Палата № 6

Anton Çehov

Puan

8.110 üzerinden
24bin kişi
Altıncı Koğuş-Kitap İncelemesi
9/10
·68 syf.··
2021 17. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2021 20:45
Anton Çehov, Rus edebiyatının yapıtaşlarından olmakla beraber modern öykünün de ustaları arasında sayılmaktadır. Puşkin ödülünü de kazanmış olan yazar Altıncı Koğuş, Alacakaranlıkta gibi güzel öyküler yazmış, aynı zamanda da bir çok tiyatro oyununun sahnelenmesine vesile olmuştur. Altıncı Koğuşta ise kendisini kasaba da oldukça yalnız hisseden doktor ve üniversite eğitimi almış, donanımlı fakat deliler hastanesine kapatılan bir delinin(!) felsefik tartışmaları üzerine güzel söylemlerde bulunulmuştur. Peki ya gerçekten sadece korkuları olan birinin deli diye yaftalanması ne kadar adaletli? Deli diye nitelendirilen arkadaşımız(İvan Dmitriç) doktora çektiği acılardan bahsederken, doktor ona öğüt vermeye çalışmış, acı üzerine okuduğu kitaplardan, duyduğu fikirlerden bahsetmiştir. Zweig'ın da dediği gibi ''Söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz." İvan Dmitriç ise olayı çok güzel özetlemiştir. Doktoru acıyla, gerçeklikle tanışıklığının sadece teoriden ibaret olduğunu belirtmiştir. '' Acıyı küçümsersiniz, ama parmağınızı kapıya sıkıştırdığınız vakit en yüksek perdeden inlersiniz! Maalesef bireysel olarak toplumsal olarak da düşündüğümüz vakit bizden olmayanı kabullenemiyoruz, görmek istemiyoruz. Biz belki de yanlışı en baştan yapıyoruz. Çocukken bile öyle gördüğümüz için birçoğumuz deli gördük mü taşladık, alay ettik. İnsan kapalı sistem gibidir, görünüşte değişir gibi görünürüz ama kolay kolay değişmeyiz. Burada sayfalarca inceleme yapabilirim, ama okuyan iki kişi bile olsa çok sıkmamak için kısa tutmaya çalışıyorum. Özellikle delilik konusunu biraz irdelemek, üstüne gitmek kanısındayım. Bizimle aynı düşünceyi paylaşmayan, aynı yolda yürümeyen, aykırı davranışta bulunanı deli olarak değil; kabulleneceğimiz, seçimlerine ve
1000Kitap
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma
Bol Mesajlı Kitap
8/10
·68 syf.··
2022 79. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2022 11:34
Anton Çehov , diyince sanırım aklımıza ilk kısa öykü gelir. Bu konuda zirvede olduğunu söyleyebiliriz belki. Altıncı Koğuş kitabındaki ana karakterler bir doktor idi bildiğiniz üzere. Çehov, kendisi de doktor olup, doktorluğa eşim, edebiyata ise metresim demiştir. Edebiyatçılığı ilgili şu ifadeleri dile getirmiştir: " Bizim amacımız soru sormak ve sorulara cevaplar bulmak, okuyucalara verdiğim zorluklardan dolayı bir özür borcum bu nedenle yok." Baskıcı bir hristiyan ailede büyüyen Anton Çehov, sonraki döneminde ateist olmuştur. İlk okuduğu yazarlar Ivan Turgenyev , İvan Gonçarov , Miguel de Cervantes , Arthur Schopenhauer dır. Babası battığı için ülkeyi terk ederek kaçmış, ailede baba pozisyonunu kendisi üstlenmiştir. İlk eserleri sırf bu nedenle yazmıştır. Lev Tolstoy ve Maksim Gorki ile ise yakın bi arkadaştır. Altıncı Koğuş kitabına, uzun öykü demek bence roman demeye göre daha mantıklı. Tam bir roman gibi değil bence. Kitabın orjinal ismi ile çeviri ismi aynı : Палата № 6. Kitap, metin sansürcüleri tarafından ciddi anlamda sansüre maruz kalmıştır. Orjinal metin çok daha uzundur. Bir taşra bölgesindeki akıl hastanesindeki doktor ve onun etrafında bulunan 5 akıl hastası konu alınır. Doktor, entellektüel muhabbeti çok seven birisidir. En sonunda bu zaafiyetini bi akıl hastası tatmin eder. Doktor, kötülükleri, akıl hastanesindeki eksiklikleri görmezden gelen bir kişidir. Hasta ise, adaletten umudunu asla kesmeyen bir kişidir.Hasta, bir şekilde doktoru değiştirebilmeyi başarır. Tabi doktorun umursamaz tavırlarını değiştiren bu durumu, dış gözler olumlu karşılamaz ve doktoru deli olarak görmeye başlarlar. Konu kısaca bunun etrafında şekillenir. Aslında kitabın özeti kitapta geçen şu cümlede gizli. - Acıyı küçümsersiniz, ama parmağınızı kapıya sıkıştırdığınız vakit en yüksek perdeden inlersiniz! Diğer çıkarılacak mesaj da şu olabilir :
Edebiyat
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sorgula MA !!!
10/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2024 22:56
