Kitap öyle boş vakitte okunacak bir şey değil. Kitap kendi zatında kıymetli bir şey. Onunla vakit geçirdiğinizde o, boş vaktin doldurulması olmaz. Vakte kıymet ve değer katan bir şey olur .
Aşk dediğin hırçın bir deniz
gibi çarpar yüreğin bordasına
ve yasak bir kitabı okumanın
sevincine benzer biraz
ki onun her sayfasında
bulunur bir ömrün karşılığı
İnsanda gazap, kibir, gösteriş, makam sevgisi, kendini üstün görmek gibi sıfatlar hakim olduğu zaman, insan bunlardan kurtulmaya güç yetiremez. Bu huylardan birini temizlemek büyük bir gayret ve mücadele isterken, insan hepsiyle nasıl baş edebilir?
(...) Sahabileri takip eden “tâbiler” kolundan Ebu Esved, bir gün Hazret-i Ali’nin saadet huzurlarına girdiklerinde onu düşünceli bir hâlde buluyor ve sebebini sorduklarında şu cevabı alıyor:“Arapça bozuluyor ve kelimelerin telâffuzları değişiyor. Lisânımızı korumak için bir kitap yazmayı düşünüyorum!..”“Bu lütfunuzla hem bizi ihya, hem de Arapçayı bozulmaktan kurtarmış olursunuz!..”
Üç gün sonra tekrar yanlarına uğradığı zaman, Hazret-i Ali ona sarf ve nahvin esasına dair bir kağıt veriyor ve buyuruyor:
“Yâ Ebu Esved sen de incele ve hatırına bir şey gelirse ekle!..”
DİL VE ANLAYIŞ -Dil ve Diyalektik”-I-, DİL HASSASİYETİ, 7 Ocak 2012, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor