antlaşma yaparlar.Kadının kaza sonucu değil de hastalıktan öldüğünü gösteren bir rapor hazırlamasını ister.Karşılığında ise şehri kimseye haber
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,5bin okunma
Puan vermedi·198 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 11:07
Kitap,lirik ve epik tarzında bir roman. Şimdi askerlik görevi için başka bir saraya gitmek için yola çıkan Pyotr Andreviç yolda birçok kişi ile karşılaşır ve onlara iyilikte bulunur. Bu yolda karşılaştığı kişiler sonradan olayın akışında olayları akıcı bir şekilde birbirine bağlar. İşte destansı hikaye tam olarak bu karşılaşma sonucuyla devam eder. Pyotr gittiği sarayda Yüzbaşı Mironov'un kızı marya ile birbirine aşık olurlar. Destan bu ya saraya Pyotr’ın yolda yardımcı olduğu adamlardan biri olan Şvabrin,ordusu ile saraya saldırır ve sarayda bulunan birçok askeri,Yüzbaşı Mironov'u ve eşini öldürür. Pyotr'ı tam öldürecekken onu hatırlar, ona yaptığı yardımdan dolayı canını bağışlar ve onun ordusuna katılmayı teklif eder. Ancak Pyotr bunu redder. Şvabrin,Marya'yı alıkoyar ve onunla evlenmek ister ancak Marya Pyotr'ı sevdiği için teklifi redder. Pyotr Marya'yı kurtarmak için yardım talebinde bulunur ve bir ordu ve komutan ile askerlik yaptığı saraya dönmek için yola çıkar. Roman son sayfalara gelene kadar akıcı bir şekilde ilerliyor. Hatta kitabın bitmesine son üç sayfa kala mutlu son olmasını diledim. İlk defa beklediğim oldu ve burada ağlamadım. Ancak Marya 'nın anne ve babasını aynı anda kaybetmesi beni üzdü açıkçası. Olayların ve kişilerin birbirleriyle olan bağlantıları sizi alıp başka diyarlara götürüyor. Zaman ayırıp okumaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.
1000Kitap
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · İletişim Yayınları · 201636,8bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 00:38
İncelemeye nasıl giriş yapacağımı bilemiyorum. Şunu söyleyebilirim ki: kitap hakkında yapılan yorumlar,kitaptan yapılan alıntılar ve dünya geneli çok okunulan bir eser olduğu vesilesi okumama yetti. Lafı fazla uzatmadan konuya geçeyim. Eseri okurken her bölümünde ayrı duygular yaşadım; sinir,öfke,huzur,heyecan, duygusallık,sevgi,nefret... Her türlü duygunun yer aldığı bir eser... Kitap aslında Amerika ve halkının acımasız önyargılarını ele alır. Irkçılığı bâz alan bir eser. Beyazların siyahilere yaptığı ırkçılık. Bu ırkçılık sadece büyüklerde tek yok; çocuklardan-gencine,gencinden-yaşlısına kadar önyargılar barınıyor. Yönetim şekline dahi yansımıştır. Siz eğer bir zenci iseniz mevhum olaylarla karşılaşmanız an meselesi...Eserde bir kız çocuğu olan Scout'un ağzından okuyacağınız bu ayrıma, Scout da ırkçılığa karşıdır. Hatta sayfa 289'da:"'sadece bir tür insan var. Hepsi aynı,' diyen halasına karşı şöyle bir cevap verir:_'Ama tek bir tür insan varsa,neden birbirleriyle anlaşamıyorlar? Hepsi aynıysa,neden birbirlerinden ölesiye nefret ediyorlar? merhamet,şefkat dolu gözünden, düşündürücü ve dramatik cümlelerine şahit oluyoruz. Bütün yetişkinlerin yaptıkları yanlışların farkında olmalarına rağmen yaptığı yanlışları Scout yüzlerine vuruyor. 12 yaşında olan bir kız çocuğunun kurduğu cümleleri okuyunuz lütfen. Umulur ki ırkçılık bir gün son bulur,umulur ki herkese yaratıldığı gigi eşit haklar sağlanır,umulur ki çocuk yetiştiren ebevynler çocuklarına ırkçılığı aşılamasın... Kitabın ismi "Avukat Atticus'un çocuklarına; bülbülleri öldürmemeleri gerektiğini onların bizlere zarar vermediklerinin, insanların bahçelerini didiklemediklerini, mısır ambarlarına yuva yapmadıklarının, görevlerinin sadece bizi keyiflendirmek olduğunu kalplerini açıp bize şarkı söylemekten başka hiçbir
1000k
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,6bin okunma
Reklam