Altıncı Koğuş akıl hastanesinde bir numara siz kitabı okuduktan sonra sizin için numara olmaktan çıkacak sizin için sembol olacak . Bir doktor ve hastası üzerinden hayatı sorgulamaları,hayatlarındaki anlamı etraflarındaki insanların garip ve tuhaf davranışları… “Namuslu değilim ama ben tek başıma bir hiçim, kaçınılmaz olan sosyal kötülüğün küçük bir parçasıyım sadece” Altıncı Koğuş Yazar burada ne güzel söylüyor küçücük suçlarımızı. Artık her birimiz o sosyal bir kötülüğün parçasıyız SADECE!!! Koğuşa girmemek için direnenlere… Delilik ve normal olma hali arasındaki o pamuk ipliğine bağlı, ince çizgiyi hissedeceksiniz. Peki ya toplum farklı olanları nasıl ötekileştirir? Göreceksiniz. Toplum sorgulama yapmayı, yapanı cezalandırma üzerine kurulu peki siz napıyorsunuz??? Az sayfa ile çok derin hikaye anlatan kitaplar vardır işte bu kitap o kitap…
Edebiyat
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2025 183. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 00:44
“Altıncı Koğuş”u okurken beni en çok etkileyen şey, aklın ne kadar göreceli olduğunu hissettirmesiydi. Doktorun düşünceleri mantıklı, derin ve sorgulayıcıdır; ama toplum bu sorgulamayı tehlikeli bulduğu anda onu “deli” ilan eder. Burada Çehov sanki şunu söylüyor: “Delilik, çoğunluğun hoşuna gitmeyen düşüncelere sahip olmaktır.” Bu bana günümüzde bile çok tanıdık geliyor — farklı düşünen biri, çoğu zaman hemen dışlanıyor ya da susturuluyor. ⸻ Toplumun Vicdansızlığı Hastanedeki koşullar, insanların umursamazlığı, görevlilerin zalimliği… Tüm bunlar sadece o dönemin Rusya’sına değil, genel olarak insan doğasının ilgisizliğine bir eleştiri gibi. Çehov tıp eğitimi aldığı için hastane sahnelerindeki soğuk gerçeklik çok etkileyici. Ama asıl vurucu olan şu: Doktor hastaların acısını anlamaya başladığında artık “onlardan biri” sayılıyor. Sanki merhamet bile “hastalık” olmuş. ⸻ İronik Dönüşüm Doktorun sonunda kendisinin de Altıncı Koğuş’a kapatılması, bana trajikomik bir ironi gibi geliyor. En başta delileri gözlemleyen bir adamın, sonunda aynı yerde “aklı başında” olarak tutsak edilmesi — insanı hem hüzünlendiriyor hem de düşündürüyor. Bu bölüm bana hep şu duyguyu veriyor: Gerçekten düşünen insan, toplumun gözünde er ya da geç delirmeye mahkûmdur. ⸻ Kişisel Etkisi
Alıntı
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma
Rutubetli Koğuşta Kendi Ruhumla Karşılaştım
7/10
·68 syf.·
2024 135. kitabı
Bu kısa romanı (ya da uzun öyküyü) okuduğumda, kelimelerin içime işlediğini hissettim. Sanki bir kitap değil, bir yara açtı bende. Hikaye boyunca kasabanın gri havası, hastanenin soğuk taş duvarları, rutubetin ağır kokusu adeta üzerime çöktü. Her sayfada biraz daha içim sıkıştı. Çehov’un dili sakin, ama o sakinliğin içinde öyle bir acı var ki, sayfaları çevirdikçe kalbime ağırlık bastı. Doktor Andrey Yefimıç’a derin bir yakınlık hissettim. Onun yalnızlığı, hayata dışarıdan bakışı, içten içe duyduğu yorgunluk... Sanki dünyadan vazgeçmiş ama tam anlamıyla da kopamamış bir insan. Onu okurken içimde bir hüzün yükseldi; “Keşke biri onu anlasaydı” dedim defalarca. Gromov ise başka türlü bir acıydı. O deli denilen ama aslında hakikati haykıran adam, bana çok tanıdık geldi. Belki de hepimizin içinde küçük bir Gromov var: İsyan eden, haykırmak isteyen ama susturulan tarafımız. İki karakterin sohbetlerini okurken boğazım düğümlendi. Çünkü orada yalnızca iki insanın değil, iki dünya görüşünün çarpışmasını gördüm: Kabulleniş ve isyan. Ve içimden sürekli “Hangisi doğru?” diye sordum. Kitabın sonunda hissettiğim şey hüzünden çok daha fazlasıydı. İçimde bir öfke vardı. Olan bitenin haksızlığı, doktorun sessizce ezilişi, toplumun kayıtsızlığı beni derinden yaraladı. Çehov, bana yalnızca bir hikâye anlatmadı; beni de o kasabanın bir sakini yaptı, o koğuşun kapısının önüne bıraktı. Altıncı Koğuş bana şunu fısıldadı: Akıl ile delilik arasında düşündüğümüzden çok daha ince bir çizgi var. Belki de asıl delilik, haksızlığa alışmak, ses çıkarmamak, herkes gibi başını çevirip geçmek. Bu kitap, okuduktan sonra sustuğum, içimde bir şeylerin yer değiştirdiği nadir eserlerden biri oldu. Ve kişisel olarak şunu söylemeliyim: Bu kitabı bitirdikten sonra uzun bir süre hiçbir şeye başlayamadım.
1000Kitap
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma